Çocuklarımız kilolu olmasın

21:3316/04/2016, Cumartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Mücahit Öztürk

Yeme alışkanlıklarının değişmesi, sağlıksız beslenme ve buna bağlı kilo alımı erişkinler kadar çocukları için de önemli bir sorun haline gelmeye başlamıştır. Doğal besinlerden uzaklaşan çocuklar, reklam kampanyalarının itici etkisiyle boyalı, yağlı atıştırmalıkları fazlaca tüketerek erken yaşlarda kilo sorunu ile mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar. Şişmanlığın yaşı giderek düşmektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde ve ekonomik düzeyi yüksek ailelerin çocuklarında sık görülür. Şişman çocukların çoğu bebekliğinde de şişmandır. % 20-50 kadarı erişkin yaşta da şişman olacaktır.



Çocuğun kilolu olması öncelikle aileyi rahatsız eder. Ancak yaşı büyüdükçe çocuk da kendisindeki farklılığı hem görüntü olarak hem de hareket kısıtlılığı olarak algılar ve



bu durumdan hoşnut olmaz. Arkadaşçalarının lakap takması ve kilosu ile dalga geçmesi sıkıntısını daha da artırır. Buna rağmen çocukların çoğu kilo almamak ya da vermek için gerekli önerileri yerine getirmekte çok zorlanırlar.



Çocuklarda şişmanlığın birçok nedeni olabilir. Bunların başında kalıtım, yani ailesel olarak kilo almaya yatkınlık gelir. Bu çocukların anne ve babaları da şişmandır. Diğer taraftan anne ve babası şişman olan çocukların şişman olma olasılığı daha fazladır. Ancak bu durumu yalnızca genetik aktarımla izah etmek mümkün değildir. Çocuğun beslenme alışkanlıkları ailesinin alışkanlıklarına göre şekillenir. Bazı hormonal ve kalıtımsal hastalıklar da çocukta şişmanlığa neden olabilir. Anne sütü yerine hazır mama alan çocuklarla, abur cubur yemeyi seven ve unlu mamullerin tüketiminin fazla olduğu ailelerin çocuklarında şişmanlık riski fazladır.



Hareketi sevmeyen, tembel, spor yapmaktan hoşlanmayan çocuklarda kilo alımı kaçınılmazdır. Bu çocuklar çok yer, az hareket ederler. Gıdalar ile alınan enerjinin harcanamaması, alınan kalorinin harcanandan fazla olması şişmanlığın en önemli nedenlerindendir. Günümüzde çocukların bilgisayar oyunları nedeniyle masa başında uzun süre oturmaları ve aktif oyunları tercih etmemeleri kilo alımının en önemli nedenlerinden biridir. Düzenli spor yapmayan çocuklar, oyun alanlarının kısıtlılığı nedeniyle daha az hareket eder hale gelmiştir.



Çocukta stres oluşturacak olaylar aşırı derecede yemeye neden olabilir. Stres anında yemenin bilişsel kontrolünün azaldığı bilinmektedir. Depresif ve kaygılı çocuklarda yeme kontrolü bozulabilir. Bu çocuklar adeta rahatlamak için yemek yerler. Doyduklarını anlamazlar. Yemek kısıtlandığında da çok mutsuz olurlar. Depresif duygu yemeyi, fazla yemeye bağlı kilo alımı da depresif duyguyu artırır. Böylece kısır bir döngü oluşur. Okul başarısı ile şişmanlık arasında da ters bir ilişkiden söz edilir. Kilolu çocuklarda akademik başarı daha düşük bulunmuş, akademik başarının düşmesi de çocukta gerginlik oluşturarak yemeyi artırdığı için kilo alımına neden olduğu bildirilmiştir.



Bazı anneler aşırı koruyucu ve kollayıcı bir tavırla adeta çocuğun acıkmasına izin vermeden ellerinde bir tabak ile çocuğun peşinde dolaşırlar. Bu tavır çocuğun kendi yeme bağımsızlığını kazanmasını engeller. Çocuk artık kendi yeme denetimini yapamamakta ve önüne sunulan her şeyi yeme zorunluluğu hissetmektedir.





Şişmanlıkları diğer çocuklar hatta erişkinler tarafından alay konusu edilen çocukların genellikle öz güvenleri azdır. Alıngan ve hassas yapıları nedeniyle kolay kırılır ve gücenirler. Sosyal ilişkilerinde hemen geri çekilirler. Anoreksi ve bulimia gibi yeme bozukluğu hastalıklar için şişmanlık bir risk faktörüdür. Çocuklarda kilo almayı engellemenin en önemli 2 anahtar kelimesi sağlıklı beslenme ve spordur. Önemli olan kilo almadan önlem alabilmektir. Çünkü kilolu çocuklarda katı kalıplaşmış diyetleri uygulamak mümkün değildir. Çocuğa uygun diyetlerin uygulanması sırasında mutlaka psikolojik destek de verilmelidir.

#Yeme alışkanlıkları
#cocuk sağlığı