Barzani"nin sınırötesi Kürt ütopyası

00:001/03/2007, Perşembe
G: 28/08/2019, Çarşamba
Yasin Doğan

ABD''nin Irak''a müdahalesinden sonra bölgede dengeler iyice değişti. ABD''nin Irak politikası biri isteyerek, diğeri istemeden iki önemli sonuç doğurdu. Bir yandan İran, diğer yandan Kuzey Irak Kürtleri etkinlik kazanmaya başladı.İran Irak, Lübnan ve Filistin''deki mücadeleleri manipüle ederek, ABD karşısındaki duruşuyla etkinliğini arttırdı. Kuzey Irak Kürtleri ise ABD''nin yanındaki duruşu ve ABD himayesiyle etkinliğini arttırdı.ABD''nin İsrail''den sonra bölgede "sadık bir partneri" olma yolunda

ABD''nin Irak''a müdahalesinden sonra bölgede dengeler iyice değişti. ABD''nin Irak politikası biri isteyerek, diğeri istemeden iki önemli sonuç doğurdu. Bir yandan İran, diğer yandan Kuzey Irak Kürtleri etkinlik kazanmaya başladı.

İran Irak, Lübnan ve Filistin''deki mücadeleleri manipüle ederek, ABD karşısındaki duruşuyla etkinliğini arttırdı. Kuzey Irak Kürtleri ise ABD''nin yanındaki duruşu ve ABD himayesiyle etkinliğini arttırdı.

ABD''nin İsrail''den sonra bölgede "sadık bir partneri" olma yolunda ilerleyen Kürtlerin tavrı, diğer bölgesel aktörleri nazara almayan ve onlara rağmen hareket eden bir stratejiye dayanıyor. ABD''ye güvenerek sağa sola efelenme tavırlarının nereye varacağını kestirmek ise kolay değil.

Kuzey Irak''la sınırlı bir yapılanmayı aşarak diğer ülkelerdeki Kürtlere el atması masum, göz yumulacak ve sessiz kalınacak bir hamle olmayacaktır.

Kürt birliği ve Kürt devleti idealinin bir saplantıya dönüşmesi, Kürtlerin başını döndürmüşe, onları rasyonel zeminden çıkarmışa benziyor. PKK ile mücadele edemeyeceğini söyleyen Barzani''nin Türkiye''ye kafa tutması, İran ve Suriye''deki Kürtleri kapsayacak bir kızıl elmanın peşinde koşması, boyunu çok aşan restleşmelere girmesi rasyonellikle tabii ki izah edilemez.

Hayatı boyunca hep birilerine dayanarak Kürdistan hayalini gerçekleştirmeye çalışan Mesud Barzani hergün yeni bir çıkışla gündeme geliyor.

İran''da doğan Barzani''nin babası Molla Mustafa, Mehabad''da kurulan Kürt Cumhuriyeti''nin kısa sürede yıkılması sonucu destek gördüğü SSCB''ye kaçmıştı. Barzaniler önce SSCB''den güç almıştı, şimdilerde ise ABD''den güç alıyor.

Mesut Barzani''nin hayatı da başkaldırı, silahlı mücadele ve çatışmalarla geçti.

Bu açıdan mücadeleci bir insan…

Eski Irak yönetimiyle, bir ara PKK ile, uzun zaman Kürdistan Yurtsever Birliği''yle çatıştı.

28 yıldır KDP''nin başında.

Celal Talabani''nin Irak devlet başkanı olmasının ardından Mesud Barzani de kuzeydeki Kürt bölgesinin başkanlığına seçildi.

2005''te verdiği bir mülakatta, "Acaba bundan sonra siz, bütün Kürdistan için bir stratejiyi belirleyecek, büyük Kürdistan için çalışacak mısınız yoksa kendi evinizde oturup rahat bir yaşam mı sürdüreceksiniz?" sorusuna şöyle cevap verdi: "Ben, kendi Peşmergeliğimi hiçbir başkanlığa, devlet başkanlığına ve başka hiçbir mevki, makama değiştirmem. Ben nerede olursam olayım, her zaman eski Peşmergeyim o kadar."

Eski rakibi Talabani, Cumhurbaşkanı olurken ve uluslararası bir çok hassasiyeti gözetmesi gerekirken, kendisi Kuzey Irak''ın başında olmayı ve Kürdistan ideali için mücadele etmeyi tercih etti.

Irak''ın başında olmaktansa Kürt davasının başında bir peşmerge olmayı tercih etti. Bu şekilde Talabani''yi de Kürt davasında sollamış oldu.

İran, Suriye ve Türkiye''yi rahatsız eden beyanları fütursuzca sergilemekten geri durmadı. Yine aynı mülakatında "Onlar, Kürdistan''ı sömürgeleştirerek dört parçaya ayırmışlar. Biz, kendi ülkemiz olan Kürdistan''ı birleştirmek istiyoruz. Irak, Türkiye, İran ve Suriye topraklarından birer parça koparalım demiyoruz. Ben, bu ayrılıkçılık tabusunu kırmak istiyorum ki, onlar da hakkımızın ne olduğunu anlasınlar" diyordu.

Barzani''nin çıkışları kabaca bakıldığında cahillik, pervasızlık, diplomasi bilmezlik olarak görülebilir. Kısmen de bu doğru olabilir. Ancak geçmişten bu yana aynı ideali dillendirmesi, güç ve desteği bulduğunda her türlü maceraya kalkışabileceğini gösteriyor.

Yıllarca savaşan ve diğer Kürt gruplarıyla bile çatışmaktan geri durmayan bu gözü dönmüşlüğün bölgesel dengeleri, hassasiyetleri ve aklıselimi gözetmesi beklenmemeli.

Yarın bu konuya devam edelim…