Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Cuntacı, darbeci, müstemleke kafalı kötü ruh bazı bedenlerde hâlâ yaşıyor
Cuntacı, darbeci, müstemleke kafalı kötü ruh bazı bedenlerde hâlâ yaşıyor
2001 krizinin patlak verdiği günlerde, Sabancı Holding Başkanı Sakıp Sabancı kameraların karşısına geçmiş ve Adana şivesiyle şöyle söylemişti: “Vah vah vah. Vah vah vah memleketime diyorum. Böyle niye yaptılar? Kim yaptı? Vah vah vah bunu yapanlar.”2001 krizinde bankaların içini boşaltanlar için ve boşalan bankalar üzerinden batan memleket için söylenmiş cümlelerdi bunlar.O günlerin unutulmaz bir görüntüsü daha var. Başbakan Ecevit’in Başbakanlık eski binada “Cumhurbaşkanı Sezer bana Anayasa kit...
Koronavirüsün vücutta çoğalmasını engelliyor
Koronavirüs
Koronavirüsün vücutta çoğalmasını engelliyor
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zuhal Gerçek, koronavirüsün vücutta çoğalmasını engelleyen yeni bir etken madde geliştirdi. Geliştirdiği etken maddenin Covid-19'a yakalanan hastalara verilen ilaçlarda kullanılabileceğini ifade eden Doç. Dr. Gerçek, "Virüsü vücudumuza aldığımızda virüs hemen sayısını arttırmaya başlıyor. Bu ilaç ise virüsün kendini replike etmesini engelliyor. Dolayısıyla virüs sayısı minimumda tutulduğu için kişi hastalık semptomlarını göstermeyebilir bile" dedi.
DHA
Grizu-263 Uzay Takımı 5. kez Türkiye'yi temsil edecek
Teknoloji
Grizu-263 Uzay Takımı 5. kez Türkiye'yi temsil edecek
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencilerinden oluşan Grizu-263 Uzay Takımı, ABD'de yapılacak Cansat Competition Model Uydu Yarışması'nda 5. kez finale kalmaya hak kazandı.
AA
23 sözleşmeli personel alınacak
Ekonomi
23 sözleşmeli personel alınacak
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, 23 sözleşmeli personel alacağını duyurdu. Alım, 26 Şubat'ta resmi gazetede yayımlandı.
Yeni Şafak
Türkiye'nin ilk cep uydusu mart ayında uzaya fırlatılacak
Teknoloji
Türkiye'nin ilk cep uydusu mart ayında uzaya fırlatılacak
40 kişilik ekip tarafından tasarlanan Türkiye'nin en küçük cep uydusunun uzaya fırlatılma tarihi ertelendi. Mart ayında SpaceX Falcon roketi ile uzaya fırlatılması planlanan cep uydusunun uzayda 1 yıl görev yapması ve 525 kilometre alçak dünya yörüngesinde 4 yıl 8 ay boyunca uzayda kaldıktan sonra da atmosferde yanarak yok olması bekleniyor.
DHA
Türkeş, Ecevit ve Yılmaz'ın 1995'teki konuşması yeniden gündemde: Terör propagandası özgürlük değildir
Gündem
Türkeş, Ecevit ve Yılmaz'ın 1995'teki konuşması yeniden gündemde: Terör propagandası özgürlük değildir
Merhum gazeteci Mehmet Ali Birand'ın sunduğu 32. Gün programında terör konularının ele alındığı yayın, sosyal medyada yeniden gündeme geldi. 24 Aralık 1995'te yapılan referandumun öncesinde bir araya gelen Alparslan Türkeş, Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit'in 'terörle mücadelede' ortak noktada buluşması dikkat çekiyor.
Diğer
İzmir'deki depremin ardından korkutan açıklama: Daha büyük deprem giderek yaklaşıyor
Ekonomi
İzmir'deki depremin ardından korkutan açıklama: Daha büyük deprem giderek yaklaşıyor
İzmir'in Seferihisar ilçesinde meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem sonrası uzmanlardan korkutan bir açıklama geldi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, İzmir depreminin ardından büyük Marmara depremiyle ilgili, “Bunlar daha büyük depremlerin ayak sesleri giderek yaklaşıyor” dedi.
IHA
Siyasetin ‘tonu’
Siyasetin ‘tonu’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile görüşmesi tüm siyasi kesimlerce memnuniyetle karşılandı…

Görüşmenin hiçbir tarafı buradan zararlı çıkmadı… Kimse itibar kaybetmedi… Tam tersine siyasi adaba ve ahlaka uygun biçimde gerçekleştirilen ziyaret, muhalefet adı altında yapılan onca ‘kakofoni’ arasından sıyrılarak kendisine farklı bir yer edindi…

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve ülkenin başkentinin Belediye Başkanı’nın bir araya gelmesinin usulü nasılsa öyle davranıldı…

Belli ki Sayın Yavaş, başkalarının ‘publicity’ (görünürlük) için kendilerince bir fırsat olarak değerlendirmeye çalışacağı bu görüşmeyi, olması gerekenin dışında bir amaca taşımayı düşünmemiş… İş hedeflerine odaklanılmış, siyasi gelenek, devlet terbiyesi ne gerektiriyorsa ona göre davranılmış…

Sonuç, halk nezdinde memnuniyet verici bir tablo… Siyasiler açısından puan kazandıran bir yaklaşım…

Pek ümitli değiliz ama aralarında ders almayı bilenler varsa onlara da örnek olur belki…

Siyasi iletişimde örnek olarak her zaman gündeme gelen rahmetli Süleyman Demirel’in şu lafını hiç unutamam. Demirel, siyasi rakibi Bülent Ecevit için “İktidara geldi ama hâlâ muhalefetteymiş gibi davranıyor” demişti.

Bizce, Yavaş ile refiki Ekrem İmamoğlu arasındaki farkı da bu cümle gayet iyi anlatıyor… Yavaş, ‘iktidara gelmiş devlet adamı’ gibi davranırken İmamoğlu hâlâ seçim kampanyasını “spin doctor”luk (fırdöndü PR’cı ya da göz boyama ustası da denilebilir) yaparak yürüten ‘yeni yetme muhalif’ gibi aksiyon alıyor…

Görüşmenin yapıldığı gün, siyaset sayfasına ‘kara leke’ olarak yazılacak başka bir davranışa daha tanık olduk maalesef…

Bildiğiniz gibi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan Adli Yıl Açılışı için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve milletvekillerine de davet gönderilmiş… Koronavirüs pandemisi nedeniyle alınan tedbirleri uyarınca da davetlilerin test yaptırarak katılmaları istenmiş…

Bunun üzerine CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel kameraların karşısına geçti… Sonrası hakikaten utanç verici… “Daveti yapan küstah akıl” gibi ağza alınmayacak hakaretlerle davet metnini yırttı… Bir de yere atıp üstünde zıpladı… Siyasi ‘şov’ diye tanımlamak için bile fazla düşük bir davranıştı… CHP’li olsun ya da olmasın pek çok kişinin de bu görüntüleri izlerken Özel adına utandığı kanaatindeyiz…

Muhalefetin bu derece adap dışı davranışlara, konuşmalara yeltendiği başka bir dönem hatırlamıyoruz…

Çok sert siyasi iklimlere, tartışmalara ve çatışmalara tanık olduk, evet. Ancak kimse devlet makamlarının ağırlığı karşısında bu seviyede ‘terbiye dışı’ davranmayı düşünmemişti bile… Siyasi tahayyüllerinin değerine ve bunun halktaki karşılığına güvenen her muhalefet partisi mensubu gibi serinkanlı ve ciddi tavırlar sergilemişlerdi…

Bu tavrın halka yansıması da siyasetçilerin birbirlerine ‘düşman’ değil, ‘siyasi rakip’ oldukları algılamasıydı…

Bugünkü tabloya bakınca, Cumhurbaşkanı’nın Mansur Yavaş’ı kabul etmesi, ‘olması gereken’ bir siyasi davranış dilidir. Hem muhalefet hem de iktidar kadroları için ders niteliğindedir.

Almanca’da özlü bir deyiş vardır: “Der Ton macht die Musik”… Türkçe’ye “Müziği müzik yapan tonudur” olarak çevrilebilir… “Ne söylediğinizdense nasıl söylediğiniz önemlidir” diye de açıklayabiliriz…

Yavaş ve Özel vakalarının aynı gün yaşanması, bir yönüyle “iyi oldu” denilebilir. Siyasi hayatımızda ‘kendimize yakıştıracağımız tonu’ seçebilmek için iki örnek olarak karşımızda duruyorlar… Çünkü bu iki üslup arasındaki fark, topluma çok şey anlatmaktadır.

O nedenle Sayın Cumhurbaşkanı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nı kabulü, sadece Ankara’ya hizmet götürülmesi bağlamında değil, siyasi ahlakın ve duruşun altının çizilmesi açısından da önemli bir toplumsal davranış diliydi.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.