Şaşkın iken aşkını aramak

00:0016/01/2013, Çarşamba
G: 6/09/2019, Cuma
Ömer Lekesiz

Önceki yazılarımda aşk"tan değil aşkçılık"tan mülhem olarak üretilen sanat klişeli piyasa işlerinin sanatın parodisi olduğunu ısrarla vurgulayışım, aşkçılığın da kendisini nispet ettiği mevcut tasavvuf anlayışının sorgulanmasını zorunlu kılıyor.Öyle ya, eğer bir küp bir kafaya geçmişse, suç sadece küpte değildir; küpü yapanın, kafaya düşmesi için onu uygun yere koyanın, küpü taç zannedip kafasına geçmesine razı olanın da bundan sorumlu olması gerekir.Elbette tasavvufu tarihinden başlayarak ele alacak

Önceki yazılarımda aşk"tan değil aşkçılık"tan mülhem olarak üretilen sanat klişeli piyasa işlerinin sanatın parodisi olduğunu ısrarla vurgulayışım, aşkçılığın da kendisini nispet ettiği mevcut tasavvuf anlayışının sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Öyle ya, eğer bir küp bir kafaya geçmişse, suç sadece küpte değildir; küpü yapanın, kafaya düşmesi için onu uygun yere koyanın, küpü taç zannedip kafasına geçmesine razı olanın da bundan sorumlu olması gerekir.

Elbette tasavvufu tarihinden başlayarak ele alacak değilim. Meraklıları Selçuk Eraydın"ın "Tasavvuf ve Tarikatlar"ına (İFAV Yay.), Ebu"l-Âla Afîfî"nin ilgili kitaplarına (İz Yay.) bakmalılar. Ancak yukarıdaki zorunluluk planında makul bir kanaate doğru yürümek isterken şu bilgileri olsun paylaşmak ihtiyacındayım:

Peygamber Efendimizin vefatından 12 yıl sonra Mısır, Suriye, Lübnan, Filistin ve Irak"ın tamamı, İran"ın büyük bir kısmı fethedilmiş, ancak çok kısa sürede gerçekleşen bu muhteşem fetih, düşünsel açıdan "fethederken fetholunmak" gibi bir tehlikeye de bitişivermiştir.

Nitekim Mısır üzerinden Grek, Suriye-Filistin üzerinden Yahudi-Hristiyan, İran üzerinden Zerdüşti (ve onunla etkileşim içinde olan Budist) kültür ve ilimleriyle yüzyüze gelinmiş ve bunların içeriklerinin İslamileştirilerek içselleştirilmesi çabası ortaya çıkmıştır. Bu aynı zamanda Gnostisizm, Okültizm, Panteizm, Kabala, Ezoterizm vb. mistik telakkilerle karşılaşılması da demektir ki, aynıyla onların da Şeriat"a göre ayıklanarak içselleştirilmesine yönelinmiştir.

Özellikle Şiilerin söz konusu mistik telakkilere "politik" nedenlerle Din"in kapısını sonuna kadar aralamaya kalkışmaları Muhâsibî (ö. 857) ile başlayan Cüneyd-i Bağdâdî (ö. 910), Kelâbâzî (ö. 990), Sülemî (ö. 1021), Kuşeyrî (ö. 1072) vd. ile devam eden ilgili telakkilerin Şeriat"ın içine çekilme çabasını hızlandırmış, İmam Gazzali de (ö. 1111) Şeriat – Hakikat ikiliğini gidererek, Sünnilik içinde nihai bir ölçüyü geçerli kılmıştır. Bu ölçüye göre asıl olan Şeriat"tır ki, "Şeriat, insanlar üzerinde geçerli olan bir kanundur. Hakikat ise, ilahi inayetin fiilini görmektir."

İslam coğrafyasının neredeyse tümünü etkileyen "Onuncu Asır Krizi"nde bunlar gerçekleşirken yine Şiilik (o otorite boşluğunda) bugün heterodoksi olarak tanımladığımız eğilimleri adeta Din içinde bir dine dönüşecek şekilde beslemeyi sürdürmüştür.

Heterodoksi ise Sünnilikle çatışmıştır. Diğer bir söyleyişle Heterodoksi Sünni anlayışın (Kur"an ve Sünnet"ten) belirlediği hadlere karşı bir hadsizlik hareketinin genel adı olmuştur.

Selçuklular ve ardından Osmanlılar heterodoks unsurları seküler oluşları ve Hristiyanlık ile İslam"ın arasında (İslam"a biraz daha yakın) durmaları nedeniyle sınırlarda konuşlandırıp, onu fetihleri öncesinde iki dinin sert temasını yumuşatma vesilesi olarak (yastık gibi) kullanmışlardır. Dolayısıyla heterodoksiyi ortadan kaldırmak yerine mensuplarını denetlemeyi ve siyaseten yönlendirmeyi tercih etmişler; bu doğrultuda onların (Özkan Gözel"in kelimeleriyle) "Dinin dışının içinde" durmalarına izin verirken, içeride de Tasavvuf"un Sünni çizgide seyrine bizzat vaziyet etmişlerdir.

Bu kaydi bilgilerin bana söylediği şudur: Farklı inanç ve kültürlerdeki mistik telakkilerin Kitap ve Sünnet"in (dolayısıyla Tevhidi idrakin) süzgecinden geçirilmesiyle oluşturulan Tasavvuf"un -artık her türlü itirazı geçersiz kılan- kurumsallığı yine de onu pür müteşerri bir hayatın göstergesi kılmamış, bilakis onun Şeriatın dışına düşüp düşmeme sorunu devam edegelmiştir.

Rabbim izin verirse bu konuya devam edeceğim.