
Çocukken balerin olma hayalindeki Hümeyra; ''ne olmak istediysem olamadım, neyin eğitimini aldıysam onu yapamadım'' diye özetlese de hayatını, neye elini atsa en iyisini yaparak veriyor sınavını.
1968 yılında tesadüfen keşfedilen Hümeyra; 40 yılı aşkın sanat hayatı süresince, elini attığı her işte başarılı olmasının bir formülü olmalı diye düşündürüyor insana.
10 yaşında babasını kaybeder Hümeyra. 20 yaşında bir trafik kazası geçirir, yüzünün bir tarafı paramparça olur. Balerin olma hayalinde iken; hayatın onu savurduğu mecburi durakta, önünde yepyeni pencereler açılır. Bir plak firmasında grafiker olarak çalışırken; herkesin çıktığını düşündüğü bir anda, gitarıyla üzerinde çalıştığı besteyi çalmaya başlar. Henüz firmada olan patronun kulağına ulaşan hüzünlü ses. Kim söylüyor merakı. 1968 yılında başlayan müzik serüveni. Kördüğüm, Sessiz Gemi, Otuz Beş Yaş.
''1969''dan 1976''ya kadar fenomendim'' diye özetler o yılları. ''Tarkan gibi dolanıyordum sokaklarda.'' 1980''li yıllarla beraber arabesk furyası başlayınca şarkılarına talep azalır. Butik, restoran işletmeciliği yapar. Çok kazandığı günlerden parasızlık işsizlik çektiği günlere hızlı bir geçiş. 1981''de son kırkbeşliğini çıkardıktan sonra oyunculuk serüveni başlar. Şarkıcıdan oyuncu olur mu önyargılarını kırması uzun sürmez. Ne yaparsa en iyisini yapan Hümeyra, farkını bir kez daha ispat eder. Kendisini oyuncu olarak Avrupa Yakası''nda keşfedip ''daha önceleri nerelerdeydiniz, bizi niye oyunculuğunuzdan mahrum bıraktınız'' diyenlere sitemkar yaklaşımı bu yüzdendir. ''30 yıllık oyuncuyum 15 yıl Harbiye Şehir Tiyatrosunda oynadım, gelip izleseydiniz!''
Kırılan kalbine rağmen onurlu susuşuyla her defasında bir kez daha fethetti sevenlerinin gönüllerini. Yıllar önce Fikret Hakan ''evliyken dövüp burnunu kırmıştım'' açıklamasını yaptığında da, Avrupa Yakası''ndan apar topar gönderildiğinde de bozmadı sükûnetini. Konuyla ilgili ne eğri ne doğru konuşmayarak, hiçbir şey söylemeyerek aslında çok şey söyledi anlayana.
Babam ve Oğlum, Ulak, Üzgünüm Leyla, Estağfurullah Yokuşu… Geniş kitlelerce Avrupa Yakası''ndaki İfot karakteri ile tanındı ve keşfedildi. Hüzünlü ifadesi, matrak uçuk kaçık İfot ile birleşince ortaya seyrine doyulmaz bir karakter çıktı. Soldan soldan geliyorlar repliği ile hafızalara kazındı.
Gece geç saatlerde çekimler devam ederken gerçekten soldan soldan gelirler. Günün yorgunluğuna yan stüdyodan gelen sesler eklenince, rolüne konsantre olmakta zorlanır. Uyardığı grup içinde oğlunu canlandıran Ata Demirer''in olması stresli günlerin başlangıcı olur. ''Ben bir daha bu kadınla yan yana gelmek istemi-yorum'' tepkisini sezon sonuna kadar devam ettirir Ata Demirer. Hümeyra ''benim için bir problem yok gençlikte olur böyle şeyler'' deme büyüklüğünü gösterir. Sözünü tutar Ata Demirer. Birlikte olan sahneleri ayrı ayrı çekilerek montajlanır. Bu da yetmez sezon sonunda dizi kadrosundan ayrılarak bedel ödettirmeye devam eder Ata Demirer.
Herkes -yapımcısı ve senaristi dahil- Ata Demirer''in ardından Evrim Akın ve Bülent Polat''ın da kadrodan ayrılmasıyla Avrupa Yakası''nın sonunun geldiğini düşünür. Gülse Birsel köşesinde 100. bölümde sona ereceğini ilan eder dizinin. Ki altı hafta sonrayı işaret etmek-tedir final günü. Kadroya dahil edilen yeni oyuncular senaryoya yeni bir açılım kazandırmakta gecikmez. Dizinin en pahalı oyuncusu, senaryonun üzerine kurulduğu karakterin yokluğuna kısa sürede alışır seyirci. Reytinglerinin düşmesi, rakip kanalda oynayan Yaprak Dökümü''nün hızlı yükselişi etkilemez dizinin akıbetini. Reklamverenlerin tercih ettiği bir dizi olarak yoluna devam eder Avrupa Yakası. Her sezon ayrılanlar ve kadroya dahil olan yeni oyuncular PR olarak artı hanesine yazılır.
Diziden ayrılan Ata Demirer senaryoda askere gönderilerek dönüş kapısı aralık bırakılır. İki sezon sonra askerden döndüğünde seyirci bir başka sürpriz ile karşılaşır. Evin annesi olmazsa olmazı İffet, bir kavga sonucu evi terk etmiştir. Yapımcı zam konusunda anlaşamadıklarını, Hümeyra''nın karşılanamayacak bir zam istediğini iddia etse de; Ata Demirer''in dönüşü için Hümeyra feda edilmiştir. Onca ayrılana rağmen yokluğu hissedilen ilk oyuncu olur Hümeyra. Dizinin çimentosu, evin direği yoktur artık.
Hümeyra yokluğu da varlığı da aynı şiddette hissedilen bir oyuncu. Oyun gücü o kadar güçlü ki senaryo kusurlarını kapatabiliyor oyunculuğuyla. Melekler Korusun''da olduğu gibi. Pahalı ve reytingi yüksek yapımların bile ekrana dönüşümlü olarak geldiği bir dönemde, kanalların krizi en çok hissettikleri bir dönemde yayına başlayan Melekler Korusun, seyirciyi Hümeyra''nın oyunculuğu ile avladı. Karakterlerin karaktersizleştiği, senaristlerin sayısız defa senaryoyu toparladığı Melekler Korusun''u, Hümeyra''nın koruduğu yokluğunda iyice su yüzüne çıktı.
Yaptığı işin hakkını vererek yapan. Yaptığına ve söylediğine inananların aksine; inandığını yapan ve inandığını söyleyen bir oyuncu olduğu için, dahil olduğu projelerde inandırıcılığı yüksek Hümeyra''nın.
''Çok yönlülük, eğilimlerden biri tutkuya dönüşmediği zaman başa beladır. Çünkü hiçbirinden yeterli verimi almak mümkün olmaz. Ben müziğe tutku halinde bağlı değilim'' der Hümeyra. ''Benim tutkum bir şey üretmek.''
Üretmek tutkusu olduğu için müzikte de oyunculukta da başarılı. Yaptığı işe hayatını vakfettiği için başarılı Hümeyra.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.