Şehit 12 askerimiz yüzbinlerin gözyaşlarıyla son yolculuklarına uğurlanırken 15 yıl sonra annesine kavuşan şehit Er Samet'in hayat hikayesi yürekleri dağladı...
Hakkari Yüksekova'daki hain saldırıda 12 askerimizin şehit edilmesi tüm Türkiye'yi ayağa kaldırırken, şehitlerden Jandarma Komando Piyade Er Samet Saraç'ın hikayesi yürekleri dağladı. 15 yıl aradan sonra kendisine öldü denilen öz annesine kavuşan şehit Saraç'ın, kardeşleriyle birlikte bir aileye evlatlık verildiği anlaşıldı. Şehit Saraç'ın kardeşini dağıtım izninde Anneler Günü hediyesi olarak annesine götürdüğü ortaya çıktı.
Şehit er için Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze törenine, şehit erin ailesi, yakınları ve yetkililer ile Bursa milletvekilleri ve binlerce vatandaş katıldı. Şehidin cenazesi Ulu Camii'ne götürülürken Bazı vatandaşlar, gözyaşlarına hakim olamadı.
Camiye ilk gelen Saraç'ın öz annesi Filiz Turan ile daha sonra gelen babası Mustafa, üvey annesi Fahriye ve kardeşi Sunay Saraç, tören alanında kendileri için ayrılan yerde bir araya gelmedi. Boşandığı eşinden olan ve 15 yıl aradan sonra kavuşabildiği oğlu Samet Saraç'ın Hakkari'de şehit düştüğü haberiyle sarsılan Filiz Turan, cenaze töreninde güçlükle ayakta durabildi. Filiz Turan, oğlu 5 yaşındayken babasından boşandıklarını ve 15 yıl boyunca oğlunu aradığını ifade ederek, yaşadıklarını gözleri dolarak anlattı. Oğlu Samet'i 15 yıl aradan sonra bulduğunu kaydeden anne Turan, “Biz babasıyla ayrıldık. Samet o zaman 5 yaşındaydı. Babası 15 sene kaçırdı onu benden. Bana iki çocuğumu da göstermedi. Babası ayrılmasınlar diye ikisini de bir aileye evlatlık vermiş. Sonra o aile de ölünce tekrar babaya geri verilmiş. Samet araştırmış, dedesinin evini bulmuş. Ve biz ilk defa 15 yıl aradan sonra dedesinin evinde görüştük” dedi.
Acılı anne gözyaşları içinde oğluyla askere gidene kadar 2 ay birlikte olduklarını belirterek “Askere giderken asker tülbendini bağladım. Allah'a emanet ol dedim. Erzincan'da 2-3 ay kaldı. İzne geldiğinde (Ben gidiyorum, şehit olabilirim) diye konuşmuştu” dedi. Oğlunun acemiliğini yaptığı Erzincan'a gitmeden önce Anneler Günü hediyesi olarak küçük kardeşi Semih'i yanına getirdiğini ifade eden anne Filiz Turan, sözlerine şöyle devam etti: “(Ben askere gidersem siz görüşemezsiniz. Kardeşimi sana göstermezler) demişti. Ondan sonra da ayrılmaz olduk. Hatta Samet'in şehit edildiği gece küçük oğlum benim yanımdaydı” dedi.
Baba Mustafa Saraç ise “Vatan sağ olsun. Oğlum Semih yetişiyor. Samet'in yerini Semih dolduracak” dedi. Şehidin İzmir Foça'da askerlik yapan üvey kardeşi Gökhan Turan, annesini teselli için izne ayrılarak Bursa'ya geldi.
Polis ve jandarmanın yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen törende kalabalık Orhangazi Parkı ve Atatürk Caddesi'ne taştı. Cenaze namazı öncesinde Hakkari'de şehit olanların isimleri tek tek okunarak, yoklama yapıldı. Bursalılar hep bir ağızdan “Burada” diyerek şehitleri yad ettiler. Öfkeli kalabalık, “PKK'yı Meclis'te istemiyoruz”, “İmralı Apo'ya mezar olacak”, “Apo'nun itleri yıldıramaz bizleri” “Şehitler ölmez vatan bölünmez”, “Kahrolsun PKK” sloganları attılar. Bursa Müftüsü Mahmut Gündüz vatandaşları itidale davet ederek cenaze namazını kıldırdı. Katafalka konulan şehidin naaşı, onbinlerce Bursalı'nın tekbirleri eşliğinde şehitliğe kadar yürünerek götürüldü. Cenaze trafiğe kapatılan caddede ters yönden taşınarak Ulucami'nin önünden Çakırhamam'a buradan Pınarbaşı'ndaki Şehitliğe getirildi. AK Parti milletvekilleri, Bursa Valisi Nihat Canpolat, Jandarma Alay Komutanı Albay Murat Aslan acılı aileye başsağlığı diledi. Şehidin naaşı yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Pınarbaşı kabristanına izdiham sebebiyle yaklaşık 1 saatlik bir sürede gelebildi. Samet Saraç'ın naaşı dualar ve tekbirlerle Pınarbaşı'ndaki Şehitliğe defnedildi. On binlerce kişinin katıldığı cenazede sağduyunun hakim olması dikkat çekti
Şehit Abdurrahman Doğan'ın cenaze töreninde Adıyamanlılar Kürtçe ağıtlar yaktı. Hastane önünde önünde binlerce kişi şehidin naaşını karşılarken, sık sık tekbir getirdi. Şehit babası Remzi Doğan, şehit oğlunun naaşını karşılarken, sinir krizleri geçirdi. Anne Feride Doğan ise Kürtçe ağıtlar yaktı. İstiklal Marşı ve duaların ardından kalabalık grup şehir merkezine geçerek, sloganlar attı. Adıyaman Valiliği önünde şehit cenazesinin alana getirmesini bekleyen binlerce kişi, terör örgütü aleyhine sloganlar atıldı. Cadde ve sokaklarda oluşan insan seli, valilik önünden cenaze namazının kılınacağı Ulu Camii'ye kadar yürüdü. Cenaze namazının ardından şehidin naaşı Çemberlitaş köyünde defnedildi.
Ayakta duramadığı için sandalyeye oturtulan acılı anne Filiz Turan, gazetecilere, “Duygularım çok acı. İçim acıyor. Oğlumu kaybettim. Yine de oğluma söz verdim, ağlamayacağım” diyerek, acısını içine gömmeye çalıştı. Şehit Samet Saraç'ın kardeşi Semih Saraç (yanda) ise ayakta durmakta güçlük çekti.
Şehit Piyade Er Zekeriya Yatı, binlerce kişinin katıldığı cenaze töreniyle memleketi Ordu'da toprağa verildi. Kumru Şehit Stadı'nda gerçekleştirilen cenaze törenine 10 binin üzerinde vatandaş katıldı. Stadı dolduran kalabalık, bölücü örgüt aleyhine sloganlar attı. Şehidin annesi Hatice Yatı ve ablası Rukiye Yatı, fenalık geçirdi. Zekeriya Yatı'nın nişanlısı Aliye Yığınık, nişanlısının tabutunun askerlerin omuzları üzerinde getirilişi sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Yığınık, “Herkes gibi ikimizin de hayalleri vardı. Terör hayallerimize kurşun sıktı” dedi. Yatı'nın cenazesi, doğum yeri Fizme Beldesi'nde toprağa verildi.






