Siyaset ve gelenek

00:0025/07/2010, الأحد
G: 3/09/2019, الثلاثاء
Rasim Özdenören

Siyaset acaba bir ölçüde, biraz de gelenek demek değil midir? Ancak biz, kendi asal geleneğimizden (tradisyon) tümüyle kopup ayrıldığımız için, bu gün gelenek kelimesi bize fazla bir şey de söylemiyor olabilir.Gelenek denildiğinde geçmişimizi 1923''ten başlatırsak, bu yakın geçmiş içinde gelenekle ilgili ne bulabiliriz? Olsa olsa son 90 yılın karmaşasını, kargaşasını buluruz. Bu karmaşa ve kargaşa ise, icat edilmiş bir fenomendir. Yani o kargaşa ve o karmaşa, kendi çözümünü kendi içinden hâsıl etmeye

Siyaset acaba bir ölçüde, biraz de gelenek demek değil midir? Ancak biz, kendi asal geleneğimizden (tradisyon) tümüyle kopup ayrıldığımız için, bu gün gelenek kelimesi bize fazla bir şey de söylemiyor olabilir.

Gelenek denildiğinde geçmişimizi 1923''ten başlatırsak, bu yakın geçmiş içinde gelenekle ilgili ne bulabiliriz? Olsa olsa son 90 yılın karmaşasını, kargaşasını buluruz. Bu karmaşa ve kargaşa ise, icat edilmiş bir fenomendir. Yani o kargaşa ve o karmaşa, kendi çözümünü kendi içinden hâsıl etmeye muktedir değildir.

Oysa temel bir geleneğin süreği olarak ortaya çıkmış olan bir karmaşa ve kargaşa, kendi çözümünü de kendi içsel yapısından sökün ettirebilir.

Bu ülkenin asal geleneği İslam''dır. Ancak biz İslam''dan tümüyle koptuğumuz, kopartıldığımız için, süregelmekte olan kargaşanın, karmaşanın çözümünü onda aramayı ve onda bulmayı aklımıza bile getirmiyoruz. İslam''ın gerek dâhili siyasada, gerekse uluslar arası alanda işimize yarayabilecek ilkeleri var mıdır, sorusunu bile sormuyoruz. Sormuyoruz ve soramıyoruz, çünkü sormak için bilmek gerekir.

İslam''ın gerek dâhili siyasada, gerek uluslar arası alanda öngördüğü ilkeler günümüzün hiçbir demokrasisinde henüz ulaşılmamıştır. Onun öngördüğü barış düzeni ve düzlemi, günümüzün ulusalcı demokrasilerinin mahiyeti icabı ulaşamayacakları bir uzaklıkta, bir uzak erimde yerini alıyor.

Günümüzün sınıflı ve ayrımcı Batı telakki tarzının ve son tahlilde ulusalcı tutumun ürünü olan demokrasisi, istese de istemese de ayrımcı bir karakter taşıyor. Ve onun bu karakteri hem ulusal düzlemde, hem uluslar arası alanda ister istemez ayrımcı, ayrılıkçı ve son tahlilde ırkçı bir anlayışa geçit veriyor.