Misak-ı İktisadi (Ekonomik Yemin)

Yaşar Süngü
Yaşar SüngüYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 28/10/2026, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Misak-ı İktisadi (Ekonomik Yemin)

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında ekonomi politikaları temel olarak iki ana dönemde şekillenmiş: 1923–1929 yılları arasında özel sektörü teşvik eden liberal bir yaklaşım ve 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında devletin ağırlık kazandığı planlı ve devletçi bir model.

**

Cumhuriyetin başlangıcındaki temel ekonomik faaliyetler ve atılan adımlar nasıl olmuş kısaca bakalım;

1920’lerin ortalarında milli gelirin ve toplam istihdamın çok büyük bir kısmı (%45 civarı) tarım ve hayvancılığa dayanıyordu.

1923 yılında gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi Cumhuriyet ilan edilmeden önce yapılmıştı.

Kongrede Misak-ı İktisadi (Ekonomik Yemin) kabul edilmiş; hammaddesi yurt içinde bulunan sanayi kollarına öncelik verilmesi kararlaştırıldı.

1924 yılında kurulan ilk özel banka Türkiye İş Bankası.

1925 yılında kurulan Sanayi ve Maden Bankası, daha sonra Sümerbank’a dönüştü.

Dünyadaki 1929 Büyük Buhranı’nın ardından özel sektörün tek başına yapamadığı büyük sanayi yatırımlarının doğrudan devlet eliyle gerçekleştirilmesine karar verildi.

Yeterli yerli sermaye birikimi olmadığı için bu dönemde özel sektörün sanayileşme hamlesi sınırlı kaldı.

Uşak, Alpullu, Turhal gibi yerlerde kurulan şeker fabrikaları ve Sümerbank bünyesindeki dokuma fabrikaları ile temel tüketim mallarında dışa bağımlılığın azaltılması hedeflendi.

1930 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kuruldu.

1934 yılında 1. Beş Yıllık sanayi Planı yapıldı.

Sümerbank (1933) ve Etibank (1934) gibi kurumlar bu yatırımlara öncülük etti.

Yabancıların elindeki demiryolları satın alındı, Ankara-Sivas, Kayseri ve Erzurum gibi stratejik hatlar devlet eliyle inşa edildi.

Lozan Antlaşması’ndan sonra yabancı şirketlerin tekelinde bulunan limanlar, tramvay, elektrik, su ve telefon işletmeleri (örneğin Haydarpaşa Limanı, İstanbul Telefon Şirketi) satın alınarak millileştirildi.

**

Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), Erken Cumhuriyet döneminde özel sektörün yetersiz kaldığı alanlarda devleti doğrudan üretici ve yatırımcı kılmak amacıyla kuruldu.

1930’lu yıllarda temelleri atılan bu kuruluşlar hem ülkenin sanayileşmesini sağladı hem de uzun yıllar Türkiye ekonomisinin lokomotifi oldu.

**

Sonra ne oldu?

1930’larda devredilmek üzere kurulan Sümerbank, Etibank ve Türkiye Şeker Fabrikaları gibi dev yapılarla başlayan süreç, sonraki yıllarda da devam etti.

1950’lerde Demokrat Parti döneminde liberal politikalara geçilmek istense de özel sektör henüz tam olgunlaşmadığı için KİT’lerin sayısı ve ekonomideki ağırlığı daha da arttı (TPAO, Et ve Balık Kurumu gibi kurumlar bu dönemde büyüdü).

KİT’ler milli gelirin, sanayi üretiminin ve istihdamın çok büyük bir kısmını sırtlar hale geldi.

**

1970’li yıllara gelindiğinde dünya genelindeki ekonomik krizlerin de etkisiyle KİT’lerde yapısal sorunlar baş gösterdi;

* Siyasi müdahaleler nedeniyle ihtiyaç fazlası istihdam (siyasi kadrolaşma) yapıldı.

* Teknolojik yeniliklere ayak uyduramadıkları için verimsiz ve hantallaşan yapılar haline geldiler.

* Fiyatları devlet tarafından baskılandığı için zarar etmeye başladılar ve bu zararlar genel bütçeden (yani vergilerden) karşılandığı için hazineye büyük yük getirdiler.

**

24 Ocak 1980 kararları ve küresel rüzgarlar doğrultusunda Türkiye, “devletin ekonomideki payını küçültme” ve serbest piyasa modeline geçme kararı aldı. 1984 yılından itibaren KİT’lerin özelleştirilmesi süreci fiilen başladı. Sümerbank, ETİBANK, Petkim, Tüpraş, Erdemir, çimento fabrikaları, limanlar, SEKA (kağıt), TEKEL (tütün ve alkol) ve Telekom gibi dev kuruluşların hisseleri ya blok satışlarla ya da halka arz edilerek yerli ve yabancı özel şirketlere devredildi.

**

Devletin bu şirketleri kuruluş amacı ekonomik bağımsızlığı sağladıktan sonra bunları yerli özel sermayeye devretmekti.

Devletin ekonomik kalkınmasını başlatan bu kamu şirketleri zamanında devredilmediği ve arpalık olarak kullanıldığı için devletin sırtına yük oldu.

Devlet hem oyuncu hem hakem olmak istedi ikisini de yapamadı.

Sosyal ve ekonomik krizlerin ana sebebi budur.

Devletler sahada oyuncu olmayacak, hakem olacak.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026