Yeni dokular yapılıyor, belki yeni organlar da yapılabilecek.Zamanla insan ömrünün uzayacağı kesin gözüküyor.
PROF. DR. ASLI TOLUN İLE "GENETİK DEVRİMİ"Nİ KONUŞTUK
Genetik şifrenin çözülmesi ne anlama geliyor?
Bizim DNA molekülü dediğimiz kromozomlarımızın genetik molekülü vardır, bunlar 6 santime kadar çıkabilirler, bunların üzerindeki şifreyi çözdüler sırayla. Bunlar, bir zincirin halkası gibi dizilirler ve 3 milyar birim kadardırlar. Hepsinin şifresi çözülerek genetik şifre açıklandı. İkinci aşamada bunların hangilerinin gen bölgesi olduğu, yani anlamlı bir şifre içerdiği, üçüncü aşamada ise genlerin ne işe yaradığı anlaşılacak.
Genetik şifrenin çözülmesi için Dr. Michael Dexter, "İnsanın Ay'a gitmesinden de, tekerleğin icadından da önemli" diyor.
Bu başlangıç. Asıl yararlarını ileride görülecek. 35 milyondan fazla genimiz olduğu tahmin ediliyor. Çoğunun ne işe yaradığını bilmiyoruz. Zamanla her birinin ne işe yaradığı anlaşılacak. O zaman, insanlığa büyük yararlar sağlayacak. Bazı kalıtımsal hastalıkların tedavisine yönelik çalışmalar yapılabilecek mesela.
Kanserde tedavi ümidi
Kanserin tedavisi mümkün olacak, insan ömrü iki kat artacak deniliyor.
Kanserin çok çeşitli ve farklı türleri var. Herhalde ileride, genetik yöntemler de kullanılarak kansere çareler bulunacak. İnsan ömrünün uzamasına gelince; bunun yalnız genetikle mümkün olup olmayacağından emin değiliz. Ama gelecekte neler olur, bilemeyiz. Genetik biliminin elli yıllık bir geçmişi var. Hızla bu aşamaya geldi ve hızla ilerliyor. Fakat moleküler biyolojide de büyük ilerlemeler var. Yeni dokular yapılıyor, belki yeni organlar da yapılabilecek. Zamanla insan ömrünün uzayacağı kesin gözüküyor.
Yeni organların yapılabileceğinden söz ettiniz. İnsan kazara elini kaybettiğinde, kaybettiği elin yenisi çıkacak mı?
Biliyorsunuz bunu kurbağalar zaten yapabiliyorlar. Fakat biz bu sırrı çözebilmiş değiliz. Kurbağanın, bunu yaparken ne gibi genleri devreye soktuğunu bilemiyoruz. Kurbağanın sırrını çözebilirsek, insanda da bunu mümkün hale getirebiliriz. Benim düşündüğüm, el gibi karmaşık bir yapı değil ama, laboratuarda kulak yapılabiliyor, köpekler için mesane yapılabiliyor. Deri dokusu yapılabiliyor, kıkırdak yapılabiliyor.
Türkiye henüz çok geride
Genetik araştırmalar ABD'nin başını çektiği 18 ülkenin genetikbilimcilerince yapılıyor. Türkiye'deki genetikbilimciler, bu araştırmaların neresinde ?
Tabii ki Batı ile birçok şeyimiz karşılaştırılmıyor. Genetikte de gerideyiz.
Neden gerideyiz ?
Genetik, çok uygulamalı bir bilim dalıdır ve parasal destek gereksinimi çok fazla. Cihazlar pahalı. Ne yazık ki bilime de çok meraklı bir toplum değiliz. Bu nedenle desteği az olan bir alan. Fakat, Türkiye'de potansiyel çok yüksek.
Ahlaki endişeleri olanlar da var. "Veriler kötü maksatla kullanılabilir, biyolojik silahlar yapılabilir" veya "genetik ayrımcılık yaşanabilir" deniliyor.
Bir ırka yönelik bir şey düşünülüyor herhalde. Irklar birbirlerine farklılık gösterirler, ama çok da farklı değiller. Mesela biz Japonlar'dan farklıyız ama çevremizdeki Ortadoğu'lu veya Balkanlar'daki insanlardan genetik olarak çok farklı değiliz. Bu nedenle herhalde o pek gerçekleşmeyecek. Bir de sanıyorum insanın genleri değiştirilir mi, belli bir türde belli özelliklere sahip bir insan geliştirilmeye çalışılır mı diye bir endişe var...
Yeni bir tür mesela...
Bu yeni türlerin yapılması çok kolay değil. Diyelim ki üç metre boyunda insanlar olmasını istiyorsunuz. Bu insanın diğer organ sistemleri üç metrelik bir insana göre gelişmediğinden, genetik olarak değiştirilmiş insanlarda bazı bozukluklar olacaktır. Bu nedenle genlerle oynamak öyle çok kolay değil.
Kanser diye bir hastalığın ileride problem olmaktan çıkacağı söyleniyor. Psikolojik hastalıkların tedavisi de mümkün olacak mı?
Tabii. Şizofreni ile ilgili genler aranıyor. Bazı aday genler var. İnsanın bazı hastalıklara eğilimli olarak doğduğu sanılıyor. Belli bir enzimde bozukluk olursa erkekler saldırgan olabiliyor. Ayrıca bu tür hastalıkların bir de çevre faktörü var. Yani bir genetik eğilimin yanısıra kötü bir çevreye düşersek hastalık ortaya çıkıyor.
Genlerin yüzde 98'ini bilmiyoruz
İnsan DNA'sındaki 3 milyar kimyasal yapının dilinin çözülmesi önemli bir aşama.
Genetik bilgi uzun moleküllerdedir. Üzerinde merdiven gibi birimler vardır. Bu moleküller 23 tanedir. Bu moleküller her kromozomda bir adet, 24 farklı kromozomumuz var. Toplamında ise üç milyar kimyasal birim var. Bu üç milyarın hangi sıra ile peşpeşe geldiğini buldular.
Bir de %97'lik bilgiye ulaşılamadığı, ancak %3'lük bir bilgiye ulaşılabildiği söyleniyor. Tamamına ulaşıldığı zaman ne olur?
35 milyona yakın genimiz olduğu tahmin ediliyor. Tam sayıyı bilmiyoruz. Önce bir şifre yapıldı. İkinci aşama, bu şifre içinde hangileri genleri kodluyorlar, yani hangileri anlamlı? Onlar bulunacak. Bu bulunduktan sonra da, ki 30 binle 40 bin arasında olduğu sanılıyor. Bu genlerin herbirinin ne işe yaradığı tesbit edilecek. Mesela insanlarda el bozuklukları oluyor. Hangi gende bozukluk olursa elde bozukluk olur, onu bilemiyoruz. Mesela kanla ilgili problemlerde bunun hangi genden kaynaklandığını biliyoruz. Yani 35 bin genimiz varsa, bunun % 95'ini ya da % 98'ini bilmiyoruz. Bunlar zamanla çözülecek.
Hastalıklı genler önceden tesbit edilip sağlıklı olanlarıyla değiştirilebileceğine göre, belki bu yolla insanda kötülüklere neden olan genler de düzeltilir. Daha iyi insanların, mesela yalan söylemeyen politikacıların olduğu bir toplumda yaşayabiliriz...
Bu, genlerle değil de galiba bütün toplumun yanlış olanı düzeltmek konusunda hemfikir olmasıyla ilgili bir şey. Mesela ABD'deki okullarda kopya çekmek son derece kötü bir davranıştır. Kopya çeken hemen okuldan atılır. Kimse bunu kendine yakıştırmaz. Ama bizim toplumumuzda ne yazık ki böyle değil.






