Dizi sektörü nasıl kurtulur?/ 3

00:0031/10/2013, Perşembe
G: 9/09/2019, Pazartesi
Sema Karabıyık

Dizi sektörü nasıl kurtulur başlığı altında yayınladığım iki yazı daha önceki yıllarda yayınlamış olduğum yazılardan derlemeydi. Erken final yapan, final yapma fırsatı bulamadan bir anda yok olan, 100. bölümde reyting bir dizinin daha sonunu getirdi haberleri ışığında final yapan diziler vesilesiyle yazmış olduğum yazılardan alıntıydı. Gelinen noktada dizilerin eskisi kadar ilgi görmemesini değişen reyting paneline bağlayanların aksine gidişatın uzun zamandır normal olmadığının altını çizmek niyetim.Kontrolsüz

Dizi sektörü nasıl kurtulur başlığı altında yayınladığım iki yazı daha önceki yıllarda yayınlamış olduğum yazılardan derlemeydi. Erken final yapan, final yapma fırsatı bulamadan bir anda yok olan, 100. bölümde reyting bir dizinin daha sonunu getirdi haberleri ışığında final yapan diziler vesilesiyle yazmış olduğum yazılardan alıntıydı. Gelinen noktada dizilerin eskisi kadar ilgi görmemesini değişen reyting paneline bağlayanların aksine gidişatın uzun zamandır normal olmadığının altını çizmek niyetim.

Kontrolsüz bir büyümeydi gerçekleşen 90"ların pop müzik furyası gibi. Çekim kalitesi, oyunculuk gibi teknik ilerlemeler; felsefesi, derdi, derinliği olan tema çeşitliliğine sahip nitelikli senaryolarla desteklenmediği sürece geri dönüş hızlı düşüş kaçınılmazdı. Nitekim tüm manipülatif yöntemler denendi, manipülasyonun son kullanma tarihi doldu. Ahlaki ikilemde bırakılarak seyretmeye mahkum edilen izleyicide ahlaki kanıksama tamamlandı. Şimdi seyirci neden tepki göstermiyor sorusu soruluyor köşelerde.

Kimyası mükemmel uyumlu, fan kulüpleri olan, yılın çifti diye lanse edilen oyuncuların ortada sağlam bir senaryo yokken seyirci çekmesi imkansız. Hikayeye senaryoya yatırım yapmadan dizi sektörünün içine düştüğü çıkmazdan kurtulması mümkün gözükmüyor.

Peki senaryoya nasıl yatırım yapılır, senaryo dizileri nasıl kurtarır? Öncelikle fikir atölyeleri kurulması gerekiyor. Fikir üretmekle fikri hikayeleştirmek sonrasında senaryolaştırmak birbirinden çok farklı süreçler. Dizi tarihi yanlış hikaye yanlış senaryo yüzünden heba edilmiş fikirlerle dolu cümlesini ne kadar kurmak isterdim şu an. Ama bizde maalesef ağırlıklı olarak fikirden değil klişeden yola çıkılıyor. İmkansız aşk klişesi en vazgeçilmezi, zengin fakir çatışması ise olmazsa olmazı dizilerin. Son yıllarda kötülüğü aile içine taşıyan hikayeler eklendi, üçgen aşkların taraflarının kardeş olması ise en derin bakış açısı senaryoların.

Kağıt üstünde çok klişe gibi görünen fikrin kurgu ile nasıl cazip hale getirildiğinin en başarılı örneği Ezel"di. Ama Ezel de ilk sezonda hikayesi tükenmesine rağmen reytingi iştah kabartınca yapımcı baskısıyla devam etti ve tükenerek vedalaştı seyircisiyle. Kör ölür badem gözlü olur misali Hollywood uyarlamasını yapacak haberleri eşliğinde kıymetini bilemediğimiz dizi diye ağıtlar yakılan Son ise orijinal kurgusuna rağmen yayından önce çözümlenmemiş yapısal problemleri nedeniyle günden güne seyirci kaybeden bir dizi oldu. Düğümler çözüldüğünde bütün hikayeyi üçgen bir aşkın içine hapsetmesi ise en büyük hayal kırıklığı idi. Fikir ve kurgu olarak yakaladığı başarıyı muhafaza edebilmek için dizi ekrana gelmeden önce izleme gurubuna izletilse, oluşan soru işaretleri çözümlense idi nehirden geçerken at değiştirmek zorunda kalmadıkları gibi geç kalmış da olmayacaklardı.

Yayın öncesi iki farklı izleme grubu oluşturulabilir birincisi reyting panelinin minyatürü gibi her yaştan her gruptan oluşan çeşitliliği yüksek bir seyirci profili; diğeri ise hedef kitle ağırlıklı.

Senaryo gurusu diye adlandırabileceğimiz senaryo danışmanlarına ihtiyacı var sektörün. Özellikle yeni diziler ekrana gelmeden hatta çekimler başlamadan önce senaryo aşamasında değerlendirebilecek ve önerilerde bulunabilecek senaryo uzmanlarına. İlk üç bölüm seyirciyle tanışmak, vaatlerde bulunmak ve vaatlerini tuttuğunu göstermek açısından çok değerli. Hikayenin tamamına hakim olan senarist ne anlatacağını bildiğinden hikayenin kuruluşunun seyirci açısından doyurucu olup olmadığını değerlendirmesi güçleşebiliyor. Dışardan bakan bir göz sorduğu doğru sorularla hikaye muazzam bir açılım kazandırabilir.

Bütün bunlardan sonra en büyük ihtiyaç nitelikli televizyon eleştirmenleri. Aynı hikayelerin, temaların, klişelerin ters yüz edilmesiyle yoluna devam eden dizi sektöründe; senaryo çeşitliliğinin yakalanabilmesi için bağımsız, tarafsız ve dizileri senaryo açısından kritik edebilecek yazarlara ihtiyaç var. Reyting listesinden, bağlı olduğu gruptan ve ilişkilerinden bağımsız değerlendirebilecek yazarlara. Set haberciliği yapan değil; yorumlarını ilişkilerine rehin vermeden yazabilecek yazarlara. İşte o zaman bu sezon dizinin entrikası zayıf kalmış, izlenmesini istiyorsanız aşk hikayesine hızlı giriş yapın gibi ucuz önerileri dikkate almaktan kurtulabilir senaristler.

Farklı bakış açıları hikayeye açılım kazandırır, zenginleştirir. Mesafesizliğin getirdiği yandaş övgüler yerine gerçeği dile getiren tespitler sektörün kurtuluşu için gerekli.