
Geçen hafta yılbaşında İsveç''teydim… Lig bitti eyvallahı çektim. Buradan +15''le gittim oraya -15''le indim, iki gün evden çıkmadım. Isı farkı beni yatağa yapıştırmasın diye… Bir soğuk ki evlere şenlik! Dıdıdı dıdı…
İsveç bir modern ülke ama ıssız. Bekle ki bir Allah''ın kulu karşınıza çıksın da selam veresin. Çıkan da bilin ki ya Arnavut, ya Boşnak, Ya Türk… Biraz da şimdilerde kuzey Afrikalılarla Japonlar, Hintliler var… İsveçli ortada yok!... Hepsi evine çekilmiş kışın geçmesini bekliyor… Karınca misali…
Sokaklarda bele kadar kar var, caddelerde otomobiller 80''le gidiyor. Ne kayan var ne ters dönen. Lastiklerde zincir de yok… Yollar da buzlu… Nasıl oluyor demeyin. Oluyor işte. Lastikler kar lastiği, baba baba tırnakları var kanırtıyor karı… Bir de tabii yasalara uyum var. Trafikte kimse hata etmiyor. Git gidebildiğin kadar.
Ana yollarda arabayla gidiyorsunuz gözünüzün alabildiğince kar var… Etraf bembeyaz… Hele otobanın her iki yanındaki ormanlık arazi. Çam, çam, çam…
Orada ağaç kesmek yok. Onlar doğal güzellikler ve doğanın dengesi. O kadar ormanı olmasına rağmen İsveç kereste ihtiyacını yurt dışından temin ediyor. İşe bakın… O çam ağaçlarının görünüşü ise fotoğraflık. Sanki kendilerini, kesmeyenlere karşı şükran borçluymuşlar gibi üzeri kar dolmuş kollarını açmış insanları kucaklayacak gibiler. Kar düşmüş, yere yatmış kollarına bakmak, inanın insanın içini ısıtıyor!
Sıcacık arabanın içinde tam geyik muhabbetine başlayacaksınız bir de bakıyorsunuz önünüzden koca bir geyik geçiyor. Başında da ağacı… Ne manzara ama… Ben yerimden zıpladım onlar alışmışlar… Kılları kımıldamadı.
Geyikler çoğunca gri renkli. Kar da var, fark etmek pek kolay değil ama muhteşem bir şok yaşıyorsunuz durup dururken. Hayran hayran bakıyorsunuz hayvanın arkasından… Bunlara hayvan demek de geçmiyor ya insanın içinden… Git yanına geyiğin, başla muhabbete. Öylesine bakıyorlar insana… Gel iki lafın belini kıralım der gibilerden…
Hava dörtte karardı!
Bu mevsimde İsveç beyaz bir karanlığa bürünüyor. Etrafta kar, gökde ay!...
Günler çok kısa, hay huy diyene kadar akşam oluyor. Sabah da geç oluyor ama…
Malmö''ye yakın bir yerlerdeyiz… Helsinborg falan…
Bizim olduğumuz Vernamo''da evler yatay düzeyde. Üç katlı bloklar var yan yana… Her bloğun altında çamaşırhane var. Evde yıkama yok, ütü yok. Al çamaşırını in aşağı yıkasın koca dev makine, ütüle yan odada. İş bitti. Ne gerek var evde dağınıklığa…
Bahçeleri yazın cennet yeşili… Çiçekten geçilmiyormuş… Kışın da işte böyle kar altında. Üç ay yerde kalıyor kar. Güneş çıktıktan sonra en az 20 gün lazımmış ki karlar erisin, İşte o zaman başka bir güzellik çıkıyor altından; yemyeşil çim… İsveç baharda umut saçan çocuklar gibi oluyormuş.
Çocukları da bir başka oranın. Evin kızı Viola ağzı dursa burnu konuşanlardan. Daha yedi yaşında. Cin gibi maşallah. Ama haşarı mı haşarı. Dur durak bilmiyor. Dedim ne yapıyorsunuz siz bununla?
Aman enişte dedi kayınbirader;
Burada çocuklar çok şanslı. Onlara asla ters davranamazsın. Okulda hep soruyorlarmış;
-Annen baban nasıllar, iyi geçiniyorlar mı, senin yanında kavga ediyorlar mı? Sana iyi davranıyorlar mı? Evde huzurlu musun?
Çocuktan gelecek cevaba göre derhal ertesi gün eve geliyorlar ve ana-babayı ikaz ediyorlar. Olmadı çocuğu alıp gidiyorlar. Siz bu çocuğa kötü davranıyorsunuz. Verin biz yetiştirelim, diyorlar.
Nasıl ama…
Oraya gidip hayata yeniden mi başlasak acaba…
Biz de öyle yaptık, yeni yıla İsveç''te girdik. 2011''in başını sildik; 11 yaşa indik…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.