Beşiktaş uzun süredir muhteşem(!) bir yürüyüşte. Durmadan gol yiyor. Durmadan yeniliyor, durmadan puan kaybediyor. Carvalhal gitti, Tayfur geldi. En ufak bir kıpırdama yok. Rastlantıyla bir gol atsa bile, bunu korumasını hiç beceremiyor. Bireysel hatalar inanılmaz derecede fazla. Takım savunması hiç yok. Yardımlaşma sıfır. Kademe tamamen rafa kaldırılmış durumda. Takımın ileri ucuyla savunması arasında büyük bir boşluk var. Bu boşluğa da rakip takım kolaylıkla girebiliyor. Bu nedenle de oyun üstünlüğünü ister istemez kaybediyorlar.
Büyük takım her şeyden önce oyuna hükmetmeli. Beşiktaş ipleri bir türlü eline geçiremiyor. Böyle bir ortamda elbette puan almak çok zor. Bu sezona baktığımızda Beşiktaş derbilerde hep mahkum oynamış.
En büyük yetersizlik özellikle orta alanda. Dün bu alanı paylaşan Ernst, Fernandes ve Veli, sahada en ufuk bir varlık gösteremediler. Nerede o övgüyle söz ettiğimiz Fernandes. Tek olumlu işi yok. Oysa Beşiktaş''ın en büyük gol ümidi. Ne bir gol pası verdi, ne de bir gol pozisyonuna girdi. Ernst oynadı mı, yoksa oynamadı mı farkında değilim. Rakip ataklarda bile kendisini göremedik. Fenerbahçe kalesine ise yan gözle bile bakmadı. Veli her zamanki gibi koştu. Peki be kardeşim bir de ekstradan iş yapsan olmaz mı? Futbol sadece koşmak ve rakipten top almak değil. Bunun bir de topla beraber olan bölümü var. Al maçı izle. Bu yönde ne yapmışsın bir gör bakalım. Beşiktaş''ın orta saha oyuncusu oyuna yön verir. Rakip kalede tehlike yaratır. Fernandes, Ernst ve Veli dün bu görüntünün tamamen dışındaydılar.
Fenerbahçe, genellikle çok adamla Beşiktaş''ın üstüne geldi. Defansında zaman zaman büyük açıklar verdi. Quaresma, böyle bir ortamda bulunmaz bir silah değil mi? İki çalımla karşı kaleye gidecek diye bekleyip durduk. Boşuna. Quaresma aldatmaya devam ediyor. Takımı için değil, kendi için oynuyor. Simao, Portekiz iyi niyet elçisi gibi. Oynayıp oynamadığını fark etmiyorsunuz bile. Saklanıyor bir yerlere. Araki bulasın. Edu''yu sakın aramayın hiç bulamazsınız.
Rüştü, 7. ve 52. dakikalarda müthiş iki kurtarış yaptı. Ancak duran toptan yediği o ilk gol, kariyerine hiç yakışmadı. O kadar uzak mesafeden ve kendi koruduğu köşeden o golü yememeliydi. Egemen''i kendi kalesine attığı golden dolayı sakın suçlamayın. O pozisyonda da Rüştü hatalıydı ve de Egemen kafayı vurmasaydı arkasındaki Semih işi bitirecekti.
Fenerbaçahçe, daha baskılı oynayan, topa daha çok sahip olan taraftı. Ve de golü Beşiktaş''tan çok daha fazla istiyorlardı. Aykut hocanın yaptığı değişiklikler de bu amacı yönelikti. Gol adamları fazlalaştırarak üç puanı hedefledi. Sonunda da amacına ulaştı. En iyi oyuncuları Cristian ve Stoch''tu. Daha fazla gol pozisyonu girdiler ve Beşiktaş''ı epeyce zorladılar.
Süper Final Beşiktaş için tam bir ızdırap oldu. Kartal için bundan sonrakı maçlar artık sadece birer formalite. Beşiktaşlıyı ne üçüncülük ne de dördüncülük mutlu eder. Beşiktaş için sezon bitmiştir.
Başlıklar :

