Yazarlar Kredi çek döviz al işi bitti

Kredi çek döviz al işi bitti

Yusuf Dinç
Yusuf Dinç Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Kredi çek döviz al işi bitti. Bir daha da dirilmez inşallah.

BDDK öyle bir adım attı ki tüm diğer adımları boşa düşüren bir çarpıklığa dur demiş oldu. Artık bunun üzerine bir şeyler kurulabilir. Kararın etkisini ve önemi değerlendireceğim ama öncelikle şunu ifade edeyim; BDDK’nın “talimat gelirse yaparız” yaklaşımı yerine topa giriyor olmasını çok yapıcı buluyorum. Bürokrasi kendi ipini çekerken BDDK, bir farklılık ortaya koymaya başladı. Elbette en dağınık alan BDDK’nın alanıydı ki biraz da bu yüzden ön plana çıktı.

Türkiye’nin içinden geçtiği zorluğun bir kısmı bankaların kendi kendileriyle (yani ta kendileriyle) rekabet ediyor olmasından kaynaklanıyordu. BDDK’nın da rolünü oynaması gerekiyordu. Neyse ki daha fazla geç kalmadı.

Üstelik tam da işletmelerin KKM hesaplarının vadesi dolmaya başlıyordu. Hatırlanacağı üzere işletmeler kambiyo karlarının vergiden istisna edilmesi avantajıyla KKM hesabı açmışlardı. Piyasa, bu hesapların Temmuz’dan itibaren vadelerinin dolmasıyla işletmelerin yeniden dövize geçeceklerini ve döviz arz talebinin TL aleyhine bozulacağını değerlendiriyordu. BDDK aldığı kararla KKM’den yeniden dövize dönülmesini, eğer bu varlığı kullanmayıp depo edecek olanlar varsa, dezavantajlı hale getirdi. Çünkü 15 milyon lira muadili döviz deposu bulunan işletmeler artık TL kredi kullanamayacak. TL cinsinden hala cazip bir kredi imkânı sunulurken ve piyasada döviz cinsi kredilerin maliyeti yükselirken vadesi dolan KKM hesapları kullanılmayacaksa yeniden dövize dönmeyi düşünmek gerçekten artık yersiz. Bu adımın birinci önemli etkisi ve fevkalade stratejik... Kurda KKM dönüşü kaynaklı sıçramanın önünü kesebilecek.

Adımın diğer önemli etkisiyse TL kredi kullanmaya devam etmek isteyenlerin döviz depoları 15 milyon TL muadili üzerinde yüklüyse bu varlıklarını bozdurmaya yönlendirecek olmasıdır. Bu varlıkları kim bozdurur dememek gerekir. Çünkü bu adım biraz önceki rolüyle KKM üzerine kurulu görünmektedir. KKM döviz depolarını belirlenen seviyenin altına indirmek isteyenler için tam ihtiyaca cevap verecek karakterdeki bir enstrümandır. Döviz varlıklarından çıkmak isteyecekler için mazeretsiz bir alan açmaktadır. Bu da TL lehine döviz arz-talebini bozacaktır. BDDK tebliğinin, şartları uygun olanların ya da şartlarını ayarlayanların TL kredi kullanmaları halinde döviz varlıklarını 15 milyon TL muadilinin üzerine çıkarmayacağına dönük taahhütleri de sağlama aldığını belirtmek isterim. Yani BDDK, “TL kredi aldım, onu da götürüp döviz yaptım” şeklindeki menfaat modelinin önünü kapamış oldu. Zevahiri kurtarmadı, gerçekten oyun kurdu.

Dahası belirlediği tutar “selektif” kredi başlığında KOBİ segmenti ön plana çıkarıyor diye anlıyorum ki bu niteliği de çok özel. Çünkü Türkiye’de KOBİlere gitmesi gereken krediler, büyük sermaye gruplarına daha uygun ve çok daha uzun vadeli olarak aktarılıyordu. Şimdi KOBİler kredi imkanının muhatabı olmaya daha yakın bir aday durumuna geldiler. Bu da adımın üçüncü önemli etkisidir.

Neredeyse ekonomi politikasının ulaşmaya çalıştığı sonuçların her birini ifsad edici bir sorunu gideren bu adım gelmeseydi atılacak başkaca adımlar da boşa çıkacaktı. O yüzden bu andan itibaren alınacak ilave tedbirlerin, düşünülebileceğinin üzerinde pozitif etkiler üretebiliceğini tespit etmek isterim.

Tekrar söyleyeyim; kredi amacına uygun bir niteliğe böylece elle kavuşturulduktan sonra gelecek ilave adımlar umulandan daha güçlü sonuçlar verebilir.

Gelecek ilave adımların bahsettiğim artırılmış potansiyel etkisi, önümüzdeki kısa vadede tecrübe edilirse ekonomi politikasına duyulan güven de fevkalade artabilir.

Ve hepsi enflasyonda gerçekleşmesi beklenen baz etkisinin düşürücü etkisi üzerine binerse Türkiye’nin hikayesi tümden değişir.

İşte bu andan itibaren BDDK’nın bu kararının bazı karakter ve nitelikteki işletmenin dezavantajına neden olacağının değerlendirilmesine de ihtiyaç kalmayacaktır.

İnanın bu adıma Türkiye o denli ihtiyaç duyuyordu ki şimdi yatırım ortamı da bambaşka bir coşku kazanabilir. Tek kısıt var o da makine-ekipman temininde tedarik zincirindeki kırılmalar nedeniyle terminlerin uzamış olmasıdır. Burada da rol, yerli makine üreticilerine düşüyor diye inanıyorum.

Türkiye, düzeltmeye başladığı adımlarıyla ilave yatırımları, ilave yatırımlar ilave istihdamı, kısmen kalifiye işler yaratılmasını, ücretler seviyesinin sağlıklı gelişmesini ve umulan tüm diğer pozitiflikleri elde edebilir. Etsin, hak ediyor. Herkes ve her kurum almak durumunda olduğu sorumluluğu alsın artık. Koskoca Türkiye’nin koltuklarına oturup kendi prestijlerinin derdinden başka derdi olmayanlar ya kendilerine çeki düzen vermeli ya da o koltuklardan kalkmalılar. Bu millete borçlular.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.