
Diğer taraftan Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nurettin Nebati bütçe gerçekleşmelerini açıkladı. Seçim popülizmi iddialarını yersiz bırakacak kadar iyi bir performans ortaya çıktığı anlaşılıyor. Türkiye 2002 öncesi yapısal bir sorun olan bütçe problemini artık aştı. Ama yapısal tarafta başka meseleler de var. Biri de dış ticarette menzil meselesi.
Geçenlerde bir televizyon kanalındaki tartışma programında akademisyenliği bırakıp siyasete geçen bir iktisatçının Türkiye’nin dış ticareti ile ilgili projeksiyonlarını dinledim.
Öncesinde de siyasete girişini anlattı. ABD’den dönüp ülkeye hizmet etmek istediği için partileri dolaştığını sonra da bir partiyle anlaşıp işe başladığını söyledi. Bir partiyle anlaşmadan önce tam olarak hangi partileri ziyaret edip çalışma isteğini beyan ettiği sorulabilirdi ama es geçildi. Amerikan liberalliği içinde bu soru önemli olmayabilir ama Türkiye siyasi muhafazakârlığında gerçekten cevapsız bırakılamayacak bir sorudur.
Neyse dış ticarete dönelim. Türkiye’nin ihracatını Gümrük Birliği Anlaşmasını güncelleyip Avrupa’ya daha çok ticaret yaptırarak artırmayı planladığını söyledi. Gümrük birliği anlaşmasından kaynaklı Avrupa’ya ticarette engeller varsa giderilmesi çok iyi olur. Ama gümrük birliği anlaşması gündeme getiriliyorsa Avrupa ile değil, üçüncü ülkelerle ticaretteki dezavantajları gündeme getirmek daha iyi olurdu.
Türkiye’de işletmelerin ithalat okuryazarlığı zirvede buna karşın yapılan çalışmalarla ihracat okuryazarlığı da gelişiyor. Pandemi yılında dahi on binlerce firma ilk defa ihracat gerçekleştirdi. Son yıllarda artan bu ivmelenme 2022 yılında da devam etti. 2022’de 9700 firma ilk defa ihracat yaptı. Türkiye’nin dünya ticaretinden aldığı pay artarken ihracatçı tabanının geliştiğini de gözden kaçırmamalı.
İhracat menzilini uzattığında küresel ticaretten aldığı pay da daha yukarılara çıkmış olacak. Bir de Irak, İran, Suriye, Ukrayna gibi yakın pazarlarında sorunlar bitip ticareti normale döndüğünde dış ticaret payından alacağı gerçek potansiyel de daha iyi anlaşılacak. Bugün bu pazarlar sorunlu olmasa Türkiye’nin dış ticaret payı zaten daha yüksek olurdu. Bu pazarlardaki sorunlar nedeniyle de menzil meselesi kritik.
Menzili artırmak ihraç edilen ürünün niteliğiyle de yakından alakalı elbet. Türkiye orta ve ileri teknoloji ürünlerinde yatırımlarını yıllardır artırıyor. Çok daha fazla artırması lazım ve bunun için de şartlar yaratılıyor. Ama girişimcilerin farkındalığını da artırması lazım.
Velhasıl dış ticaret menzilini artırma çabaları, ihracat okuryazarlığının ve ürün niteliğinin artırılmasıyla desteklendikçe ekonominin karakteri çok daha pozitif bir hüviyete bürünecek. Böylece Türkiye, daha fazla ve daha nitelikli istihdam yaratıp iç pazarını güçlendirirken ücretler seviyesini ve toplam kalibresini yükseltebilecek. Nihayet, tüm fertleriyle topyekûn sınıf atlayacak.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.