Gündem Kırklarelinde bilim insanlarını heyecanlandıran gelişme Kızıl geyik ilk kez görüntülendi

Kırklareli'nde bilim insanlarını heyecanlandıran gelişme: Kızıl geyik ilk kez görüntülendi

Bugüne kadar varlığı bilimsel olarak kanıtlanamayan kızıl geyik, Kırklareli'nde fotokapana takıldı. Bilim dünyasını heyecanlandıran gelişmeyle ilgili Dr. Yasin Ünal, "Varlığını biliyorduk ama resmi ve bilimsel olarak görüntülenmemiş bir türdü. Biz çalışmamız ile fotokapanla bu türün hem fotoğraflarını hem videolarını elde ettik." dedi.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Diğer
Kızıl geyik nedir? Kızıl geyik nerede yaşar? Kızıl geyik nerede bulunur?
​Kırklareli'nde bilim insanlarını heyecanlandıran gelişme, Kızıl geyik ilk kez görüntülendi.

Kırklareli Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi tarafından "Kasatura Körfezi Tabiatı Koruma Alanı Kaynak Değerleri Envanter Araştırma ve İzleme Programının Geliştirilmesi Projesi" kapsamında Vize ilçesinde yaban hayatı mercek altına alındı.

Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesinde görevli Dr. Yasin Ünal tarafından kırsal alanda 4 ay süren çalışmada 120 kuş, 51 memeli ile 47 böcek türü kayıt altına alındı.

Çalışma kapsamında Trakya'da ilk kez "kızıl geyik" fotokapanla görüntülendi. Ünal, Kasatura Körfezi Tabiat Koruma Alanı'nın Trakya'nın tek doğal karaçam özelliğine sahip nadir bir ekosisteme sahip olduğunu söyledi.

Alanda önemli türlere rastlandığını ifade eden Ünal, Türkiye'de tehlike altında olan türler arasında olan kızıl geyik ile su samurunu da görüntülediklerini vurguladı.

Kurt, çakal, tilki, porsuk ve karaca gibi birçok yaban hayvanın yaşamını kayıt altına aldıklarını aktaran Ünal, "Türkiye'de üç geyik türü var, bunlardan ikisinin, geyik ve karacanın aynı alanda olması da bilimsel açıdan çok değerli. Bu da bizim için çok değerli oldu. Alanda şah kartalı, gök kuzgun gibi ülkemizde nesilleri olan türler var. Bu yüzden bu çalışmayı bitirdik. 5 yıl bu alanın korunması ve yöre halkından bizim ricamız korumalarda aktif rol üstlenmeleri." dedi.

Kendisini en çok heyecanlandıran gelişmenin kızıl geyiğin görüntülemesi olduğunu anlatan Ünal, "Varlığını biliyorduk ama resmi ve bilimsel olarak görüntülenmemiş bir türdü. Biz çalışmamız ile fotokapanla bu türün hem fotoğraflarını hem videolarını elde ettik. Alanda çoğalış gösterdiğini tespit ettik. Bu hem bölge hem ülke açısından önemli." diye konuştu.

Bilim insanlarından yeni araştırma: Şimdiye kadar gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor
FOTOĞRAF 15
Title
Venüs'te amonyak gazının varlığını araştıran uzmanlar, 'şimdiye kadar gördüğümüz hiçbir şeye benzemeyen' uzaylı yaşam formlarının gezegende olabileceğini açıkladı.
Title
NTV'de yer alan habere göre; Bilim insanları, Venüs'ün atmosferinde tespit edilen, nitrojen ve hidrojenden oluşan renksiz bir gaz olan amonyak varlığı karşısında şaşkına döndü. Bunun sebebi ise Venüs’te amonyağın herhangi bir kimyasal işlemle üreyemeyecek olması.
Title
Cardiff Üniversitesi, MIT ve Cambridge Üniversitesi tarafından yapılan yeni çalışma, Venüs’te amonyak gazının varlığı için gerçekleşmesi gereken bir dizi kimyasal süreci modelledi.
Title
Bilim insanları, amonyak gazının sülfürik asit damlacıklarının nötralize edilmesi için bulutların asitliğinin 11'den sıfıra düşmesi gerektiğini bildirdi. Ancak, bu seviyenin pH ölçeğinde hala çok asidik olmasına rağmen, yaşamın potansiyel olarak hayatta kalabileceği bir ortam hazırlayacağı aktarıldı.
Title
\"YAŞAM VENÜS'TE KENDİ ORTAMINI OLUŞTURDU\"<br>Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmanın yazarları, Venüs’teki potansiyel amonyak kaynağı için en makul açıklamanın, yıldırım veya volkanik patlamalardan ziyade biyolojik kökenli olduğunu açıkladı.
Title
Söz konusu bulgu, yaşamın Venüs'te kendi ortamını oluşturduğunu gösteriyor.
Title
MIT'den çalışmanın yazarı Prof. Dr. Sara Seager, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, \"Bildiğimiz hiçbir yaşam Venüs damlacıklarında hayatta kalamaz. Ama mesele şu ki, orada bir yaşam olabilir ve hayatta kalmak için kendi çevresini değiştiriyor gibi görünüyor” dedi.
Title
VENÜS GÖREVLERİNİN SONUCUNDA DOĞRULANABİLİR<br>Bununla birlikte araştırmacılar, hipotezlerinin Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi'nin (NASA) Venüs yolcukluklarında doğrulanabileceğini duyurdu. NASA, 2030 yılında, iki ayrı insansız görevle 38 milyon uzaklıktaki gezegeni ziyaret edecek. DAVINCI+ ve VERITAS adı verilen görevlere şu an için bir milyar dolar kaynak ayrıldı.
Title
Bilim insanları ayrıca hipotezlerinin doğrulanması durumunda, yaşam formlarının Dünya'da bulunan bakterilere benzer mikroplar olmasının muhtemel olduğunu bildirdi.
Title
Diğer taraftan araştırmacılar, amonyağın varlığının Venüs bulutlarında görülen büyük anomalilerin çoğunu açıklayabileceğini söyledi.
Title
Dünya’da amonyak, suda yaşayan organizmalardan kalan yaygın bir atık olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, gezegenimizde -özellikle kendi midelerimizde - asidik bir ortamı yaşanabilir kılmak ve nötralize etmek için amonyak üreten yaşam formları olduğunu belirtti.
Title
Cardiff Üniversitesi Fizik ve Astronomi Okulu'ndan çalışmanın ortak yazarı Dr. William Bains, \"Hayatın Dünya'daki asit ortamlarda gelişebileceğini biliyoruz. Venüs’ün bulutlarında amonyak yapan bir şey varsa, bu, damlacıkların bir kısmını etkisiz hale getirerek onları potansiyel olarak daha yaşanabilir hale getiriyor” dedi.
Title
VENÜS'TE YAŞAM İDDİALARI<br><br>Öte yandan, Venüs'te yaşam bulma umutları, bu yıl Temmuz ayında yayınlanan bir çalışmanın, başlangıçta mikroplardan geldiği düşünülen fosfin gazının aslında volkanlar tarafından üretilebileceğini iddia etmesiyle suya düşmüştü.
Title
Ancak, Eylül 2020'de, Cardiff Üniversitesi tarafından yapılan farklı bir araştırmada, gezegenin asidik bulutlarında eser miktarda fosfin tespit edildiği bildirilmişti.
Title
Fosfin gazı genellikle Dünya'da nefes almak için oksijen kullanmayan mikroorganizmalar tarafından salınıyor. Bu da araştırmacıları o sırada Venüs'ün yaşam barındırıyor olabileceğine dair hipotezler geliştirmeye yöneltti.
Bilim insanlarından yeni araştırma: Şimdiye kadar gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor
Uluslarası bilim insanları ekibi tarafından yapılan çalışma, karbondioksit dolu kalın bir atmosfer ve kurşunu eritecek kadar sıcak bir yüzeye sahip olan venüste asidik ortamını etkisiz hale getirebilen ve kendi kendine yetebilen bir kimyasal reaksiyon oluştuğunu ortaya koydu.

İki bin 200 yıl önce Türkler yaptı: Bilim insanları 'Mühendislik harikası' olarak tanımlıyor
FOTOĞRAF 15
Title
Deniz seviyesinin altında olan Turfan vilayetinin merkezi olan Turfan şehri, su kaynakları bulunmayan ve iklimi son derece kurak bir bölgede bulunuyor.
Title
Deniz seviyesinin altında olan Turfan vilayetinin merkezi olan Turfan şehri, su kaynakları bulunmayan ve iklimi son derece kurak bir bölgede bulunuyor.
Title
Sabah'ın haberine göre bölgedeki su sıkıntısından ötürü 2 bin yıl önce Tanrı Dağlarından Turfan istikametine toplam uzunluğu 5 bin 272 kilometre olan yer altı su kanalları inşa edildi. Bu gelişmeden yıllar sonra bölge hayran bırakan manzaralara sahip. İşte o görüntüler...
Title
Tek kelimeyle muhteşem bir yapı! Bu kanallar bilim insanlarını da hayran bıraktı. Karız Kanalları Tanrı Dağlarından topladığı suyu 60 km çölün altından geçirerek Turfan' daki yerleşim birimlerine götürüyor.
Title
MÜHENDİSLİK HARİKASI!<br><br>Çinliler bu kanalları ülkelerindeki üç harikadan biri olarak gösteriyorlar. Bilim insanları da mühendislik harikası olarak tanımlıyor.
Title
Bu kanallar bundan 2 bin 200 yıl önce Uygur Türkleri tarafından yapılmış. Kanalın derinliği 110 metreden başlıyor. Kanallar çölün altından ağ gibi örülmüş.
Title
TANRI DAĞLARINDAKİ SUYU TAŞIYOR<br><br>Tarihte kuyu kanalları olarak adlandırılan Karez kanalları, yöre insanlarının Tanrı Dağlarında eriyen kar sularının yer altına sızmasından oluşan sudan yararlanması için inşa edilen bir sulama projesi.
Title
Aralıklarla açılan kuyular yardımıyla tarım alanları sulanıyor. Tanrı Dağları ile Turfan arasındaki bölge çöl olduğundan suyun aşırı sıcaktan buharlamaması için Karız su kanalları yeraltında inşa ediliyor..
Title
Turfan'ın su ihtiyacının yüzde 30'u, hala bu yer altı kuyuları olan Karez kanallarından sağlanıyor.
Title
YER ALTINDAKİ BÜYÜK KANAL<br><br>Karez kanallarını Çinliler tarafından \"Yer altındaki büyük kanal\" olarak adlandırılıyor.
Title
Karez kanalının tarihini ve şimdiki özelliklerini anlatmak üzere oluşturulan sergi, bölgeyi ziyaret edenler tarafından büyük ilgi görüyor.
Title
Karez kanalı müzesinde yer altı su kanallarının üç boyutlu maketi, insanoğlunun doğa koşullarına nasıl meydan okuduğunu net bir şekilde gösteriyor.
Title
Tanrı Dağlarından yüzyıllardır bölge halkına hizmet veren yer altı kanalları 1,5 metre yükseklikte, 60-70 cm genişlikte inşa edilmiş ve günde 858 metreküp su taşıyor.
Title
ÜÇTE BİRİ ORANINDA DÜŞTÜ<br><br>Ancak bugün bu oran neredeyse üçte bir oranında düşmüş durumda.
Title
2 bin 200 yıl önce sadece yerçekimi kullanılarak çalışması sağlanan Karız Kanalları,60 kilometre uzaktaki kurak Turfan bölgesini bereketli vaha haline getirmiş.
İki bin 200 yıl önce Türkler yaptı: Bilim insanları 'Mühendislik harikası' olarak tanımlıyor
İki bin 200 yıl önce Türkler tarafından yapılan su kanalları şu anda bile bir mühendislik harikası olarak tanımlanıyor. Karız Kanalı denilen bu yeraltı su şebekesi sistemi Orta Asya'da, Turfan bölgesinde yapıldı. Uygarlık tarihinin en önemli buluntularından biri olarak gösteriliyor.

Bilim insanlarından kritik uyarı: Her gün 3 bin 500 kişi ölüyor
FOTOĞRAF 11
Title
Antimikrobiyal direncin küresel etkisine ilişkin şimdiye kadar yapılan en kapsamlı çalışmaya göre 2019'da 1,2 milyondan fazla insan antibiyotiğe dirençli bakteriyel enfeksiyonların doğrudan bir sonucu olarak öldü. 200'den fazla ülke ve bölgeyi kapsayan çalışma The Lancet'te yayımlandı.
Title
Bilim insanları, AMR'nin sıtmadan daha fazla insanı öldürdüğünü vurgulayarak, önceden tedavi edilebilir enfeksiyonlar nedeniyle yüzbinlerce ölümün meydana geldiğini söyledi.
Title
Araştımanın yazarlarından Prof. Dr. Chris Murray, “Bu yeni veriler dünya çapındaki antimikrobiyal direncin gerçek ölçeğini ortaya koyuyor. Bu tehditle mücadele etmek için şimdi harekete geçmemiz gerekiyor” dedi.
Title
Bununla birlikte, Yeni Antimikrobiyal Direnç Araştırması, 2019 yılında 204 ülke ve bölgedeki 23 patojen ve 88 patojen-ilaç kombinasyonuna bağlı ölümleri tahmin etti.
Title
Çalışmada, sistematik literatür incelemelerinden, hastane sistemlerinden, gözetim sistemlerinden ve diğer veri kaynaklarından elde edilen 470 milyondan fazla bireysel kayıt incelendi.
Title
Bulgular, AMR'nin dünya çapında tahmini 1,27 milyon ölümden doğrudan sorumlu olduğunu ve 2019'da tahmini 4,95 milyon ölümle ilişkili olduğunu gösterdi. 2019'da sıtmanın sırasıyla 860 bin ve 640 bin ölüme neden olduğu tahmin ediliyor.
Title
Ayrıca, AMR her yaştan insan için bir tehdit oluştursa da küçük çocukların özellikle yüksek risk altında olduğu bulundu. AMR'ye atfedilebilecek her beş ölümden biri beş yaşın altındaki çocuklarda meydana geldi.
Title
Diğer taraftan bilim insanları, AMR ile mücadele için acil önlem alınması gerektiğini vurguladı ve politika yapıcılar için hayat kurtarmaya ve sağlık sistemlerini korumaya yardımcı olacak acil eylemleri özetledi.
Title
Bunlar, mevcut antibiyotiklerin kullanımını optimize etmeyi, enfeksiyonları izlemek ve kontrol etmek için daha fazla önlem almayı, yeni antibiyotik ve tedaviler geliştirmek için daha fazla fon sağlamayı içeriyor.
Title
İngiltere'nin antimikrobiyal direnç özel temsilcisi Dame Sally Davies, AMR'nin \"insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan biri\" olduğunu belirterek. “Bu yeni sayıların arkasında, sessiz AMR salgınının yükünü trajik bir şekilde taşıyan aileler ve topluluklar var. Bu verileri her düzeyde harekete geçmek için bir uyarı sinyali olarak kullanmalıyız” dedi.<br><br>
Title
Öte yandan, bölgesel olarak, doğrudan AMR'nin neden olduğu ölümlerin, sırasıyla 100 bin kişi başına 24 ölüm ve 100 bin kişi başına 22 ölümle Sahra altı Afrika ve Güney Asya'da en yüksek olduğu tahmin edildi.<br><br><br>Yüksek gelirli ülkelerde, AMR doğrudan 100 bin kişide 13 ölüme yol açtı ve dolaylı olarak 100 bin kişide 56 ölümle ilişkilendirildi. <br><br>
Bilim insanlarından kritik uyarı: Her gün 3 bin 500 kişi ölüyor
ABD'de yapılan yeni bir çalışma, antimikrobiyal direncin (AMR) dünya çapında önde gelen ölüm nedenilerden biri haline geldiğini ve her gün yaklaşık 3 bin 500 kişiyi öldürdüğünü ortaya koydu. Uzmanlar, basit bir şekilde tedavi edilebilecek hastalıkların antibiyotiklere direnç göstermesi nedeniyle 2019 yılında 1,2 milyonu aşkın kişinin öldüğünü belirterek, bilinçsiz ilaç kullamına karşı uyardı.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.