Ergenekon tutuklusu Emin Gürses çapraz sorguda kilisedeki gizli toplantılar için kullandıkları 'köfte' şifresinin benzetme olduğunu ileri sürerek “Sevgi Erenerol dostumdur. 'Köfte var' dediğinde Adapazarı'ndan İstanbul'a gelirdim” dedi.
Ergenekon davasının dünkü duruşmasında, Doç. Dr. Emin Gürses'in çapraz sorgusu yapıldı. Gürses Türk Ortodoks Patrikanesi'ndeki gizli toplantılar için telefon görüşmelerinde kullanılan 'köfte' şifresinin benzetme olduğunu ileri sürerek “Sevgi Erenerol 'köfte var' dediğinde İstanbul'a gelirdim” dedi.
Gürses, Veli Küçük'ü tam olarak ne zamandan beri tanıdığının sorulmasına karşılık, “Bunun notunu tutmadım. İyi ki de tutmamışım. Not tutanlar hep burada. Ben Veli paşayı her gördüğüm yerde elini öperim. Bu suç, filan diyorlar, kimse benim kimin elini öpeceğime karışmasın" cevabını verdi. Gürses, Küçük'ün dünya Azerileri'nin başkanı olduğunu, Azerileri ayaklandırmaya çalışan Amerika'nın teklifini reddettiği için 'üzerini çizdiğini' savundu.
Bir telefon konuşmasında Küçük'ün büyük paralar topladığı şeklindeki sözlerinin sorulması üzerine Emin Gürses, Bakü'den 'Kaçkınlar' adı verilen ve Ermeniler nedeniyle kendi yerlerinden kaçmış olan 1 milyon kişinin çok zor şartlarda yaşadığını, Küçük'ün bu kişilere yardım etmek için para topladığını sürdü.
Savcı Pekigüzel'in Sevgi Erenorol'la yaptığı telefon konuşmalarında geçen 'köfte' ve 'karargah' şifrelerinin ne olduğunu sorması üzerine Gürses “Sevgi Erenol benim dostumdur. Bana telefon açıp 'köfte var' dediğinde Adapazarı'ndan İstanbul'a giderimdim. Karargah kilisedeki toplantılar için kullanılan bir söz değil, sadece benzetmedir” dedi.
Gürses, bir telefon görüşmesinde "Beni gözaltına alırlarsa 'bizimkiler' ABD ve İsrail konsolosluğunu havaya uçururlar" dediğinin hatırlatılması üzerine, “Onlar sizinkiler değil, bizimkilerdir. MİT, Emniyet hepsi bizimkilerdir. Bana bir şey olursa onlar koruyacaklar beni” diye konuştu. Gürses, Pekgüzel'in, “Sizi gözaltına alacak olan emniyet değil mi?” sorusuna karşılık da, "Beni Emniyet almadı. İstihbaratın içinde bulunan bir ekip aldı" cevabını verdi.
Gürses, Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili bir soru üzerine de “Hablemitoğlu bana öldürüleceğimi söylemişti. 15-20 gün sonra da kendisi öldürüldü” dedi. Gürses, o dönemde Orgeneral Çevik Bir'le cinayet konusunda görüştüğünü de söyledi.
Emin Gürses'in çapraz sorgusunan ardından ayağa kalkan Ergün Poyraz, kitaplarımın dayanağı olan belgeleri Şener Eruygur'dan aldığı yönündeki iddiaları yalanladı. Savcıların kilisedeki gizli toplantılarda konuşmaların geçtiğini öne sürdüğünü söyleyen Poyraz, 'Bir kere orada gizli toplantı değil Paskalya töreni kutlaması vardı. Ben Şener Paşa'dan asla belge almadım. Eğer bunu ispatlasın 16 kitabın gelirini savcılara bırakacağım. Yazarlığa da son vereceğim' dedi.
Gürses'in çapraz sorgusu sırasında söz alan sanık Ergün Poyraz "Hablemitoğlu cinayetinin çözülebilmesi için önce ABD Başkonsolosluğu'na 'neden Hablemitoğlu'nu takip ediyorsunuz? Evini gözlemek için neden araç kiralıdınız?' diye sormak gerekir. Eğer istenirse konuyla ilgili tüm bilgileri veririm. Tetiği çekenin ismine kadar" diye konuştu.
Cumhuriyet Savcısı Pekgüzel Ümit Sayın'a cezaevinde Hayrettin Ertekin tarafından zorla yazdırılan dilekçeyi sordu. Emin Gürses ise 'Cezaevi'nin bahçesinde Ümit Sayın'la Hayrettin Ertekin'in masada bir şeyler yazdığını gördüm, ama ne yazdığını bilmem. Ümit Sayın durumunu anlattı. Ona sormak lazım" dedi. Bunun üzerine Pekgüzel, Vedat Yenerer ve Hayrettin Ertekin'in Emin Gürses'i dövdüğünü söyleyen Ümit Sayın'ın anlattıklarının doğru olup olmadığını sordu. Gürses ise bu sorunun Ümit Sayın'ın kendisine sorulması gerektiğini söyledi.






