
Bir vakitler, özellikle de 28 Şubat sürecinde, sıklıkla “En güvenilir kurum anketi…” yapılırdı.
Kimin, nerde, nasıl yaptığı pek bilinmeyen mezkur anketin sonucunda, en güvenilir kurum TSK; en güvenilmezi de “siyaset kurumu” ilan edilirdi.
Maksat, “siyaset kurumunu” gözden düşürmekti.
Bir millet savaşta ordusuna, siyasette de bizzat kendisinin seçtiği milletvekillerine güvenecekti elbette.
Bundan daha normal ne olabilirdi?
Tankı, topu, füzeyi en iyi biz kullanırız iddiasında bulunan milletvekilleri mi vardı ki, böylesine tuhaf bir karşılaştırma yapılıyordu?
Savaştan, silahtan (askerlere nazaran) daha iyi anladığını iddia eden herhangi bir milletvekili yoktu ama…
Gazetecilere, sivil toplum kuruluşlarına, savcılara brifing verecek kadar siyasetten anladığını iddia eden askerler çoktu.
Bu anketle…
Siyasetten en iyi biz anlarız demeye getiren askerlere yol açmak isteniyordu. Millete, seçtiklerine güvenme demeye getirmenin başka izahı da yoktu.
Aynı odaklar, “aynı” anketi şimdi yapsalardı, hiç kuşkusuz HSYK''yi en güvenilir kurum ilan ederlerdi.
Çünkü onca kampanya, tezvirat ve tahrike rağmen harekete geçiremedikleri TSK''ya güvenleri muhakkak azalmıştır.
Gelgelelim HSYK da gerçekten “güzel” bir kurummuş!
En güvenilir kurum muhabbeti bir yana, kendine en güvenen kurumdur.
Her şeyden evvel dikensiz gül bahçesi gibi tastamam sorunsuz bir yapılanması var.
Adalet Bakanı ve müsteşarı hariç, bütün üyelerini Yargıtay ve Danıştay seçiyor; Yargıtay ve Danıştay üyelerini de kendisi.
Hulasa…
Dışarıya malzeme verilmez, kapalı devre bir durum!
Mahkemelerin savcı ve hakimleri de HSYK''den bağımsız değil. (Şemdinli Savcısı Sarıkaya''nın akıbetini hatırlayın iktiza. )
Yerel mahkemelerin kararlarını temyiz makamı neresi?
Danıştay ve Yargıtay.
Peki, Danıştay ve Yargıtay üyelerini kim belirliyor?
HSYK.
HSYK kararları yargıya açık mı?
Nerdeee!..
Sonuç itibariyle, al gülüm ver gülüm; seç beni seçeyim seni bir kurum HSYK.
Bu kadar keyfi yerinde, bu kadar “Yargıtay”ı “Danıştay”ına denk bir kurum var mı yeryüzünde?
Gerçi son günlerde biraz rahatları kaçmış!
Zira söz konusu halleri artık göze batmaya başladı.
Gevşekliklerinin de payı var bunda.
Hakkında Ergenekon''dan inceleme başlatılan biriyle yemek yersen “objektifin” gözüne de batarsın haliyle.
Sonra da, YARSAV Başkanı Eminağaoğlu gibi, “Yargı, yargıya bırakılsın…” diye feveran edersin!
Bırakılmasın diyen mi var?
Yargı, Ergenekon zanlılarıyla yemek toplantısından vakit bulup da, kendisiyle baş başa kalamıyor, mesele orda!..
Sayın Eminağaoğlu''nun “En kahraman Rıdvan” edasıyla, Ergenekon kovuşturmalarına göğsünü siper etmesine bakacak olursak, HSYK''nın rahatı çok daha evvel, hatta Ergenekon kovuşturmasının bidayetinden beri kaçmış durumda.
Bu arada, feci derecede rahatı kaçan biri daha var:
HSYK''nın keyfiliğini dillendirmeye, “Azgın grubun saldırısı” diyen, Vatan Gazetesi yazarı, hukuk profesörü Süheyl Batum.
Ergenekon davasına karşı estek köstek yaklaşımından belliydi böyle söyleyeceği.
Hazretin hukuk konusundaki maharetini 28 Şubat sürecinden biliyoruz zaten.
Bu işlerin profesörüdür gerçekten de.
Bir ara CHP Genel Başkanlığı''na da soyunmuştu hani.
Olmadı, lakin yakışırdı…
CHP yine iktidar yüzü göremezdi, ama, Ergenekon''un avukatlığını Baykal''dan daha usturuplu şekilde yapacağı kesindi.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.