
Türkiye’nin üretim güçsüzlüğünü gidermek için, her yıl kapanan şirketlerin sayısının en az üç katı sayıda yeni şirketlerin kurulması gerekir. Ülkelerin ekonomisinin sağlamlığı ve dinamizmi, ürün, hizmet ve bilgi üretmek için kurulan yeni şirketlerin çokluğundan kaynaklanır. Şirketlerin dünyası, her gün yeniden başlayan uzun soluklu bir yarıştır. Şirketler arasında giderleri azaltmak ve gelirleri çoğaltmak için, yarışma olmazsa, işletme fonksiyonlarında sağlıklı bir gelişme olmaz.
Üretim konusu ne olursa olsun, her şirketin temelinde üretim, finansman ve pazarlama olmak üzere üç ana işletme fonksiyonu vardır. Bütün şirketler söz konusu üç temel fonksiyon üzerine inşa edilirler. Üretimsiz pazarlama, pazarlamasız üretim olmaz. Finanssız ne pazarlama, ne de üretim olur. Şirketlerde finans yöneticisinin iki değişmez görevi vardır. Görevlerden biri, işletmeye sermaye bulmak, diğeri eldeki sermayeyi en verimli biçimde değerlendirmektedir.
MÜSİAD Sakarya Şubesi’nin kabına sığmayan girişimci Başkanı Mehmet Aracı ve yardımcıları Mehmet Duman ve Erhan Dursun’un Rahime ve Serdar İnce’nin evsahipliğinde Akyazı Kuzluuk Termal Otel’de düzenlediği “Para başkalarının parasıyla kazanılır” paneline Finans Uzmanı Ersan Ergün ve ben konuşmacı olarak katıldık. Marmara Bölgesi’nin serveti sermayeye dönüştürmesini bilen “gizli kahramanları” Necati Atalay, Halit İnci, Mustafa Alak, Metin Kar, Orhan Yılgenci, Enver Demirel ile birlikte elliye yakın girişimciyle işletmelerde finans fonksiyonunun önemini ve borçlanmanın sınırlarını tartıştık.
Tedarikçi, müşteri ya da finans kuruluşlarına borçlanmadan, işletmelerin üretim gücünü büyütmek mümkün değildir. Borçlanma işletmelerin gelişmesinde sürükleyici bir fonksiyon yüklenir. Üretim giderlerinin düşürülmesinde, satış gelirlerinin artırılmasında, işletmeye getiri sağlamayan, gösterişe dönük, araba ve bina benzeri, ölü yatırımlardan kesinlikle kaçınmak gerekir.
İşletmelerin borçlanmasında bir kritik sınır vardır. O sınırın altında borçlanan işletmeler büyürler. Kritik sınırı aşarak, onun üzerinde borçlanan işletmeler de küçülmek zorunda kalırlar. Her işletme özkaynaklarına göre borçlanmalıdır. İşletmeler, borçlarının özvarlıklarını aşmamasına özen göstermelidirler. Borçları özvarlıklarını kat kat aşan işletmeleri hiçbir finans kuruluşu ayakta tutamaz.
Kısa ya da uzun vadeli borçlanan bir işletme, belirlenen dönem sonunda maliyetiyle birlikte borcunu geri ödeyecektir. Borç alan işletme yöneticisi, borçlarını işletme gelirlerinden karşılar. Bu yüzden, borçlu sağlanandış kaynakların yıllara göre işletmeye maliyetinin borçlara oranı, aynı yıllarda işletmenin sağladığı karlılık oranının mutlaka altında olmalıdır.
İşletmeler değişik finans kuruluşlarından borç alırken kırk defa düşünmek zorundadırlar. Borçlu bulunan kaynaklar, çok güçlü bir deve benzerler. Girişimciler, sürdürülebilir karlılıklarıyla devi kontrol altına alırlarsa, dev işletmeye, alamazlarsa işletme deve çalışır.
İşletmelerde para başkalarının parasıyla kazanılır.
Para kazanmak için, para kazandırmak gerekir.
Kazananlar kazandıranlardır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.