Eleştirilen fotoğraf üzerine

00:001/10/1999, Cuma
G: 10/09/2019, Salı
Mehmet Şeker

Millet işi gücü bırakmış, o fotoğrafı konuşuyor. Ecevit-Clinton görüşmesi sırasında AA muhabiri Mustafa Abadan''ın çektiği fotoğrafı.Clinton koltuğun kenarına ilişmiş, ellerini birleştirmiş; Ecevit de karşısında ayakta duruyor.Bu görüntüyü ciddiyetsiz bulanlar, şık karşılamayanlar olduğu gibi, büyütülecek bir tarafı yok diye düşünenler de var.Hangileri haklı diye bana sorarsanız, iki grubu da haklı bulduğumu söyleyebilirim.Birisi hesap soran patron, diğeri de hesap veren biri gibi göründüğü için

Millet işi gücü bırakmış, o fotoğrafı konuşuyor. Ecevit-Clinton görüşmesi sırasında AA muhabiri Mustafa Abadan''ın çektiği fotoğrafı.

Clinton koltuğun kenarına ilişmiş, ellerini birleştirmiş; Ecevit de karşısında ayakta duruyor.

Bu görüntüyü ciddiyetsiz bulanlar, şık karşılamayanlar olduğu gibi, büyütülecek bir tarafı yok diye düşünenler de var.

Hangileri haklı diye bana sorarsanız, iki grubu da haklı bulduğumu söyleyebilirim.

Birisi hesap soran patron, diğeri de hesap veren biri gibi göründüğü için eleştirenler haklıdır. Ama eleştirilmesini doğru bulmayan ve küçültücü bir yanı olmadığını söyleyenleri haklı çıkartacak daha çok sebep var.

Herşeyden önce o pozisyona dikkatli bakarsak, şunu görürüz: Ecevit''in ilişeceği bir koltuk yok Oval Ofis''in o kısmında. Ne yapsın adam, Clinton rahat davrandı, ben de şuraya çökeyim deyip halının üstüne bağdaş kuracak değil ya!..

Elini cebine sokabilirdi belki, rahat görünmek için.

Yaşından dolayı ağır hareket ettiğinden, fotoğrafın çekildiği o kısa an içinde elini cebine sokamamıştır belki.

Kesin hasta

Bir başka önemli nokta, Ecevit''in hasta olup olmadığı... Bununla birlikte, eğer hastaysa, kamuoyunun hastalıkla ilgili bilgilendirilmesinin gerekip gerekmediği...

Başbakan Ecevit, Washington''daki Ulusal Basın Kulübü''nü de ziyaret ederek bir konuşma yaptı ve gazetecilerin sorularını cevapladı. Orada değindiği konular, yaptığı açıklamalar ve üyelik kartını alması falan bir tarafa, bana ilginç gelen hususu sizinle paylaşmak istiyorum.

Basın Kulübü''nde başörtülü bayanlar da vardı...

Onları gördüğünde Ecevit''in hiddetlenerek Meclis''in açılışında Merve Kavakçı''ya gösterdiği türden bir tepkide bulunmaması, "Dışarı!.. Dışarı!.." diye tempolu bir şekilde protestoya kalkışmaması son derece ilginçti.

Başörtülü basın mensupları karşısında sesini çıkarmadan açıklamasını yapması, hasta olduğunun yeterli bir kanıtıdır. Bence kesin hasta!

Eğer değilse, ABD''nin laik bir ülke olduğunu farketmiş demektir. Ve laikliğin gerçekte ne demek olduğunu!..

Ecevit''in TSE merakı

- Clinton, Ecevit''e neden T. S. Elliot''ın kitabını hediye etti biliyor musunuz?

- Ecevit, Elliot''ın şiirlerini sever de ondan...

- Hayır.

- Bir zamanlar onun kitabını çevirdiği için...

- O da değil...

- Ya niçin?

- Clinton, Ecevit''in TSE damgalı mallara merakı olduğunu bildiği için.

Fatih Sultan Mehmet Han Ahidnâmesi

Kültür Bakanı İstemihan Talay imzalı bir mektup ve beraberinde "Fatih Sultan Mehmet Han Ahidnâmesi" geldi. Heyecan verici... "Orijinali Bosna-Hersek''in Fojnica Şehri Katolik Manastırı''nda yer alan bu ferman, tarihteki ilk "İnsan Hakları Belgesi" olması ve tarihimizden gelen devlet anlayışımızı çok açık şekilde ortaya koyması açısından önemlidir" diyor Bakan mektubunda. Tebrik ve teşekkürlerimizi bildirerek, Ahidnâme''yi buraya alıyoruz.

Murat Han''ın oğlu, Mehmet daimî muzaffer!
28 Mayıs 1463 Mılodraz Dünya Fatihi, haşmetli ve ulu Sultan''ın imzalı ve parlayan mühürlü fermanı aşağıdadır.

Ben Fatih Sultan Han, bütün dünyaya ilân ediyorum ki; kendilerine bu padişah fermanı verilen Bosnalı Fransiskenler himâyem altındadır ve emrediyorum:

Hiç kimse ne bu adı geçen insanları ne de onların kiliselerini rahatsız etmesin ve zarar vermesin. İmparatorluğumda huzur içerisinde yaşasınlar ve bu göçmen durumuna düşen insanlar özgür ve güvenlik içerisinde yaşasınlar. İmparatorluğumdaki tüm memleketlere dönüp korkusuzca kendi manastırlarına yerleşsinler.

Ne padişahlık eşrâfından, ne vezirlerden veya memurlardan, ne hizmetkârlarımdan, ne de imparatorluk vatandaşlarından hiç kimse bu insanların onurunu kırmayacak ve onlara zarar vermeyecektir.

Hiç kimse bu insanların hayatlarına, mallarına ve kiliselerine saldırmasın, hor görmesin veya tehlikeye atmasın. Hatta bu insanlar başka ülkelerden devletime birisini getirirse onlar da aynı haklara sahiptir.

Bu padişah fermanını ilân ederek burada, yerlerin, göklerin yaratıcısı ve efendisi Allah, Allah''ın elçisi aziz peygamberimiz Muhammed ve 124 bin peygamber ile kuşandığım kılıç adına yemin ediyorum ki; emrime uyarak bana sadık kaldıkları sürece tebaamdan hiç kimse bu fermanda yazılanların aksini yapmayacaktır.

Başka dinden, ırktan olanlara özgürlük ve hoşgörü sağlayan bu ferman, Fatih Sultan Mehmet''in Bosna-Hersek''i fethinden sonra 28 Mayıs 1463 tarihinde Milodraz''da yazdırılmıştır. Aslı Bosna-Hersek Fojnica şehrinde Fransisken Katolik Kilisesi''ndedir. Ferman, yeni ortaya çıkarılmış olup, Kültür Bakanlığı''nca Osmanlı Devleti''nin Kuruluşunun 700. Yıldönümü nedeniyle yayımlanmıştır. Tarihte bilinen insan hakları hareketlerinden en eskisi; Fransız İhtilâli''nden 326, 1948 Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesinden 485 ve Amerika''nın keşfinden 29 yıl önce uygulamaya konulmuştur.