Seçmen: Kaosa hayır istikrara evet!

04:0023/05/2023, Salı
G: 23/05/2023, Salı
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe / Siyaset Bilimci - Akademisyen

Türkiye, 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı ve Parlamento seçimlerini yaptı. Seçim gününe kadar bizim dışımızda bizden daha heyecanlı olan Batılı ülkeler ve onların medya organları 14 Mayıs seçimlerini 2023 yılının en önemli seçimi olarak ilan ederek çeşitli yorumlarda bulundu. Bu yorumlarda öne çıkan husus, Türkiye’deki rejimden duyulan rahatsızlık ve bunun değişmesi yönünde muhalefetin desteklenmesiydi. Tabii bu düşünceler yeni değildi, bir arka planı vardı, geçmişe dayanıyordu. Türkiye’nin milli savunma sanayiindeki gelişmeleri küresel silah sermayesini rahatsız etmiş, onların pazarını tehdit etmeye başlamış ve kazançlarını da azaltmıştı. Yine, siyaseten ve askeri açıdan milli politikalar geliştiren Türkiye, küresel güçlerin bölge politikalarının karşısında yer almış, Rusya-Ukrayna, Kafkasya, Irak, Suriye, Doğu Akdeniz ve Ege’de küresel güçlerin hegemonik politikalarının geliştirilmesinin önündeki en büyük engel olarak görülmüştür. Tabii ki, bu onlar açısından istenmeyen bir durum ve Türkiye’nin “hizaya getirilmesi” gerekmektedir. Bunu siyasal, ekonomik ve askeri açıdan deneyip de başaramayınca sözde demokratik yöntem olarak isimlendirdikleri seçimler vasıtasıyla başarmaya çalıştılar. Bunun için de seçim sürecinde her yolu denediler. Tehdit siyaseti, kaset siyasetinden tutun da aklınıza gelebilecek ama etik olmayan her yol denendi. Tüm bu çirkin girişimlere rağmen Türkiye seçim günü sandığa gitti ve münferit küçük tartışmaların dışında kayda değer bir olay yaşanmadan oy verme tamamlandı.

TERÖRLE KOL KOLA SİYASET KAYBETTİRDİ

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu; Deva Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti ve Saadet Partisi’yle muhafazakâr sağ seçmene hitap etmek isterken, İYİ Parti ile de sağ milliyetçi kesimlerden oy almak istedi. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Uymayacağı da belliydi. Deva, Gelecek ve Saadet partilerinin ne kadar oy alabileceğine dair elde bir veri yoktu. Çünkü bu partiler daha önce hiç seçime girmemişti. Bununla birlikte Saadet Partisi’nin tabanına hitap eden kardeş partiler Yeniden Refah Partisi ile AK Parti de bulunuyordu. Yine İYİ Parti ile cumhurbaşkanı aday gösterilme sürecinde yaşananlar ve İYİ Parti içinde yaşanan sıkıntılar partiyi zayıflatmıştı. Seçim sürecinde Kandil’den ve firarda bulunan FETÖ mensubu kişilerin açıklamaları, savunma sanayii konusunda Ali Babacan’ın açıklamaları, Kılıçdaroğlu’nun Atatürk Havalimanı konusundaki düşüncesi, dış politikada elde edilen kazanımların kaybedilme korkusu, Türkiye’yi tamamen Batı’nın yörüngesine sokacak akılcı olmayan dış politikaya dair açıklamaları, bu partilerin seçmenini CHP’den uzaklaştırdı. Haliyle bu durum Kılıçdaroğlu’na olumsuz yansıdı.

Kılıçdaroğlu’nun HDP tercihi belki kendisi açısından doğruydu ama bugün HDP ve onun destekçisi durumundaki PKK’nın sebep olduğu terör ve şiddet sarmalı, Türkiye’de hemen hemen her büyük ailede, bir şehidin gelmesine neden olmuş ve HPD’lilerin Cumhuriyet’le hesaplaşma, terör örgütü elebaşını serbest bırakılması ve hatta seçim sonrasında “ülkeyi terk etmeyin, hesaplaşacağız” açıklamaları halk nezdinde tepkiye neden olmuştur. Yine Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’ye yapılan kaset tehdidi ve bu kirli siyasetin adresi FETÖ’ye ses çıkarılmaması da tepkiye neden olmuştur.

Seçim akşamı CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu açısından beklenen olmamış ve seçmen istikrara, güvene oy kullanırken, bir kez daha PKK ve FETÖ gibi terör uzantılarıyla iş birliği yapanlara ve seçim politikası geliştirenlere prim vermemiştir.

CHP’nin parlamento seçimlerinde aldığı oylar bir önceki seçimle aynı kalırken kendi listesinden Deva, Gelecek, Demokrat Parti ve Saadet partilerine 38 milletvekili hediye edilmiştir. Aynı zamanda bu partilerin CHP’ye hiçbir desteğinin de olmadığı görülmüştür. Bu partilerin seçim sürecinde hiçbir emek harcamadan, gayret göstermeden 38 milletvekili elde etmelerinin, CHP açısından vahameti bir yana bu isimlerin birçoğunun, birçok CHP’liyi Ergenekon, Balyoz davalarında mağdur edenlerden olması hatta bugün dahi olsa o davaların tekrarlanması gerekir diye açıklamaların yapılması CHP tabanında oldukça büyük rahatsızlık yaratmıştır.

HDP KİLİT PARTİ DEĞİLDİR

Seçimin ardından HDP’nin de tercih edilebilir bir ortak olamayacağı görülmüştür. Halk HDP’ye desteğini azaltırken onu ortak yapan Kılıçdaroğlu’na mesafeli kalmıştır. HDP’nin daha önce aldığı oylar onu kilit parti konumunda gösterirken, seçim akşamı bunun böyle olmadığını, HDP siyasetinin artık sona erdiğini, HDP’ye daha önceden tehdit ve korkuyla destek vermek zorunda kalan seçmenin güvenli ortamı gördükten sonra gerçek düşüncesini sandığa yansıttığını görmekteyiz.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde gözler ikinci tura çevrilmişken yüzde 5,17 oy alan Sinan Oğan birdenbire kamuoyunun ve siyasetçilerin ilgi odağı haline gelmiştir. Bu tartışmalarda temel husus Oğan’ın oylarını istediği adaya yönlendirebilme sorunu ve kimi işaret edeceğiydi. Sinan Oğan hafta boyunca yapmış olduğu görüşmeler sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklediğini açıkladı. Erdoğan’ı işaret ederken yerli ve milli politikalara, terörle mücadelede istikrara, mülteci ve sığınmacı sorununda planlanan ve yürütülen politikalara, dış politikada güçlü Türkiye yaratan politikalara, savunma sanayiindeki gelişmelere vurgu yaparak milli bir duruş sergiledi. Sinan Oğan emperyalizmin Türkiye politikalarına karşı milli cephede yer aldı.

Şimdi esas konu ise Oğan’ın aldığı yüzde 5,17 oyun 28 Mayıs gecesi nasıl dağılacağıdır. Oğan’ın oylarının bir kısmının hem Kılıçdaroğlu’na hem de Erdoğan’a tepki olarak, bir kısmının Muharrem İnce’ye yapılanlardan sonra geldiği düşünüldüğünde Oğan’ın oylarının üç parçalı olduğu görülmektedir. Kılıçdaroğlu’na tepkiyle gelen oyların geri dönebileceği ancak İnce’nin oylarının ise sandığa gitmeme durumu ağır basmaktadır. Erdoğan’a tepkiyle Oğan’a gelen oylar ile Oğan’ın kendi oyları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gidecektir. Yine de birinci turda sandığa gitmeyen yaklaşık sekiz milyon seçmenin tercihi önemli hale gelmiştir.



#Seçim
#Siyaset
#Seçmen
#28 Mayıs