450 yıllık Osmanlı geleneği
16:45, 11/06/2015, PerşembeG: Güncelleme: 17:05, 11/06/2015, Perşembe
450 yıllık Osmanlı geleneği
"Onbir ayın sultanı" ramazan ayında camileri süsleyen 450 yıllık Osmanlı geleneği mahyalar, İstanbul'daki Sultanahmet Camisi'ne asılmaya başlandı.
Onbir ayın sultanı ramazan ayında camileri süsleyen 450 yıllık Osmanlı geleneği mahyalar, İstanbul'daki camilere asılmaya başlandı. İstanbul'un yanı sıra Edirne ve Bursa'daki tarihi camileri de ramazan geceleri aydınlatan mahyalar, Osmanlı'nın son mahyacısı Hacı Ali Ceyhan'ın çırağı, günümüzün ustası Kahraman Yıldız'ın başında olduğu ekip tarafından İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü atölyesinde hazırlanıyor.
Mahyacılık mesleğine gönül veren ekip, Osmanlı geleneği olan mahyayı yaşatmanın da gururunu yaşıyor. Mahya ekibi, atölyedeki çalışmalarına ramazan ayından 15-20 gün önce başlıyor.
Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın belirlediği veciz sözler arasından seçilen yazılar, Kahraman usta tarafından önce kağıda çiziliyor. Ardından bu çizime göre elektrik kabloları üzerine önce duylar yerleştiriliyor, sonra kandile yakın ışık görüntüsü veren 15 wattlık ampuller takılıyor. Elektrik sistemi üzerinde son kontrolleri yapan ekip, mahyanın asılacağı camiye giderek hazırlıklarını tamamlıyor. Caminin şerefesine çıkan ustalar, iki minare arasına getirilen halatlar arasına mahyaları itinayla asıyor.
Ustalar, bu işlem sırasında mahyaların elektrik kontrollerini de son olarak burada tekrarlıyor. Böylece mahyalar ramazan gecelerini ışıl ışıl karşılamaya hazırlanıyor.
İstanbul'da Sultanahmet Camisi, Eyüp Sultan Camisi, Ataşehir Mimar Sinan Camisi, Valide-i Cedid Cami, Süleymaniye Camisi ve Eminönü Yeni Cami'ne asılan mahyalarda bu yıl ''Hoşgeldin Mübarek Ramazan'', ''Hoşgeldin 11 Ayın Sultanı'', ''Oruç Tut Sıhhat Bul'', ''Oruç Arınmaktır'', ''Ramazan Kardeşliktir'' yazıları yer alacak. Mahya asılan bütün camilerin yazıları, her hafta aynı ekip tarafından değiştirilecek. Yani her caminin dört ayrı mahya yazısı olacak.
Kahraman Yıldız, mahya yaptıkları her caminin bir takımı bulunduğunu, duyların yerlerini değiştirerek, farklı farklı yazılar ve resimler yapabildiklerini söyledi. - ''Geçmişte tek görsel yayın mahyadır'' Mahyaların ramazan ayında akşam ezanından sabah ezanına kadar yandığını anlatan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Mahyalar kandil havası verir, ezanı duymayan insanlar uzaktan ışığı görünce oruçlarını bozarlar.
Mahyalar aslında mesaj verir. Televizyonun, gazetenin sinemanın olmadığı dönemlerde mahyalar sayesinde bir çok mesajlar verilmiştir. Geçmişte tek görsel yayın mahyadır. Elektrik öncesinde mahya hazırlamak çok zahmetliymiş. Eskiden her caminin mahyacısı varmış. Mahyacının elinin çabuk olması gerekiyor ki, mahya ezana yetişsin. İnsanlar eskiden gelip bakıyorlarmış mahyacı ne yazıyor diye. Hatta iddiaya girerlermiş birbirleriyle. Cami cami gezerek mahya izlerlermiş. O yüzden yabancı bir gezgin İstanbul'a geldiğinde 'Gökyüzüne yıldızlarla yazılar yazmışlar' diyerek 'Türkler medeniyeti çoktan yakalamışlar' şeklinde beyanatta bulunmuş. Mesleğimiz eski bir meslek olduğu için övünüyorum.'' -
450 yıllık Osmanlı geleneği
450 yıllık Osmanlı geleneği
450 yıllık Osmanlı geleneği
450 yıllık Osmanlı geleneği
450 yıllık Osmanlı geleneği
450 yıllık Osmanlı geleneği
450 yıllık Osmanlı geleneği
450 yıllık Osmanlı geleneği
450 yıllık Osmanlı geleneği
450 yıllık Osmanlı geleneği



