
Seyirci genelde ekran başına üç konumdan birini tercih ederek geçiyor: müptelası olarak izlemek, dalga geçerek izlemek, sevmeye sevmeye izlemek. İlkinde haz, ikincisinde eğlence, üçüncüsünde ise mecburiyet söz konusu. Ekrana bakınca müptelası olarak izlenen diziler bir elin parmaklarını geçmiyor, dalga geçerek veya mecburiyetten izlenense bir sürü dizi var ekranda.
Dalga geçerek seyrediyorum ve çok eğleniyorum ifadesini sıklıkla dillendirenler sosyal medya halkı. En çok haber olma rekoru kıran dizi ve programlar genelde dalga geçerek izleyenlere borçlu kırılan rekoru. Gala gecesi ertesi değişmez bir şekilde şu başlık çarpıyor göze: falanca dizi twitter''ı salladı. En son Karadayı salladı twitter''ı. Kenan İmirzalıoğlu''nun yeni dizisi diye tanıtılan Karadayı, Ay Yapım markasını arkasına almanın rahatlığıyla geldi ekrana. Genel seyirci için Yaprak Dökümü, AB grubu daha ziyade internet gençliği için de Ezel referansı olan Ay Yapım; Ezel''in ikinci sezonuyla ve geçen seneki Son fiyaskosuyla internet gençliğine karşı imajını zedelese de; bugüne kadar hep uzun vadeli yüksek reytingli işlere imza atmış olan Kenan İmirzalıoğlu faktörü dinamik bir etkendi.
Karadayı''nın senaristlerinin referansları ise ne yazık ki yapım şirketi ve oyuncular kadar sağlam değil. Çıktıkları yolla ulaştıkları menzil arasında büyük fark olan senaryolara imza attılar bugüne kadar. Başrol oyuncusunun hikayenin akışından rahatsız olarak ayrılmasından sonra, sarf ettikleri ''biz diziyi ekranda tutmak için ne kadar mücadele verdik'' cümlesi dizi sektörünün neden çıkmaz sokakta ilerlediğini açıklamaya yetiyor. Bahsi geçen dizi Yer Gök Aşk, beş sezondur ekranda, doksanlı bölümleri yayınlanıyor. Devam eden hikayenin başlangıçtaki hikayeyle uzaktan yakından alakası yok. Bitmeyen olaylar, peş peşe yaşanan felaketler, karmaşık ilişkilerden nasibini alan her yerli dizi gibi yönünü kaybetmiş durumda. Yer Gök Aşk''a hayat veren oyuncular sırayla ayrıldılar diziden, son hamleyle ''konak'' başrole taşındı. Aklı başında seyircinin bir hikaye nasıl bu hale gelir, daha ne kadar saçmalayabilirler şaşkınlığıyla seyrettiği dizi, reytingleri bu seviyede kaldığı sürece devam edecek.
Senaristin görevi diziyi ekranda tutmak mıdır yoksa hikaye anlatmak mıdır? Başlangıcı ile sonu arasında tema olarak felsefe olarak bu kadar fark olması normal midir? Misal, Karadayı''nın senaristlerinin imza attığı Sıla, doğuran mı büyüten mi annedir mottosuyla başladı, ama dördüncü bölümde büyüten anne trafik kazasında öldü böylece başlangıç sorusu önemini kaybetti. Berdel usulü evliliğe karşıymış gibi başladılar ama berdel usulü evlilik üzerine unutulmaz bir aşk inşa ettiler. Yer Gök Aşk ve Lale Devri''nde yaşanmadık hadise kalmadı, her iki dizide de ciddi bir eksen kayması yaşandı. Gurbette okuyan kızlar ve annelerine ithaf edilen Melekler Korusun''da da ilk yılın sonunda hikayenin tükenmesinden dolayı sezon finalinde başa sarıldı ve başlangıçtaki temanın, ahlaki savın tamamen aksi yöne kırıldı dümen.
1970''li yıllarda geçen, Mahir Kara''nın mecburiyetten kabadayı olmasını anlatan Karadayı ise adalet arayışı ile çıktı yola ama nasıl devam edeceğine tamamen reytingler karar verecek. İlk sezon yakalanan yüksek reyting oranı hayat veriyor diziye, ama devam kararı alındıkça ölüm fermanını imzalıyor aynı zamanda. Efsane tadında başlayan hayal kırıklığı yaratarak devam eden ve biten dizilerin ortak özelliği devam kararını hikayenin değil reytingin belirlemesi.
Karadayı''ya dönecek olursak... Fazla zorlama bir hikayeyle, hayat akışına aykırı bir tuzak neticesi Kibar Nazif başsavcıyı öldürmekten idam kararıyla yargılanacak, Mahir babasının masumiyetini ispat etmeye çalışacak. Prison Break ile Bodrum Hakimi''nin harmanlanmış hali izlenimi veren Karadayı, ilk bölümde zayıf senaryosuyla çekti dikkati. Başsavcı tarafından yaptıkları deşifre edilen savcı elini kana bulamakta sakınca görmedi, sekreteri ikna etti, bir telefonla suçu üstüne yıkacak birini buldu. Nişan günü Mahir Kara''yı almaya gelen polisler babası Nazif Kara''yı götürdü mevta başsavcının makamına. Nazif ile başsavcının geçmişten gelen bir bağlantısı vardı. Nazif afla çıkan eski bir suçlu, başsavcı Süleyman bu af olayını içine sindiremeyen bir hukuk adamı. Nazif makama girdi, yüksek perdeden başsavcının ne kadar kindar olduğuna dair nutuk çekti; bir de baktı ki başsavcının kalbinde bir bıçak, hemen söktü aldı bıçağı yerinden. Sekreter o anda odaya girdi ve Nazif katil damgasını yedi. Bu hikaye neden dönem dizisi olarak anlatılıyor çünkü günümüzde geçse asla inandırıcı olmazdı.
Geçmiş söz konusu olduğunda adaletin, günümüzde intikamın peşine düşülmesinin sebebi, senaristlerin, bilim ve teknolojiyi takip etmek yeni gelişmeler ışığında hikaye yazmak yerine kafalarındaki şablonu geçmişe taşıma kolaylığına başvurmaları.
Bir suç makinesi olarak tasarlanan savcıyı içinde barındıran hukuk sistemi adaleti nasıl ve ne zaman sağlayacak sorusuna verilecek doyurucu cevaplar Karadayı''yı çıkış noktasına sadık bir dizi olarak efsaneleştirebilir. Aksi takdirde kötülerle iyilerin intikam savaşında şiddeti estetize eden bir dizi çıkacak ortaya.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.