
Under the Dome (Kubbenin Altında) Stephen King"in 2009 yılında yayınlanan aynı isimli romanının dizi uyarlaması. Sıradan bir kasabanın gizemli bir güç tarafından dünyanın geri kalanıyla bağlantısının kesilmesi sonucu, kasaba halkının yaşadıklarını ve birbiriyle karşı karşıya gelmelerini anlatıyor. Bir kasabada yaşananlar, beşeri ilişkiler, aşk, aldatma, yalan, sırlar; tüm temaları barındırıyor içinde, ama hikayenin kuruluşundaki orijinallikten dolayı farklı bir bakış açısı yakalamayı başarıyor.
Yazım süreci 25 yılı bulan, 1000 küsur sayfalık bir roman Under The Dome. 13 bölüm olarak yapılan anlaşma sonrası seyirci tarafından ilgi görürse devamı çekilecekti. 160 sayfalık romandan 200 bölüm çıkartan yerli dizi sektörü, 1000 sayfalık bir romandan kaç bölüm çekmeye niyet ederdi acaba?
Yaz sezonunda yayınlanmasına rağmen pilot bölümü 13 milyon kişinin seyretmesi, yeni sezon için anlaşma yapılacağının göstergesiydi. Fikir orijinal, ama senaryo olarak kusursuz değil Under The Dome. Karakterlerin sır dolu geçmişleri, açıklanmayan bağlantılar yeterince ortaya serilmediği, kasaba halkının kubbeyle imtihanına ağırlık verildiğinden, merak duygusu yeterince olgunlaşamadı ilk bölümlerde. Politik ekolojik mesajlar, düşmeyen tempo gelecek vaat ederken; her bölüm cevabını bulan soruların yeni gizemlere gebe olması merak duygusunu yavaş yavaş zirveye taşıdı. İkinci sezon onayını biraz zorlanarak da olsa aldı Under The Dome. 30 Haziran Pazartesi akşamı başlayacak 2. sezon ilk bölümünün Stephen King tarafından yazılmış olması da ilgi çekici bir detay.
Neredeyse bütün kasaba hikayeleri bir yabancının kasabaya gelmesiyle başlar. O yabancı, kasabalının, kasaba gerçekleriyle yüzleşmesine vesile olur, bir nevi ilişkilerde turnusol kağıdı görevini üstlenir. Under The Dome"da bu kişi Barby lakabını kullanan genç adamdı, Hatasız Kul Olmaz"da ise Ferit. Osman Sınav"ın iki yıldır üzerinde çalıştığı, şimdiye kadar çektiğim en iyi senaryo dediği, 20"den fazla karakterin olmasıyla övündüğü Hatasız Kul Olmaz"ın ömrü uzun olmadı, beşinci bölüm itibariyle düşük reytinglerden dolayı yayından kaldırıldı. Yine büyük ihtimal kaliteden anlamayan reyting paneline çıkartılacak fatura. Seyir zevki fena olmayan, kaliteden ve senaryodan hasbelkader anlayan birisi olarak ilk bölümü seyretmekte zorlandığımı itiraf etmeliyim. Tanıtımlarını Kur"an-ı Kerim"i referans alarak Enam Suresi der ki diyerek yapması önyargımı kavileştirmişti ekran başına geçerken. İlk bölüm sonunda zihnimden geçen soru şuydu: o tanıtımla anlatılan hikayenin ne alakası var! Hoş ortada anlatılan bir hikaye de yoktu ilk bölüm itibariyle.
Mustafa Kutlu"nun Zafer yahut Hiç romanından esinlenen dizinin kurgusunun tıpkı hikayesi gibi farklı olduğu iddiasındaydı dizi ekibi. "Küçük ve sakin bir kasabaya tam da bir düğün esnasında yabancı bir adam gelir ve işler fena halde karışır. Çünkü ne kasaba o kadar sakindir, ne de adam o kadar yabancı. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bütün sırlar açığa çıkacaktır."
Kasabayı şeriflerin yönettiği bir yer sanma algısı kovboy filmlerinden miras. Bir İtalyan dizisinden uyarlanan Zeytin Tepesi bütün yerlileştirme çabalarına rağmen bu algıyı yıkamamıştı. Belki de benim yıkamamıştı dediğim şeyi onlar özel olarak itinalı bir şekilde inşa etme gayretindeydi. Kirli ilişkiler ağında, bir cinayet üzerinden şekillenen, birbirine bağlı hayatları anlatan Zeytin Tepesi de tıpkı Hatasız Kul Olmaz da olduğu gibi ne anlattığının ve neden anlattığının tam olarak farkında değildi. Senaryo inşa aşamasında yaşanan bu tereddüt seyirciyi ilk sahneden itibaren etkisi altına aldı.
Kasaba adı altında anlatılan hikayelerin ne gerçeklerle ve gerçeklikle ilgisi var ne de bizim hayatımızla. Şehirde geçen hikayelerde büyük şehrin kaosundan dolayı anlatılan hikayeler acaba mı eşliğinde de olsa seyredilirken; söz konusu kasaba olduğunda daha kolay reddediyor seyirci. Küçük kasabanın büyük sırları, kirli ilişkiler ağı, aksiyon ve komedi ile süslense de kabul görmekte zorlanıyor. Bir kasaba hikayesi anlatmak üzere yola çıkılan ama marjinal karakterlerin ağırlıkta olduğu sıra dışı olaylar kasaba algısının çok uzağına düşüyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.