
Birçok şeyin itici gücünün ekonomi olduğu bir çağda yaşıyoruz. Ve uzun yüzyıllar sonra ilk defa Türkiye bunun farkına vardığı gibi, hayata geçirdiği politikalarıyla da ekonomi alanında dünyadan farklı bir konumda yer alıyor.
Hükümetin sevsin sevmesin herkese ulaşan, herkesin istifade ettiği, yararlandığı büyük hizmetleri var. Ve elbette bunun temeli de ekonomik gelişmişlikten kaynaklanıyor.
Bu gelişmişlik ve onun sonucunda oluşan kendine güvenin iç ve dış politikadaki yansımalarının herkesi mutlu etmediği bilinen bir gerçek.
Dolayısıyla son günlerde yapılan operasyonların yolsuzlukla mücadele ve onun ifşa edilmesi görüntüsü altında aslında hükümeti yolsuzluk iddiaları üzerinden ekonomik
sorunlarla karşı karşıya getirme ve yıpratma, yok etme amacı taşıdığını net olarak görüyoruz. Gerçek hedef yolsuzluksa kimse "aman ekonomi zarar görecek" diye, varsa
yolsuzlukları bertaraf edelim gibi bir düşüncesi elbette olamaz.
Ancak, süreç boyunca dayatılan toplumsal bir ön kabul oluşturma havası, kamuoyunu yönlendirme ortamı ve bunun etkisi ile borsa, döviz ve faizde yaşanan zararların oluşturduğu maliyet, sadece şirketlerin borsa değeri üzerinden yirmi milyar doların üzerinde ciddi bir rakama ulaşmış durumda. Dolayısıyla operasyonun ekonomik hedefi açısından baktığınızda belli bir başarıyı yakaladığı ve ciddi bir zarar oluşturduğu söylenebilir.
Konunun başka bir boyutu daha var.
Operasyonu bir gözdağı havasına sokup bürokrasiyi, iş alemini, siyasileri etki altında bırakarak karar alma korkusu oluşturup icraat yapamaz hale getirmek, devleti, emniyeti adeta her alanı kilitlemek ve otoriteyi zaafa uğratmak ve bu zararların kalıcı olmasını sağlamak gibi bir amaç da var.
Resmi görevli olarak devletten maaş alıp ondan emir alması gereken kişilerin, sivil bir alandan emir alması, görevden alınma
yolu ile eylemlerinin sonuçlarına da
katlanmasını gerektirir.
Peki, operasyonu bir kenara bırakacak olursak hemen sonrasında belli şahsiyetleri hedef alan itibarsızlaştırma etrafında kullanılan araçların, materyallerin, yöntemlerin, söylemlerin utanç verici boyutunu nasıl izah edebiliriz. Hangi amaç için kutsalın, ahlakın, erdemin yok sayılmasını görmezden gelecek hale gelindi. Ne kadar hızlı değişebiliyoruz, ne Zaman dini alanı bırakıp Machiavellist olduk, kaçırmışız doğrusu.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.