Portekiz'in İspanya'ya elenmesiyle birlikte futbolun son yirmi yılına damga vuran bir hikâye de Dünya Kupası sahnesindeki son perdesini kapattı.
Maç bitiminde gözyaşlarını tutamayan Ronaldo'nun görüntüsü milyonlarca insanın içine dokundu. Çünkü o an, yalnızca kaybedilen bir maçın hüznü değildi. Yıllarını zirvede geçirmiş bir sporcunun, en büyük hayaline son vedasıydı.
Cristiano Ronaldo denildiğinde akla ilk gelen şey yetenek olmayabilir. Futbol tarihinde ondan daha doğal yeteneklere sahip isimler vardı, belki hâlâ var. Ben de bu noktada Lionel Messi'yi farklı bir yere koyuyorum. Onu farklı kılan, sınır tanımayan çalışma disipliniydi.
Her sezon yeniden başlamak, her eleştiriden sonra daha güçlü dönmek, yaş ilerledikçe fiziksel standartları yeniden belirlemek... Bunlar yalnızca büyük futbolcuların değil, büyük sporcuların yapabileceği şeylerdi. Ronaldo'nun en büyük mirası da tam olarak burada yatıyor.
Messi ile yıllarca süren rekabet, futbol tarihinin en özel dönemlerinden birini oluşturdu. Bir taraf doğuştan gelen dehayı temsil ediyordu, diğer taraf ise emeğin neleri değiştirebileceğini gösteriyordu. Hangisini daha çok sevdiğinizden bağımsız olarak ikisinin de aynı dönemde sahada olması büyük bir ayrıcalıktı.
Ronaldo'nun vedası bana en çok bunu düşündürdü. Aslında çocukluğumuzun yavaş yavaş bizden uzaklaştığını...
Bir nesil, okuldan çıkıp onun frikiklerini izleyerek büyüdü. Şampiyonlar Ligi gecelerini onun golleriyle hatırladı. Attığı her golde, kazandığı her kupada, bitmeyen hırsında kendine hayran bırakan bir taraf vardı. Bu yüzden onun gözyaşları sadece Portekiz taraftarını değil, rakiplerini bile duygulandırdı.
Zaman kimseye ayrıcalık tanımıyor. En hızlı koşanlar da bir gün yavaşlıyor, en yükseğe sıçrayanlar da yere iniyor. Futbol bunun en güzel ve en acı hatırlatmalarından biri. Ronaldo'nun Dünya Kupası'na vedası da tam olarak bunu anlattı.
Belki oynamaya devam edecek. Belki yeni kupalar kaldıracak. Fakat Dünya Kupası artık onsuz oynanacak.
İşte insanın içine dokunan gerçek de bu.
Çünkü Cristiano Ronaldo yalnızca bir futbolcuya değil, çocukluk anılarımızın en parlak sayfalarından birine dönüştü. Onun Dünya Kupası sahnesinden ayrılışı, biraz da kendi zamanımıza dönüp bakmamıza neden oldu.
Ve galiba en çok bu yüzden hüzünlendik.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.