DünyaKatalonyanın bağımsızlık talebi Osmanlı belgelerinde

'Katalonya'nın bağımsızlık talebi Osmanlı belgelerinde'

Katalonya'nın bağımsızlık isteği ve konunun askıya alınması, 19. yüzyılda da yaşandığı, Osmanlı belgelerinde ortaya çıktı. Belgelerde, Osmanlı Devleti'nin Madrid Başşehbenderliğince, Sultan 2. Abdülhamit döneminin Osmanlı makamlarına bu konuda yapılan bilgilendirmeler yer alıyor.

Haber MerkeziAA
Binlerce Katalan bağımsızlık için yürümüştü.
Binlerce Katalan bağımsızlık için yürümüştü.

Katalonya'nın bağımsızlık isteği, buna yönelik isyanlar ve bu konudaki beklentisinin askıya alınmasının 19. yüzyılda da yaşandığı, Osmanlı belgelerinde ortaya çıktı.

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Osmanlı Arşivleri'ndeki 1900 ve 1902 tarihli belgelerde ise Katalonya'nın bağımsızlık isteği, buna yönelik isyanlar ve bağımsızlık beklentisinin askıya alınmasının 19. yüzyılda da yaşandığı görülüyor.

Belgelerde, Osmanlı Devleti'nin Madrid Başşehbenderliğince, Sultan 2. Abdülhamit döneminin Osmanlı makamlarına bu konuda yapılan bilgilendirmeler yer alıyor.

Konu hakkında bilgi veren tarihçi Prof. Dr. Osman Köse, Katalonya ile ilgili belgelerde yazılanların, bugünkü gelişmelerle benzerlik gösterdiğini söyledi.

İspanya'dan ayrılarak bağımsız devlet kurmak için çaba harcayan Katalanların Avrupa'nın en eski milletlerinden olduğunu ve köklü bir tarihleri bulunduğunu anlatan Köse, ülkenin 15. yüzyıldan itibaren Kastilya ve Aragon krallıklarının birleşmesiyle tamamen İspanya'nın idaresine girdiğini belirtti.

Katalanların sanat, ticaret, üretim ve kültür alanlarındaki çalışkanlıklarına dikkati çeken Köse, Katalanlardaki bu farklılığın, İspanya'daki varlıklarını her zaman zinde, bağımsızlık arzularını da her zaman diri tutmalarında etkili olduğunu ifade etti.

Köse, 17. ve 18. yüzyıllarda Katalanların Madrid yönetimine karşı çok sayıda isyan çıkardığını bildirdi.

İspanyollara karşı asıl Katalan uyanışı ve isyanlarının 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra ortaya çıktığını anlatan Köse, bu asırda Avrupa'da başlayan milliyetçilik hareketlerinin Katalanları da derinden etkilediğini, İspanyollara karşı direnmelerine ve birlik oluşturmalarına neden olduğunu söyledi.

Milliyetçilik hareketlerinin Avusturya ve Osmanlı gibi çok uluslu devletleri derinden sarstığı 19. yüzyıl sonlarında İspanya'nın da Katalanların ayrılmaya ve isyana yönelik faaliyetleri nedeniyle zor günler yaşadığını belirten Köse, şöyle devam etti:

  • "Asrın sonlarına doğru, 1878 Berlin Antlaşması ile Avrupa ve Balkan coğrafyasındaki topraklarının büyük kısmını kaybeden Osmanlı Devleti, Ermeni ayrılıkçı hareketiyle uğraştığı bu dönemde, İspanya'da ortaya çıkan Katalanların hareketlenmelerini ve özerkliğe yönelik gayretlerini yakından ve ilgiyle takip etmiştir. Katalanların 1900'lere doğru Barcelona ve çevresindeki faaliyetleri, özellikle Katalan lider Don Carlos taraftarlarının faaliyetleri ve hareketleri, Osmanlı Devleti'nin Madrid Başşehbenderliği (başkonsolosluk) tarafından günü gününe takip edilmiştir."

'Mağazalar kapandı ve halk isyan etti'

Osmanlı arşivlerindeki belgelerde de bu konudaki bilgi paylaşımlarının yer aldığını vurgulayan Köse, 1900'lere doğru Katalanların isyana yönelik faaliyetlerinin Osmanlılara göre vahim bir noktaya geldiğini söyledi.

Katalan politikacıların bu süreçte İspanyol makamlarına karşı bir nevi pasif direnişte bulunduğunu dile getiren Köse, Madrid Başşehbenderliğince aktarılan bilgilerde şu ifadelerin yer aldığını anlattı:

"Katalanların İspanya Krallığı'na bağlılığı 'kerhen' ve 'istihsal-i maksat' olarak görülüyordu. Barcelona ve çevresinde yaşayan Katalanlar, 1900'lere gelindiğinde kavi milliyetçi bir ruha ve İspanya'dan ayrılarak kendi devletlerini kurma hayaline sahiptiler. İspanyollar ise Katalanların hazırlık ve direnişlerinden dolayı büyük bir endişe ve korku duymaktaydılar. Katalanlara göre, İspanya Başbakanı olan Francisco Silvela Le Vielleuze (1899-1900), iktidara gelmeden önce Katalonya'ya 'muhtariyet' sözü vermiş fakat iktidara geldikten sonra bunu tutmamıştı.

  • Silvela, her ne kadar kendisinin bu anlamda söz vermediğini söylese de Katalanlar, kendilerine verilen sözlerin tutulmamasına tepki göstererek, pasif direnişe başladı. Bu direnişin bir parçası olarak Barcelona ve çevre şehirlerde yaşayan halk, vergilerini vermeyerek, protesto hareketlerine giriştiler. Mağazalar kapandı ve halk isyan etti."
Prof. Dr. Köse, 1900'deki bu gelişme üzerine olayları bastırmak için Silvela'nın halkı isyana teşvik eden önemli Katalan liderleri ve kişileri cezaevine gönderdiğine ilişkin bilgilerin de yazışmada görüldüğünü ifade etti.

Tutuklular muvakkaten serbest bırakıldı

Bu hareketin Katalanları sakinleştireceği yerde daha da hiddetlendirdiğine dikkati çeken Köse, İspanya hükümetinin, olayların ciddiyet kazanması üzerine askeri tedbirlere başvurarak Barcelona'ya asker gönderdiğini dile getirdi.

Çok sayıda Katalan liderin ve ahalinin cezaevine gönderilmesinden dolayı olayların iyice kontrolden çıktığını bildiren Köse, olayları yatıştırmak için bölgeye gelen İspanya askeri yetkililerinin, cezaevine gönderilen kişileri muvakkaten serbest bıraktığını ve olayların kısmen yatıştığını kaydetti.

Köse, belgelerde yer alan diğer bilgilere ilişkin şunları söyledi:

"Katalonya'da durumun iyice kötüye gitmesi üzerine önemli Katalan liderler, meseleye suhuletle bir çözüm bulabilmek için heyet oluşturdu ve merkezi hükümetle görüşmeler yapmak üzere Madrid'e gitti. Heyet Madrid'de ticaret ve ziraat odaları ile toplantılar yaptı, hatta Kral 13. Alfons ile de görüştü fakat bu görüşmelerden bir neticeye varılamadı. Kral 13. Alfons, meselenin kan dökülmeden halledilmesi ve şiddet kullanılmaması taraftarıydı. Bu nedenle sert müdahale yanlısı Başbakan Silvera görevden alındı ve yeni hükümeti ikinci defa başbakanlık koltuğuna oturacak Marcelo Azcarraga Palmero kurdu. Yeni hükümet, bir taraftan şiddetten uzak bir politika izlemeye devam ederken diğer taraftan da olası olaylara müdahalede önlem olarak 5. Carlos zırhlısını Barcelona'ya gönderdi."

'1902'de Katalonya'da tekrar ayaklanma belirtileri görüldü'

Barcelona'da ivme kazanan direniş ve muhalefetin gün geçtikçe arttığını belirten Köse, "1902'de Katalonya'da tekrar ayaklanma belirtileri görülmeye başlandı. Don Carlos taraftarları her tarafta gizlice askeri hazırlıklar yapıyordu. Barcelona'nın etraf dağları ve tepelerinde gizli yerlere saklanan 12 bin süngünün İspanyol askerince ele geçirilmesi bunun bir göstergesidir. 1902 başlarında, Madrid ve Avrupa'nın önemli kentlerinde, mayıs sonlarına doğru, Kral 13. Alfons'un taç giymesinin yıl dönümü törenlerinden önce Katalanların isyan edecekleri yönünde beklentiler çok yaygındı." dedi.

Köse, o dönemde yaşananlara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Mayıs 1902 sonlarında beklenen Katalan isyanı bu yıl içinde gerçekleşmedi fakat Katalanların mücadele ve ayrılık istekleri günden güne arttı. 1909'da yaşanan kısa süreli iç savaş ve isyanlar bu süreçlerin bir sonucu oldu.

Birinci Dünya Savaşı'na girmeden önce Katalonya meselesi, günümüzdeki gibi İspanya'nın en önemli iç meselesiydi ve dünyanın ilgiyle takip ettiği bir gelişmeydi. Katalan sorunu, hem ekonomik ve hem de siyasi olarak geçmiş dönemlerde İspanya'ya büyük istikrarsızlıklar getirdi. Katalan bağımsızlık hareketlerinin yoğun olduğu 1900-1909 arası kısacık dönemde 15 siyasetçinin başbakanlık koltuğunda kalış süreleri dikkate alındığında İspanya'nın yaşadığı istikrarsızlık ve sıkıntının boyutları kolay anlaşılır."

'Osmanlı Devleti ile Türkiye'nin tutumu benzerlikler gösteriyor'

Köse, o dönemde Osmanlı Devleti'nin olaya yaklaşımı ile Türkiye'nin, bugünlerde dünya gündemini meşgul eden Katalonya bağımsızlık referandumu süreci karşısındaki tutumunun bazı benzerlikler gösterdiğine işaret etti.

Geçmiş dönemde İspanyolların kararlı tutumlarının Katalan liderlere geri adım attırdığını, onları Madrid ile diyalog ve suhulet yollarını aramaya sevk ettiğini belirten Köse, "Bu yıllarda tüm dünya gibi Osmanlılar da İspanya'da gelişen olayları pürdikkat takip etmiştir. Aynı dönemde dünya gündemini meşgul eden ayrılıkçı Ermeni olayları, 2. Abdülhamit yönetiminin dikkatini benzer olayları yaşayan İspanya'daki Katalan hareketine çevirmeye sebep olmuştur. Bu yıllarda Madrid'deki Osmanlı Başşehbenderliğinin en yoğun mesaisi, bu bölgedeki önemli gelişmeleri İstanbul'a eksiksiz ve doğru şekilde iletmek olmuştur." diye konuştu.

  • Katalonya'daki bağımsızlık referandumunun da aynı şekilde hem İspanya'nın iç sorunu olarak büyük önem kazandığını hem de gerek dünya gerekse Türkiye tarafından ilgiyle takip edildiğini anlatan Köse, şunları kaydetti:

"Katalonya, İspanya'nın bir iç meselesidir fakat Türkiye'nin yanı başında Kuzey Irak'ta yapılan bağımsızlık referandumu, Türkiye'nin Katalonya'daki gelişmelere bakışını etkilemiştir. Çünkü şayet Katalan bağımsızlığına destek verilseydi, Kuzey Irak'ta ortaya çıkarılmaya çalışılan yapıya karşı durmak tezat teşkil edebilirdi. Nitekim Başbakan Binali Yıldırım da bu konuya değinerek, 'Kuzey Irak'ta da karşı çıktığımıza göre burada da karşı çıkmak normal' tarzı ifadeler kullanmıştır.

Yani bir asır önce Osmanlılar gibi bugün de Türkiye, Katalan meselesini ilgiyle takip etmektedir. Osmanlıların o dönemde yaşadığı Ermeni olayları meseleye bakışlarını nasıl etkilediyse, gerek içerdeki gerekse Kuzey Irak merkezli son gelişmeler de Türkiye'nin Katalan meselesine bakışta reel politikalar geliştirmesine sebep olmaktadır."

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Nas ve Kevser Surelerini Filistinli Yusuf’tan dinleyelim
Filistinli minik Yusuf'un, Mescid-i Aksa'nın avlusunda Nas ve Kevser Surelerini okuduğu anlar izleyenleri gülümsetti.
PKK'nın korkulu rüyası mavi bereliler sınırda
Türk Silahlı Kuvvetlerinde, karargahlara verilen emir kapsamında sınır birlikleri, olası Afrin operasyonuna yönelik en üst hazırlık seviyesine getirildi. Afrin ve Münbiç'i terörden süpürme harekatına katılacak komandolar uçaklarla Hatay'a sevk ediliyor. Bölgeye sevk edilen birlikler arasında TSK'nın gözde birliklerinden Kayseri Hava İndirme Tugayı ile Kırklareli 55. Mekanize Piyade Tugayı var.




Afrin’e süpürme harekâtı
ABD'nin PYD-YPG ile Suriye'de oluşturmaya çalıştığı terör koridorunun en önemli merkezlerinden Afrin, Türkiye'nin operasyon menzilinde. Türkiye, Fırat Kalkanı ardından kritik bir müdahaleye daha hazırlanıyor. Türkiye'nin operasyona hazırlandığı Afrin'in önemi nedir ve operasyonun nasıl gerçekleşecek?


Öğrenme güçlüğü çekti milyar dolarlar kazandı
67 yıllık hayatına birçok başarıyı sığdıran Richard Branson'a disleksi 5.1 milyar dolar kazandırdı. Branson'ın hayatını Dönüm Noktası'nda ele aldık...


Bu makine şeritleri kendi kendine boyuyor
Şerit boyama makinesi üreten Stim firmasının Kontur 700 isimli modeli herhangi bir sürücüye ihtiyaç duymadan şeritleri boyuyor.
Bunu Gördünüz Mü? Böyle duran top organizasyonu görülmedi
Dünyanın en saçma duran top organizasyonu, Dortmund'lu yıldızın oğlunu ağlatması ve daha fazlası... Tuğçe'nin sunumuyla 'Bunu Gördünüz Mü?'


Katar Şeyhi esir alındı!
Haziran ayından bu yana Katar'a karşı büyük bir ambargo başlayan Arap ülkelerinin arasında bulunan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar'daki kraliyet ailesinden Şeyh Abdullah El-Sani'yi esir aldı. El-Sani yayınladığı videoda, başına bir iş gelirse sorumlusunun Abudabi Veliahtı olduğunu söyledi.
ABD’li uzman: Dünyanın yeni katilleri biziz
ABD'li medya uzmanı ve aktivist Jerry Day, Amerika'nın özellikle Ortadoğu ülkelerine yaptığı müdahalesine ve bu müdahalelerin hiçbir yasal gerekçeye dayanmadığına dikkat çekerek, ''ABD, uluslararası tüm anlaşmaları ihlal etti, Müslüman ülkeleri bombaladı, insanları öldürdü. Bu yüzden gittikçe yalnızlaştı. Bir gün sonumuz, İkinci Dünya savaşı sonrası Almanlar gibi olacak. Dünyanın yeni katilleri biziz'' şeklinde konuştu.
Filistinli çocuktan en samimi ‘İsrail’ boykotu
Kudüs'te yaşayan Filistinli küçük bir çocuk, markette alışveriş yaparken babasının şaşırtmacasına rağmen İsrail üretimi ürünleri almıyor. İsrail ürünlerini boykot eden sevimli çocuk, “Hayır o İsrail malı” diyerek diğer ürünü alıyor.
'Sakallı olduğu için' saldırıya uğradı!
Kolombiyalı bir adamın 'sakallı olduğu için' hakaret ve saldırıya uğraması, ABD'de yükselen İslamofobiyi gözler önüne serdi.

Kritik yıl 2019 öncesi milli adım
Cumhurbaşkanlığı sistemi Türk siyasetini yeniden şekillendiriyor. Bunun ilk işareti de AK Parti ile MHP arasındaki 'Milli İttifak' görüşmeleri oldu.
Yaralı Yüz: Franck Ribery
2 yaşında geçirdiği ve hayatı boyunca yüzünde izini taşıyacağı kaza, 23 yaşında Müslüman oluşu... Bilinmeyen yönleriyle Fransız yıldız Ribery'nin hayatındaki dönüm noktaları...


Filistinli Emel artık özgür...
İsrail'in hapse attığı 17 yaşındaki Filistinli Emel'in 1,5 yıllık hapis cezasının ardından özgürlüğe ve ailesine kavuştuğu o anlar…
"Karşınızda ne Osmanlı'nın hasta adamı ne Cumhuriyetin çömez devleti var!"
43. Muhtarlar Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden tüm dünyaya mesaj verdi.
Muhalifler 20 Esed askerini esir aldı
Türkiye, İran ve Rusya'nın girişimiyle ilan edilen 'çatışmasızlık' bölgelerinden İdlib'de yoğun çatışmalar yaşanıyor. Muhalifler, çatışmalar sırasında Esed rejimi saflarındaki 20 Şii milisi esir aldı.
İsrail zulmünün kurbanı: 15 yaşındaki Muhammed
İsrail askerlerinin başından yaraladığı Filistinli Muhammed Tamimi, yaşadıklarını anlattı. 6 saat ameliyatta kalan Tamimi, 6 ay boyu okula gidemeyecek. Muhammed Tamimi, Filistin direnişinin sembollerinden Ahed'in kuzeni...


İzinsiz aldıkları ekmeklerin parasını bırakıp helallik istediler
Bilecik'te, bir bakkalın dolabından izinsiz ekmek alan öğrencilerin daha sonra para bırakıp yazdıkları notla helallik istemeleri, iş yeri sahibine duygulu anlar yaşattı.
Bunu Gördünüz Mü? Rüzgara karşı paslaşan çılgın genç
Kayserispor'un hocası Sumudica, rüzgarla paslaşan çılgın genç ve çok daha fazlası Tuğçe'nin sunumuyla Bunu Gördünüz Mü?'de...
Oğlunun katilini affeden anne herkesi ağlattı
Suliman Abdu'l Mutakallim isimli genç, sadece 60 dolar için öldürüldü. ABD'de yaşanan olay sonrası Suliman'ın annesi, katili affettiğini açıkladı. Yüreği yanan bir annenin duygulandıran konuşmasında söyledikleri, mahkemedekileri de ağlattı…
Venezuela zor durumda
Ekonomik krizden dolayı halkın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı Venezuela'da yağma olayları başladı.