Pagan mabetlerinde dua eden Papa ve yeni kolonyalizm

04:0018/03/2021, Perşembe
G: 18/03/2021, Perşembe
Selçuk Türkyılmaz

Yeni ABD başkanının Türkiye’yi arayıp aramaması üzerinden kendilerine göre gündem oluşturmaya çalışan ve bunun üzerinden kalem oynatanların varlığı herkese aşikârdır. Bunların özellikle muhafazakâr muhalefet cenahında olanları daha çok dikkat çekiyor. AK Parti iktidarlarından önce Türkiye’nin bağımsızlıkçı siyaseti belirli düzeyde başarıya ulaşmış olsa da Amerika ve Avrupa devletlerini baskısıyla her on yılda tekrar eden darbeler dışarı ile ilişkilerin görülmesini engelliyordu. Bu sebeple Avrupacı

Yeni ABD başkanının Türkiye’yi arayıp aramaması üzerinden kendilerine göre gündem oluşturmaya çalışan ve bunun üzerinden kalem oynatanların varlığı herkese aşikârdır. Bunların özellikle muhafazakâr muhalefet cenahında olanları daha çok dikkat çekiyor. AK Parti iktidarlarından önce Türkiye’nin bağımsızlıkçı siyaseti belirli düzeyde başarıya ulaşmış olsa da Amerika ve Avrupa devletlerini baskısıyla her on yılda tekrar eden darbeler dışarı ile ilişkilerin görülmesini engelliyordu. Bu sebeple Avrupacı ve Amerikancı çevrelerin vesayetçi ilişkileri gün yüzüne çıkmıyordu. İlk defa Erdoğanlı yıllarda Türkiye’nin bağımsızlıkçı siyaseti uzun süreli bir başarıya ulaştı. Vesayet ideolojisine göre şekillenmiş bağımlı yapıların deşifre olmaya başlaması da bunun bir sonucudur.

Vesayet ideolojisine göre şekillenmiş bağımlı yapıların Türkiye ile sınırlı olmadığını söyleyebiliriz. Papa’nın resmine iliştirilmiş harita, vesayet ideolojisinin coğrafyamız açısından büyük bir sorun teşkil ettiğine delalet eder. Tanzimat sonrasında Osmanlı merkezî otoriteyi güçlendirmeye çalışmıştı. Tren yollarının yapımına önem verilmesi de merkezî otoritenin güçlendirilmesi arayışından kaynaklanıyordu. Merkezî otoritenin güçlendirilmesi sömürgecilik karşıtlığını işaret eder. Askerî olarak hızlı hareket edebilmek için stratejik adımlara ihtiyaç vardı. Nitekim 93 Harbi’nde hızlı hareket edemediğimizden dolayı Ruslar, Şıpka Geçidi’ne bizden önce vardı ve bu da mağlubiyeti kaçınılmaz hâle getirdi. Adem-i merkeziyet siyasetini Şıpka Geçidi’nin kaybı ile birlikte ele almak gerekir. Vesayet ideolojisini de somut yapılarla ilişkilendirebiliriz.

Türkiye, 2010’lardan itibaren coğrafyanın tamamında varlığını yeniden gösterdi. Yaklaşık yüz yıl sonra ortaya çıkan ve süreklilik arz edeceği anlaşılan irade beyanı kolonyalist ilişkilerden beslenen yapıları hareketlendirdi. Evet, Osmanlı döneminde olduğu gibi coğrafî açıdan büyük bir devlet değiliz ama adem-i merkeziyet fikrinin içeride ve dışarıda nüfuz alanlarının genişlediğini söyleyebiliriz. Papa’nın resmine iliştirilmiş harita sadece kolonyalist güç merkezlerinin ve ideolojilerin dönüşüne mi işaret ediyor yoksa içerideki temsilcilerin bağımlılık derecelerine mi? Papa’nın pagan tapınaklarında ibadet edecek kadar din dışı eğilimlere kucak açması kendi başına sorunlu bir durumdur. Fakat bundan daha önemli olan ise aynı makamı işgal edenlerin Haçlı Seferleri tarihinde oynadıkları uğursuz rolü hatırlatırcasına sahneye çıkmasıdır. Papa paganları da arkasına alarak fetihlere çıkmak mı istiyor? Avrupa’da ve Amerika’da dinî kurumların değerden düştüğü ve paganizmin hızla yayıldığı biliniyor. Dolayısıyla Papa’nın paganların kolonyalist fetihlerine de öncülük etmek istediği gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Basra Körfezi kolonyalist çağda önem kazandı. Haçlı Seferleri zamanında Doğu Akdeniz öne çıkmıştı. Anadolu üzerinden Kudüs’e ulaşmışlar, İslam dünyasında düzen ve istikrarın uzun bir dönem yok olmasında büyük rol oynamışlardı. Haşhaşîler bu düzensizlikten beslendi ve uzun süre devletlerin varlığını tehdit etti. Bugün de devletlerin varlığını tehdit eden yapılardan bahsediyoruz. Küresel ilişki ağları içinde teşekkül eden yapıların bâtınî inançlarından ve deizmden bahsediyoruz. Daha derin tahliller ile yeni inanç biçimlerinin pagan özelliklerini görebiliriz. Dinî grupların liberal dili benimsemekte aceleci davrandıkları bir ortamda adem-i merkeziyet fikrini kolonyalizm ve coğrafyanın geleceği bağlamında tartışmanın çok daha önemli olduğunu söylememiz gerekir.

İslamiyet, Doğu ile Batı arasında kalan dünyanın merkez coğrafyasında düşünce birliğini inşa etmişti. Bu, yaşadığımız coğrafyayı çok daha değerli hâle getirdi. Her ne kadar savaş zamanlarından bahsetsek de düşünce birliği ile kısa zamanda düzen tesis edilebiliyordu. Coğrafyanın yeniden çözülme aşamasında Türkiye’nin direnişi ile yeniden bir umudun doğduğunu görebiliyoruz. Fakat aynı zamanda Biden’dan medet umanlar da sahneye çıkıyor. Bunlar arasında muhafazakâr muhalefetin dikkat çektiğini söyledik. Bunun masum bir davranış olmadığı açıktır.

Adem-i merkeziyet kavramını özellikle dile getirdim. Azınlıkçı ideolojiler, cemaatçi dayanışma ve küçük devletlerin çıkarcı davranışları coğrafya bilincini zayıflatıyor. Hâlbuki II. Karabağ Savaşı, sorunları çözme kapasitemizi de gösterdi. Papa’nın pagan mabetlerinde ibadet etmek zorunda kalması önemli bir gelişmedir.

#ABD