Şampiyonluk yazısı

00:0015/05/2007, Salı
G: 28/08/2019, Çarşamba
Mustafa Kutlu - Spor

Bu yazıya Ahmet Hamdi Tanpınar''ın bir şiiri ile başlamak istiyorum: “Her Şey Yerli Yerinde”.Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,Serpilen aydınlıkta dallar arasındanBüyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zamanSessizlik dökülüyor bir yerde yaprak yaprakBu dörtlük şiirin ikinci kıtasıdır ve şiir Fenerbahçe''nin şampiyonluğuna ne kadar denk düşüyor: Nasıl yani?Böyle bir soru soracağınızı biliyordum. Efendim, cevap vereyim.Sezon başladığında hemen bütün futbol camiası söz birliği etmiş gibi Fenerbahçe''nin

Bu yazıya Ahmet Hamdi Tanpınar''ın bir şiiri ile başlamak istiyorum: “Her Şey Yerli Yerinde”.

Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,

Serpilen aydınlıkta dallar arasından

Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman

Sessizlik dökülüyor bir yerde yaprak yaprak

Bu dörtlük şiirin ikinci kıtasıdır ve şiir Fenerbahçe''nin şampiyonluğuna ne kadar denk düşüyor: Nasıl yani?

Böyle bir soru soracağınızı biliyordum. Efendim, cevap vereyim.

Sezon başladığında hemen bütün futbol camiası söz birliği etmiş gibi Fenerbahçe''nin bu yıl da şampiyonluğun en büyük (hatta rakipsiz) adayı olduğunu belirtiyor.

Dört yıldır böyle bu.

Evet öyle. Ve Fenerbahçe de geçen yıl geçirilen kazayı saymaz isek (Kimse akıl erdirememişti o işe ve sonunda, futbol bu olur böyle şeyler deyip çıkmıştı) her yıl şampiyon oluyor.

İdaresi, camiası, kadrosu, parası, transferleri, futbol medyasında tuttuğu yer, yani her şeyi ile şampiyonluğa yakın, layık görülüyor. O zaman şampiyon olmasında olağanüstü, şaşılacak bir şey yok yani.

Yani “Her şey yerli yerinde.”

Belki sadece şu söylenebilir. Bu yıl ki şampiyonluk lig tarihinde az görülen puan kayıpları ile birlikte geldi. Daha açıkcası şu:

Şampiyon bu yıl yene yene değil “yenile yenile” kupaya uzandı. Bitime iki hafta kala dört mağlubiyeti, dokuz beraberliği var.

Rakipleri ondan daha kötü. Beşiktaş sekiz mağlubiyet yedi beraberlik; Galatasaray altı mağlubiyet on bir beraberlik. Trabzon ise zaten erken havlu atmıştı. Bu noktaya gelmesi dahi başarıdır. Bu yıl zirvede puan kaybı rekoru kırıldı galiba.

Sezon başında neredeyse şampiyon adayı sayılan Vestel-Manisa düşme hattında; efsanevi hocası Ersun Yanal takımı bıraktı. Çok iyi kadrosu olduğu ve iyi futbol oynadığı söylenen Antalya düşme hattında. Senelerin Antep''i o çizgiye yanaşmış. Yani bu yıl kötü futbol ile gözden düşen süper ligin umut vadeden neyi varsa dibe düşmüş. Belki sadece Bülent Hoca''nın gelişi ile silkinip, kupada finale kadar çıkan Erciyes''in direnişinden bahsedebiliriz. O kadar.

Şampiyon beni en çok AZ maçında üzdü. Bir kez daha anladım ki bizden çıkan şampiyonların Avrupa''da varlık göstermesi çok zor. Galatasaray''ın kazandığı başarı bir defaya mahsus imiş. Yine de umut kalbimizde hiç susmayan bir kuştur. Belki Fener bu yıl daha akıllı, isabetli transferler yapar. Avrupa''da başarıyı yakalar.

Ama herhalde bu hali ile değil. Değil çünkü daha iki üç hafta öncesine kadar zirveye oynayan takımlar şampiyonluğu birbirine ikram edip duruyorlardı. Şampiyonluk o kadar kolay kazanılmadı.

Fenerbahçe''nin içeride şampiyon olması taraftarı kesmiyor. (Elbette ki sevindik, bayram ettik, o başka) Avrupa''da bir başarı kazanamaz ise, gelecek yıl da şampiyon olsa kaymeti yok.