Kayıp Şehir"in yoksulluk halleri

00:0030/09/2012, Pazar
G: 6/09/2019, Cuma
Sema Karabıyık

Sezen Aksu diziye özel beste yaptı haberleri ile PR"ını yapan Kayıp Şehir, edebiyatçıların kaleminden çıkan senaryosuyla beklenti çıtasını yükseğe koymanın derin ızdırabını yaşıyor. Şehrin arka sokaklarını anlatmaya niyetlenmek, kamerayı gerçekten arka sokaklarda dolaştırmak yetmiyor bir diziyi farklı kılmak, derinleştirmek adına. Yeşilçam"dan kalma namuslu hayat kadını klişesinin yanına travestileri, zencileri iliştirmek ötekini anlatmaya niyetli bir dizi için oldukça yetersiz argümanlar. Ezilmişler

Sezen Aksu diziye özel beste yaptı haberleri ile PR"ını yapan Kayıp Şehir, edebiyatçıların kaleminden çıkan senaryosuyla beklenti çıtasını yükseğe koymanın derin ızdırabını yaşıyor. Şehrin arka sokaklarını anlatmaya niyetlenmek, kamerayı gerçekten arka sokaklarda dolaştırmak yetmiyor bir diziyi farklı kılmak, derinleştirmek adına. Yeşilçam"dan kalma namuslu hayat kadını klişesinin yanına travestileri, zencileri iliştirmek ötekini anlatmaya niyetli bir dizi için oldukça yetersiz argümanlar. Ezilmişler yoksullar deyince neden hep akla aynı klişeler gelir sorusunu sormadan edemiyor insan izlerken.

Uçurum, tuzağa düşürülen yabancı uyruklu kadınların nasıl sermaye yapıldığını tüm çıplaklığıyla anlatmaya çalışırken; söz konusu yerli bir karakter olduğunda neden Yeşilçam klişesinden sıyrılınamaz? Namuslu, güzel, bakımlı, kendi ayaklarının üzerinde duran hayat kadını profili ile hedeflenen nedir?

Göç gibi sosyal gerçekliği olan bir temaya yaslıyor sırtını Kayıp Şehir. İki yıldır İstanbul"da yaşayan ve çalışan evin büyük oğlunun yanına dört çocuğu ve kayın pederiyle göç eden otoriter bir anne var başrolde. Nazan Kesal"in başarılı oyunuyla o kadar gerçek ki! Gerçekçi değil gerçek. Ama sadece anne gerçek oyun olarak da karakter olarak da. Diğerleri yoksul ezilmiş, trendi tabiriyle kaybedenleri anlatmak için projelendirildiği her hallerinden belli karakterler. Umutlarını yanlarına alıp büyükşehire göçmüş bu insanlar her yeni günle birlikte kaybetmeye devam edecekler. Yoksulluk konusunda hakim yargı yoksul olmak kişinin kendi suçudur bir dizi aracılığıyla hayat bulacak böylece. Yazarları ve kanalı farklı olsa yandaş olmakla suçlanabilirler pekala.

Bir iki diyalogda geçmese doğudan göçmüş zannedeceğimiz aile tahminlerin aksine Karadeniz"den göçmüş. Ağırlıklı olarak kara gözlü esmer çocuklar, Ahmet Mekin"e yapılan dublaj harici Karadeniz şivesinin esamesinin okunmadığı dizide neden göçmüşler sorusunun cevabı verilmedi. Toprak ayağımızın altından kaydı, felaket geldiğinde sen yoktun zaten gibi birkaç diyalog dışında o konuya henüz girilmedi. Neyse önemli değil, hikayenin kendini gizleme hakkı senaristte saklıdır, zamanla öğreniriz diyelim ama iki yıldır İstanbul"da yaşayan, iş güç sahibi oğlunun yanına gelince ilk kareden çok yoksul olduklarına seyircinin inanması beklenmemeli. İlk kareden bir yokluk masalı anlatılmaya başlanıyor ama destekleyen hiçbir argüman yok. Misal sofra kuruluyor ama kameranın görevi o sofrayı göstermek değil saklamak! Zaten mesele topraklarından kopup gelmiş bu ailenin büyük şehirde tutunma mücadelesi, neden yoksul olduklarının sorgulanması, anlaşılması değil. Mesele futbolcu olmayı hayal eden, ya futbolcu olurum ya hiç diyecek kadar rest çeken İrfan"ın hayat kadını ile tanışması, annesinin bozdurması için verdiği bileziğin tüm parasını bi travestinin hastane masrafları için vermesi, bölüm başı yaptığı hoyratlıklarla ailesini iyice zor duruma düşürmesi. Neticede düştüğünüz durumdan yoksulluluğunuzdan yokluklardan sorumlu sizsiniz hükmünü seyircinin beynine işlemek.

Ailesini ayakta tutmak için meyhanede bulaşıkçılık yapan annenin işteki ilk gününde dolaptan et çalması, yolda sözde vicdanına yenik düşerek eti köpeğe vermesi ahlak vicdan sorgulaması yapmaya çalışan senaristlerin kendi ayaklarına sıktıkları kurşundu. Topçu olma sevdasına yenik düşen İrfan kardeşinin çalıştığı kuru temizlemeciden gömleği çalmakta sakınca görmedi diyelim, Kadir gönlünü düşürdüğü çalışma arkadaşının haftalığının kesilmesine sebep gömleği abisinin üzerinde gördüğü zaman gömleği parçalar mı yoksa o gömleğe zarar vermeden yerine koymaya mı çalışır? Eylemler çizilen karakterle uyumsuz olduğunda bu soru soruluyor mecburen seyirci locasında. Her atılan adımda her sahnede aile biraz daha dara düşsün yoksulluktan yoksulluk beğensin isteniyor adeta.

Günümüzde geçmesine rağmen dizinin neden eski bir imaja sahip olduğuna gelince, Kayıp Şehir 1960 yapımı İtalyan filmi Rocco ve Kardeşlerinden esinlenme. Kayıp Şehir"de yoksul hayatların neden yoksul olduğunun irdeleneceğini zannediyorsanız hiç yorulmayın derim zira suçlu Rocco"dan ilhamla tamamen İrfan.