
Yurt dışına çıkmak isteyenler dikkat; vize almayı planlıyorsanız, süreç hakkında bilinmesi gereken kritik noktaları Almanya Başkonsolosu Ralf Schröer, İzmir’de katıldığı bir etkinlikte açıkladı. Vize başvuru sürecinde yapılan hataları ve süreci kolaylaştırmanın püf noktalarını paylaşan Schröer, Almanya’nın vize önceliğini kimlere verdiğini ve doğru kullanıldığında nasıl uzun süreli vize alınabileceğini de ayrıntılarıyla anlattı.

Almanya Federal Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Ralf Schröer, İzmir’de katıldığı bir etkinlikte vize işlemleriyle ilgili dikkat çeken uyarılarda bulundu. Schröer, Almanya’nın en fazla vize verdiği ikinci ülkenin Türkiye olduğunu ifade ederken, vize sürecinde önceliğin öğrenci ve iş insanlarına verildiğini, turist vizesi almak isteyenlerin ise yoğunluk nedeniyle aylarca bekleyebileceğini söyledi.

Başkonsolos, vatandaşların sıklıkla başvurduğu vize danışmanlık şirketlerine karşı da uyardı. “Zorunlu olmadıkça vize danışmanlık şirketleriyle çalışmayın. Bu şirketler süreci hızlı ilerletmez, aksine daha da yavaşlatabilir” ifadelerini kullanan Schröer, başvuruların bizzat ve eksiksiz şekilde yapılmasının önemine dikkat çekti.

Almanya-Türkiye ilişkileri ve Almanya’daki yeni hükümet politikalarının ele alındığı seminerde konuşan Başkonsolos Schröer, Türkiye’den yılda yaklaşık 250 bin kişiye vize verdiklerini belirtti. Ayrıca İzmir’in, yurt dışındaki Alman dış temsilcilikleri arasında vize sağlanan şehirler sıralamasında 10’uncu sırada yer aldığını ifade etti. İstanbul birinci, Ankara ise beşinci sırada bulunuyor.

Vize sürecinde öncelik kimlere veriliyor?
Konuşmasında vize alma süreçlerine de değinen Schröer, Türkiye'den sonra en fazla vize verdikleri ülkenin Çin olduğunu, bunun da nüfus büyüklüğünden kaynaklandığını söyledi. “Dünyada Türkiye’den daha fazla vize sağladığımız tek bir ülke var, o da Çin. Bunun nedeni ise 1 milyarlık nüfusa sahip olmaları” dedi.

Başkonsolos ayrıca şu bilgiyi de verdi: “Türk hükümeti ile aldığımız karar gereğince vizede öncelik iş insanları ve öğrencilere verilmektedir. Ziyaret ve turist kategorisinde başvuru yapanlar maalesef bu dönemde yoğunluk nedeniyle birkaç ay beklemek durumunda kalabilir.”

Schröer’in en dikkat çeken uyarılarından biri vize danışmanlık firmalarıyla ilgili oldu. Vatandaşlara doğrudan başvuru yapmalarını tavsiye eden başkonsolos, şu ifadeleri kullandı:
“Zorunlu olmadıkça vize danışmanlık şirketleriyle çalışmayınız. Ticari vize danışmanlık şirketlerinin devreye girmesiyle işlemleriniz ne daha iyi ne de daha hızlı ilerler; hatta tam aksine, süreç yavaşlayabilir. Schengen vizesi hakkında doğru ve güncel bilgiyi edinmeniz gerekir, başvuruların eksiksiz olarak doğrudan Türkiye’deki ilgili konsolosluklara yapılması vize alma şansınızı artıracaktır.”

Schengen vizelerinde süreyi uzatan sistem geliyor
Vize süresi konusunda da önemli bilgiler paylaşan Schröer, "Cascade Kuralı" adlı sistemin Türkiye’de daha etkin uygulanacağını söyledi. Bu sistem sayesinde Schengen vizelerinin süresi kademeli olarak uzatılabilecek. Schröer’in ifadeleri şöyleydi:

“Çok girişli Schengen vizesi, bir yarıyılda en fazla 90 gün kalışı kapsar. Vizenin geçerlilik süresi farklılık gösterebilir. Genellikle ilk başvuruda, tek girişli ya da kısa süreli çok girişli vize verilir. Ancak vizeyi doğru şekilde kullandığınız takdirde, bir sonraki başvurunuzda daha uzun süreli bir vize almanız mümkün olur. Bu zincirleme şekilde devam eder; daha sonra bir yıl, iki yıl hatta beş yıl süreli vize alınabilir.”






