Boyalı kalemlerle çizdiğimiz o eski dünya

04:0020/03/2015, Cuma
G: 12/09/2019, Perşembe
Yaşar Taşkın Koç

Biliyorum, bugün 81 ilimiz var ama benim için hala 67 vilayettir Türkiye idari taksimat açısından.Okulda özenle çizip sonra boyalı kalemlerle sınırlarını, içlerini renklendirdiğimiz dünya haritaları da idari taksimat açısından bugünküne pek benzemiyordu zaten.“İdari taksimat” deyip duruyorum da bu tanım kullanılıyor mu; kullanıldığında kaç kişi anlıyor ki sanki?En çok da Meclis önündeki bulvarda rastladığım ihtiyar mavi otobüslerin üzerindeki “Tunus” yazısını görünce “Fas’ın Cezayir’in elçiliklerinin

Biliyorum, bugün 81 ilimiz var ama benim için hala 67 vilayettir Türkiye idari taksimat açısından.

Okulda özenle çizip sonra boyalı kalemlerle sınırlarını, içlerini renklendirdiğimiz dünya haritaları da idari taksimat açısından bugünküne pek benzemiyordu zaten.

“İdari taksimat” deyip duruyorum da bu tanım kullanılıyor mu; kullanıldığında kaç kişi anlıyor ki sanki?

En çok da Meclis önündeki bulvarda rastladığım ihtiyar mavi otobüslerin üzerindeki “Tunus” yazısını görünce “Fas’ın Cezayir’in elçiliklerinin neden otobüslerini hiç görmüyorum” dediğim çocuk yıllardı.

ODTÜ’nün kırmızı beyaz amblemini Tunus bayrağı sandığım o uzak yıllar...

Sonra haberler döndürüyor insanı günümüze. Tunus’ta Bardo Müzesi’ni basıyor iki kişi; sonuç on yedisi turist yirmi bir ölü.
Savruluyor dünya... en çok da bu tarafta.

Suriye yanı başımızda kanamalı bir ağır hasta.

Kurtuldu sanılan Irak’a çoktan bulaştı benzer dertler.

Mısır yeniden yuvarlandı kendi içine.

Lübnan, Ürdün önümüzdeki yılları nasıl çıkaracak belirsiz?

Yemen bölündü; Somali, Sudan bütünlüğünü kaybetti.

Afganistan’da merkez ayrı çevre ayrı telden çalıyor çoktandır.

Libya’dan kaç Libya çıkacağını kestirmek mümkün değil.

Cezayir yaşadığı berbat iç savaşla, Fas ve Tunus iyi kötü seçimlerle bu kaosu atlattı mı göreceğiz.

Biraz aşağılara inince Nijer, Nijerya, Çad, Mali, Etiyopya’da ne olup bittiği belli mi?

İran bir yandan Batı’yla masaya oturup öte yandan on binlerce milisle geniş bir coğrafyada askerî operasyonlara girerken geleceğini nasıl inşa ediyor?

Uzaklarda sanılan BAE, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan sırasını daha ne kadar savabilecek bilinmiyor.

Bütün bu geniş, bereketli, köklü medeniyetlerin bilinen en eski insan topluluklarının yaşamış olduğu topraklarda ne olup bittiğine bakınca soğuk analizler hep aynı şeyleri söylüyor;

Yüksek işsizlik, yüksek enflasyon, altyapı yetersizliği, kalitesiz niteliksiz eğitim, gelecek beklentisinin düşüklüğü, özgürlükler konusundaki ağır baskılar, tarihî tecrübenin olmadığı demokraside adım atılamaması, büyük eşitsizlikler…
Velhasıl ben 67 vilayetimiz var desem veya oturup ilkokulda öğrendiğim gibi bir dünya haritası çizsem de gerçekler değişmiyor; bölgenin haritaları değişiyor, değişmeye devam ediyor. Edecek de…

Bütün bu hesaplar içinde ne tuhaf, bizim çocukluğumuz dönemindeki ideolojik gerekçelerden çok uzak etnik temelli ve şimdi de iyice kendini belli eden mezhep temelli savaşlar, iç savaşlar, büyük çatışmalar yaşanıyor.

Ve bahse konu ülkelerle çevrelerinde bütün bu olup bitenler içinde bizim hakkımızda söylenebilecek hangisi var?

Katlanılmaz bir işsizlik mi? Yüksek enflasyon mu? Kalitesiz eğitim almış gelecekten beklentisiz on milyonlarca genç mi? Altyapı eksikliği mi? Tecrübesine de kendisine de sahip olunmayan bir demokrasi mi? Özgürlüklerin yokluğundaki boğucu bir atmosfer mi?..

Bütün bu başlıklar tabii ki Türkiye’nin de sorunu ve bunlarla hepimiz mücadele ediyoruz.

Bu başlıklar, bu sorunlar nasıl ve neresinden bakarsanız bakın sınırları oynamaya başlamış ülkelerle kıyaslanamayacak düzeylerde.

Türkiye bütün bu büyüyerek yaklaşan kaosta adı kendisinden parça koparılacaklar arasında sayılmayı hak ediyor mu gerçekten sizce de?

Etnik ve mezhep kökenli çatışmalar bataklığında mı karşılamaya lâyık görünüyoruz 21. yüzyılda?

Artık sebepleri üzerine tartışma faslını ama doğru ama yanlış geçmiş göründüğümüz Kürt meselesini barış ve kardeşlikle çözmek için hemen yarın yani Cumartesi atılacak yeni ve ileri bir adım bir tarafta…

Afrika, Ortadoğu ve Orta Asya’nın içlerindeki harita oyunları bir tarafta…

Belli ki İslâm coğrafyasında büyük, sancılı bir devinim başladı ve belli ki sınırlar değişecek, birçok ülke bölünecek.

Türkiye bu alt üst oluştan parçalanmış olarak mı çıkacak?

Sorumuz ve sorunumuz bu.

Diğerleriyle aynı ligde değiliz; diğerleriyle sorunlarımız birbirine hiç benzemiyor ama yine de neden aynı kapta değerlendiriliyoruz?

Böyle bir değerlendirmeyi neden zihinsel olarak bile kabul edelim?

Neden sınırları değişecek, bu olup bitenlerden etkilenecek ülkeler arasında ismimiz sayılıyor?

11 Eylül’den hemen sonra Batı’dan saçılan açık sözlü olduğu kadar utanmaz planlar; Işid veya Şii yönetimler… gerekçe ister biri ister hepsi birden olsun Türkiye’de yaşayan Kürtler açısından hayat ve pozisyon bütün diğerleriyle aynı mı gerçekten?

Kürtler ve Kürt olmayan diğerleri yani hepimiz açısından içtenlikle sorulması gereken soru bu:

Bu bir gerçek mi yoksa bize çok uzun zamandır dayatılan ve (ne yazık ne tuhaf) yavaş yavaş kabul ettirilmeye başlanmış bir “şey” mi?
#idari taksimat
#ODTÜ
#Türkiye