
Yves Lacoste"un ilk basımı 1966"da, ikinci basımı 1998"de yapılan İbn Haldun"la ilgili çalışması 2012"de "İbn Haldun – Bir Tarihin Doğuşu" adıyla Ayrıntı Yayınları tarafından, Mehmet Sert çevirisiyle okurlara sunuldu.
Lacoste bu kitabında gizemcilikten bilgeliğe, siyasetçilikten bürokratlığa, metafizikten akılcılığa, klasik bilgiden modernliğe birçok niteliği haiz bulunan ve bu yanıyla kimi çelişkileri de olan İbn Haldun"un Mukaddimesi"ni merkeze alarak, Magripteki iktidar-toplum ilişkilerini yer yer Batıdaki benzeri yapılarla karşılaştırmak suretiyle "İnsanlığın neredeyse dörtte üçünü meydana getiren halkların çözmek zorunda oldukları yeni, büyük ve dramatik sorunların bilincine" varmaya, "bir bakıma sömürgecilik olgusunun ve şimdiki azgelişmişlik durumunun iç içe geçmiş nedenleri üzerine tarihsel bir düşünceye" erişmeye çalışmış.
Yazarın, asıl Türk tarihçileri ve entelektüelleri tarafından çok ciddiye alınan "Asya Tipi Üretim Tarzı"na yaptığı vurguyla –benim gibi- heyecanlanarak- okuduğunuzda, kitap sizin için kimi farklı ve yeni düşüncelere pencere de açabilir. Hatta onun sayesinde IX. ve XIV. yüzyıllar arasında Mağrip"teki iktidar-toplum ilişkilerinin yapısı hakkında birkaç yeni bilgiye de ulaşabileceğiniz gibi İbn Haldun"un tarihe armağan ettiği "nesep ve sebep asabiyeti, hadarî, bedevî, ümran, riyaset, mülk" vb. kavramlara ilişkin yeni içerik yüklemeleriyle de karşılaşabilirsiniz.
Ancak bunlar için Lacoste"un tam bir gözü dönmüşlükle kitabının ikinci (1998) basımına yazdığı önsözdeki genellemelere, hakaretlere, tahriklere tahammül etmek zorundasınız.
Dolayısıyla bir dirhem bal için bir çeki odun çiğneyip çiğnememenin takdirini sizlere bırakarak o önsözdeki gözü dönmüşlüğün resmi hakkında kimi bilgileri paylaşmak istiyorum.
Lacoste"un 32 yıl sonra yazdığı ikinci önsözde, ilk önsözdeki tarihçi değil coğrafyacı oluşundan kaynaklanan had bilme, İbn Haldun gibi bir deha ile karşılaşmanın verdiği edep, Mağrib diyarını kendi sosyo-ekonomik ve din anlayışı içinde keşfetme heyecanı sıfırlanmış onun yerini Cezayir"e çağrılmakla böbürlenen ve Cezayir yöneticilerini kendi aklına muhtaç gören, İbn Haldun"la ilgili gazete eleştirilerini bile cahil, bağnaz, çıkarcı olarak nitelediği İslamcılara yükleyerek onlara açıkça küfreden küçümseyici bir üslup almış.
Önsözünün daha ilk paragrafında "İbn Haldun"un yapıtı, "İslamcı" denilen siyasal akımlara yakın Arap yazarları ve gazetecileri tarafından şiddetle eleştiriliyor. Bu silahlı grup ve partilerin, İslam"ı "Batı"ya karşı mücadeleye çağırdıklarını ve "gerçek" Müslüman olmamakla suçladıkları herkesi, Allah"ın adını anarak bertaraf etmeyi hak saydıklarını –Cezayir"de durum budur- biliyoruz" diyen Lacoste, ilgili suçlamalara ilişkin hiçbir kaynak göstermediği gibi, Cezayir örneğindeki gibi ispatı mümkün olmayan yargılarla sürdürüyor desteksiz atışlarını.
Bir ara kendisini frenlemeye çalışıp "Özellikle Kahire basını, bunlara geniş yer veriyor" diyerek, suçlamalarının medyatik bir etki taşıdığını belirtse de gözü dönmüşlüğün resmi olan saldırısındaki asıl nedeni ya da korkusunun gerçek boyutunu elevermekten kaçınamıyor.
Sonuç şudur ki, Lacoste"un İbn Haldun hayranlığı ve araştırmacılığı Fransa"nın Mağripteki çıkarlarının yeni yükselen bir değer olarak islamcılık tarafından sekteye uğratılmamaması ödevinde toplanıyor.
İlk basımından 32 yıl geçmiş olmasına rağmen kitabının söz konusu ödevini yapmasına yeterli gelmemesi belli ki Lacoste"u daha 1998"de çılgına çevirmiş. Ölmediyse şimdiki halini hepten merak ediyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.