Salkım saçak bir gönül ve yanında çiçekler...

00:003/04/2010, Cumartesi
G: 3/09/2019, Salı
Osman Tanburacı - Cumartesi

Her sabah nasıl uyanırsınız bilemem ama sabah güzel uyanmak için akşamdan huzurlu yatmayı bir deneyin. Göreceksiniz alışkanlık olacak …Hayatın güzelliklerini günün saçma sapan cümle kırıntılarıyla yok etmeyin. Her şeyi kafanıza takmayın. Bilin ki bir güzel sözcük, bin kötülüğü def eder.Seni seviyorum deyin ara sıra sevdiğinize…Yanınızda hiç kimse olmasa da aynaya söyleyin ruh dinginliği yaratacak sihirli bu iki sözcüğü her fırsatta…Göreceksiniz aynadaki yüz size bir başka bakacak…Evinizde mutlaka

Her sabah nasıl uyanırsınız bilemem ama sabah güzel uyanmak için akşamdan huzurlu yatmayı bir deneyin. Göreceksiniz alışkanlık olacak …

Hayatın güzelliklerini günün saçma sapan cümle kırıntılarıyla yok etmeyin. Her şeyi kafanıza takmayın. Bilin ki bir güzel sözcük, bin kötülüğü def eder.

Seni seviyorum deyin ara sıra sevdiğinize…

Yanınızda hiç kimse olmasa da aynaya söyleyin ruh dinginliği yaratacak sihirli bu iki sözcüğü her fırsatta…

Göreceksiniz aynadaki yüz size bir başka bakacak…

Evinizde mutlaka bir çiçek bulundurun.

Ruhunuzun coştuğunu hissedeceksiniz, gözlerinizin feri, teninizin berraklığı artacak. Kalbiniz bir başka çarpacak.

Hiç yorulmayın, hiç telaşlanmayın, geçen zamana da yanmayın hiç;

Hayatı değiştirmek kendi elinizde…

***

Düşünebiliyor musunuz İstanbul kadar güzel olmayı…

İstanbul kadar seveni olmayı…

Ne gam…

Acaba İstanbul biliyor mu bu kadar çok sevildiğini…

Biliyor mu sevginin bedelinin bir öpücükten çok, ruha dolacak bir çift güzel söz olduğunu ya da haşin bakışlardan arınmış duyguların yumuşaklığını…

Ya bilseydi…

Ya okşansaydı İstanbul saçlarından,

Duyabilseydi sevildiğini,

Havasına suyuna, taşına toprağına göz değmeseydi böyle mi olurdu bu canım şehir…

Aşık Veysel''i anımsıyorum dizelerinde…

Toprak için yüreğinden kopanları söylüyor yalın ve cesur…

Yaraladım yüzünü kazma ile bel ile yine karşıladı beni lale ile gül ile…

Doğanın gösterdiği doğaçlamayı neden aklı olan bizler göstermeyelim.

Seni seviyorum demek bu kadar mı zor…

Hakikatle gerçek arasındaki farkı bulmak bu kadar mı zor…

Geçmiş yıllardan birinde bir toplantıda ''gerçek ile hakikat'' tartışılıyor…

Konuşmacılar iki kapılı bir handan girişimizi ve çıkışımızı, süreçte yaşadıklarımızı, hislerimizi aklımızın ve yüreğimizin sesini nasıl dinleyerek etrafa baktığımız anlatıyor…

Çıkardığım tek sonuç vardı o toplantıdan;

Bir tek şey var hayatta gerçek ya da hakikat; o da sevgi…

Gerçek; somut güzellikler olmalı diye düşünüyorum… El yapımı… Kişiye özel…

Mavi gözlerin tatlı tatlı bakışı… Derinliklerinde kaybolduğunuz o gözlerin size neler ilettiği… Bakmaya doyamadığınız o gözleri göz yapan rimelli-sürmeli kirpikler de aslında bir gerçek…

Bir camın ardından buğulu gözlerle sevgilinin gidişini seyretmek de bir gerçek…

Demli çayın damakta bıraktığı buruk lezzet de bir gerçek…

Duygu yoğunluğu yaşadığınız, hatta hayretle irkildiğinizde elinizden düşürdüğünüz o bardağın kırılışı da bir gerçek…

Tuz buz olmuş camı, elinizi kesmeden süpürmek de bir gerçek…

Yitirilen sevgilinin ardından boynu bükük kalmak ve onu fotoğraflamak da bir gerçek

İki kere ikinin dört ettiği,

Taşın sert, pamuğun yumuşak olduğu,

Dişin beyaz saçın siyah olduğu…

Bunların hepsi gerçek.

Peki;

Ömrün sınırının ne olduğu…

Domatesin kırmızı, biberin yeşil,

Ya da neden bazen domatesin yeşil, biberin kırmızı olduğunu hiç düşündünüz mü?

Gerçeği ararken içinde hilkatin ışığını da gördünüz mü?

Yaradanın gücünü bedeninizde hissetmiyorsanız gerçekle hakikati birbirinden ayıramazsınız ki…

Gördüğünüz her güzellik kuldan değil Allah''tan…

Kul yapımı güzellikler gerçeğin ta kendisi…

Hakikati arıyorsan eğer dön bak kendinden içeri.

Ferrari''ni gaz pedalı ile saatte 300 kilometre yapmak gerçeğin ta kendisi…

Gönül gözüyle etrafı seyretmek ve Allah''ın bahşettiği güzellikleri görmek, hakikatin ruha dolan gerçek güzelliği olsa gerek.

Dünyayı gerçekten seviyorsanız eğer, yaşamak size mutluluk veriyorsa hiç çekinmeden gözlerinize dolan güzellikleri ne olur gönül gözüyle bir seyredin. Göreceksiniz dilinizden çıkacak kelimeler sizi engin mutluluklara taşıyacak.

Seni seviyorum diyebilmek için önce kendinizin yanılmayacağını beklemeniz mutluluğa atacağınız adımları geciktirir sadece…

Emin olmak için zaman geçirmeyin…

Sevdiğinizi haykırın.

Hayatı kucaklayın…

Cömert olun sevgide…

Seni seviyorum deyin. Her zaman, bıkmadan uzanmadan…

Almadan vermesini bilmek,

Dünyanın size dönük gerçek yüzünü görmek kadar,

Bir çiçeğin zaman içinde yeşerdiğini, tomurcuklarının çiçek açtığını görmek de hilkaten bir güzelliktir…

Ve de unutmayın ki her gerçeğin içinde Allah''ın hikmeti vardır.

Sevgiyi dile getirmek;

Gerçekle hakikati kucaklamak;

Yaşamın hengamesi arasında, salkım saçak bir gönül yanında çiçek taşımaktır…