
Galatasaray, 5-2 kazandığı Juventus maçının rövanşında 90 dakika kabusu yaşadı. Karşılaşmanın İlk yarısını 1-0 geride tamamlayan sarı kırmızılılar, 10 kişi kalan rakibi karşısında ‘rahatladı’ derken her şey daha da kötüye gitti. 3-0’a gelen maçta Okan Buruk’un yedek kulübesinden yaptığı hiçbir dokunuş fayda sağlamadı. Ta ki uzatma bölümlerindeki Singo hamlesine kadar! Skor bu noktaya gelene kadar elde edilen pozisyonların değerlendirilememesi de rakibi maça daha güçlü bir şekilde motive etti ve temsilcimizdeki panik havası net bir şekilde hissedildi.
Sezon başından bu yana olduğu gibi Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki maçlarının yıldızı olan Victor Osimhen uzatmalarda attığı golle Juventus’un umutlarını yıkan adam oldu. İlk golde asisti yapan Barış Alper Yılmaz son dakikalarda attığı golle son sözü söyledi. İki Juve maçına genel olarak baktığımızda milli oyuncunun rakibin 3 oyuncusunu cezalı duruma düşürmesi ve bu maçta 1 asist yapıp 1 gol atmış olması da büyük bir mesajdı.
İlk maçta atılan 5 gol ve görkemli oyundan sonra Okan Buruk’a yapılan tüm övgüler bu maçta tamamen tersine döndü. Hoca ile ilgili ‘B planı yok’ eleştirisi sürekli konuşulan bir şeydi. Zamanı öldürmek üzerine kurgulanan oyunda rakibin kırmızı kartı bile Galatasaray’ı kendine getiremedi. Tam bu noktada yedek kulübesi ve sahanın bağlantısının koptuğunu hissettik. Aynı TÜMOSAN Konyaspor maçında olduğu gibi. Galatasaray için bundan sonrasında halledilmesi gereken bölüm tam olarak burası. Felaket anlarında, işler iyi gitmediğinde Galatasaray’da teknik direktör ve saha arasında bağlantı kopuyor. Şampiyonlar Ligi’nde bu sezon oynanan Frankfurt maçında da buna benzer sekansların yaşandığını hatırlatayım.
Bireysel performanslar açısından ele alırsak Galatasaray’da Lucas Torreira için büyük bir parantez açmak gerekiyor. Uruguaylı, Juventus maçının saha içerisindeki sorumlularından biriydi. Yaptırdığı anlamsız penaltı ve orta sahadaki olumsuz oyunu Juventus’un fizikli bölge oyuncularına davetiye çıkardı. Okan Hoca’nın ona bu denli sabretmesi de tartışma konusu. O bölgeye uzatma bölümlerinde giren ve fiziksel olarak sahadaki birçok oyuncudan güçlü durumda olan Singo’nun oluşturduğu fark belki de turu getirdi.
Kötü performanslara Leroy Sane’yi de ekleyelim. Özellikle 10 kişi kalan rakibe karşı sahaya atılabilecek en iyi isimdi. Ancak yaptığı top kayıpları büyük hayal kırıklığı yaşattı. Sezon başındaki ısınma dönemine geri döndü. Sane’nin acilen toparlanıp yeniden sorumluluk alması gerekecek.
Her şeye rağmen bir Türk takımı Şampiyonlar Ligi’nde mart ayını gördü ve son 16’da. Galatasaray bu turdan çok büyük dersler çıkartarak yoluna devam etmeli. Liverpool mu, Tottenham mı derseniz. Tabii ki Tottenham. Liverpool’u lig aşamasında yendik ama o denklemin içinde Anfield yoktu. Gerçekçi olmakta fayda var.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.