28 Şubat'ın zifiri karanlığında yazı yazma hakları ellerinden alınan köşe yazarlarına kapılarını ardına kadar açan Yeni Şafak Gazetesi'nin imtiyaz sahibi Ahmet Albayrak, “Yeni Şafak, Türk medyasının en güvenli limanı. Bu liman, 28 Şubat'ta olduğu gibi her olağanüstü dönemde düşüncelerini halka anlatması engellenen düşünce adamlarına ve köşe yazarlarına açık olacak” diyor
Grubumuzun temeli, babam Hacı Ahmet Albayrak tarafından 1952 yılında atıldı. Bakıldığında dünyadaki şirketlerin büyük bir çoğunluğu zaten aile şirketidir. Bütün bu aile şirketlerinden bizi farklı kılan ise aile üyelerimiz arasındaki uyumun çok gelişmiş olması. Aile şirketi olmanın birçok avantajı var. Kardeşlerin bir arada olmasının verdiği bir güç var. 6 kardeş ve babam 7 kişi, gece gündüz demeden çalışıyoruz. Kardeşler arasındaki itimat, birlik ve beraberlik çok önemli ve bizim ailemizde bu ortam ziyadesiyle var. Altı kardeş birlik içerisinde oluşumuzun bugünlere gelmemizde etkisi büyük.
Çocuklarını çok iyi anlayan bir baba. Hiçbir zaman kardeşlerin ortak kararlarına itiraz etmez. Çoğunluk ne derse o olur. Ama bazı konular vardır ki Hacı Baba'nın prensipleri dışına çıkamayız. Genellikle Hacı Baba alınan kararların çoğunu zaten onaylar. Grupta kararlar genelde oybirliğiyle çıkar.
Daha başarılı olabilirdik. Ama Türkiye'nin şartlarına göre yine de ortada büyük bir başarı bulunuyor. Ülkemizin büyümesine paralel bir büyüme gerçekleştirdik.
Hiç böyle bir pişmanlığımız olmadı. Biz cesur bir grubuz. Yeni sektörlere girerken gösterdiğimiz cesaret sayesinde bugün birçok alanda faaliyet gösteriyoruz. Bu yüzden gözümüze kestirdiğimiz bütün sektörlerde zaten varız. Girdiğimiz her sektör isabetli oldu. Bir sektöre girip de başarısız olduğumuz bir durum söz konusu değil.
Turizm sektöründe de yatırımlarımıza başladığımızı göz önünde bulundurursak Albayrak Grubu 6 sektörde 25 civarında şirket ile faaliyet gösteriyor. Agresif bir büyüme politikası gütmüyoruz. Öncelikli hedefimiz, varolduğumuz sektörlerde pazar paylarımızı ve karlılığımızı artırmak. Ancak stratejik önem taşıyan bazı sektörlere ilgimiz var. Enerji sektörü de bunlar arasında. Enerji yatırımlarıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor.
Albayrak GYO grubumuzun halka arz edilecek ilk şirketi olacak. Önümüzdeki dönemde diğer şirketlerimizden de halka arzlar planlıyoruz. Bu halka arz ile birlikte gayrimenkul sektöründeki büyümemizi artırmayı hedefliyoruz. Halka arz sonrası oluşacak kaynaklarla inşaat sektöründe yeni yatırımlar planlıyoruz.
Şu anda dargelirliler için konut üretimini TOKİ, KİPTAŞ gibi kamu kurumları zaten yapıyor. Dargelirli birçok kişi bu kuruluşlar sayesinde daire sahibi oldu ve olmaya da devam ediyor. Dargelirliyi daire sahibi yapabilme konusunda bu kuruluşlardan daha iyi bir başarı gösterebilme imkânımız yok. Albayrak İnşaat olarak orta ve üst gelir düzeyine hitap edecek konutlar üretmeye devam ediyoruz.
Yakınlıklarımızdan dolayı hiçbir zaman herhangi bir talepte bulunmadık ve herhangi bir destek görmedik. Bu tarz yakıştırmaların zaman zaman işlerimize olumsuz yansımaları bile olmuştur. Albayrak Grubu bütün iktidarlar döneminde ülkenin büyümesi ölçüsünde büyümesini sürdürmüştür. Albayrak Grubu'nun başarısı Türkiye'nin başarısıyla orantılıdır. Ülkemiz büyüdükçe biz de büyüdük ve büyürüz.
İçinde bulunduğumuz ihale süreçleri var. Faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde özelleştirmeler olursa bunlarla ilgileniriz.
1992 yılından beri Albayrak Spor Kulübümüz var. Binlerce gence kötü alışkanlıklara kapılmasınlar diye spor imkânı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda amatör sporları destekliyoruz. Albayrak Vakfı ile eğitim, kültür, çevre konularında faaliyetler ve sosyal yardımlarda bulunuyoruz.
1997'de Yeni Şafak ile basın alanına girmiş olduk. Devam ediyoruz, girdiğimiz için de çok iyi yapmışız. Yeni Şafak Gazetesi bizim bulunduğumuz binada kiracımızdı. O dönemde arkadaşlar gece gündüz çalışarak güzel bir gazete çıkarıyorlardı. Yeni Şafak'ın o dönemdeki sahipleri, yeni ortaklar alınması gerektiğini düşündüler. Yeni ortaklar arasına biz de girdik. Sonra diğer ortaklarımız ayrılmak isteyince gazetede hissedar biz kaldık.
Biz basın alanına etkili olmak için girmedik. Para kazanmak amacıyla da girmedik. Bugüne kadar para kazanmadık gazeteden. Biz hizmet için girdik. Türk milletinin, bizim insanlarımızın doğru dürüst haber alması için girdik. Yani maksadımız millete hizmetti. İnsanlarımıza faydalı olmaktı. Bunda da başarılı olduk. Yeni Şafak Gazetesi'nin bir ağırlığı, yeri ve memlekete büyük hizmeti vardır. Yeni Şafak gibi gazetelerin çoğalması gerekiyor.
Medya sektöründe daha da büyümek grup olarak gelecek planlarımız içinde ciddi olarak yer alıyor. Hem Yeni Şafak hem de TV Net yeni yatırımlarımız ve yeni organizasyonlarımızla birlikte daha güçlü hale gelecek. Medyadaki çeşitliliğimizi de artırmayı hedefliyoruz.
Bulunduğumuz sektörlerde büyüme hedeflerimize uygun olarak İstanbul'da bulunan 8 farklı ofisimizi tek bir çatı altında toplamaya karar verdik. Bu yıl sonuna doğru yeni bir plazaya taşıyoruz grup şirketlerimizi. Birlikteliğin getirmiş olacağı sinerjiyle daha verimli bir çalışma ortamı oluşturacağız.
Dürüstlük birinci hedef. Yalan habere kesinlikle tahammülümüz yoktur. Elbette, olaylara, haberlere bir bakış açısı vardır Yeni Şafak'ın. Hiçbir gazete, mutlak manada objektif olduğunu söyleyemez. Yayın politikasını, gazetenin yayın yönetimi icra eder. Patronaj olarak gazeteye müdahale etmemiz söz konusu değil.
Biz tarafız, tarafımız da milletin tarafı. Halkın tarafındayız. Ülkenin tarafındayız. Yeni Şafak'ta yazarlarımıza hiçbir baskı olmamıştır. 28 Şubat'ta birçok gazeteci baskılar sebebiyle gazetelerinden ayrılmak zorunda kaldı. Nazlı Ilıcak, Mehmet Barlas, Cengiz Çandar. Bu yazarlara gazetemizin sayfalarını açtık. En ufak bir telkinde bulunmadık. Yönlendirici bir şeyler söylemedik. Biz, zor günlerin gazetesiyiz. Bizim liman sayfaları elinden alınmış gazetecilere açıktır.
Tabii ki, zaman zaman üstü kapalı tehditler geldi. “Almasanız iyi olur. Yanlış yaptınız” diyenler oldu. Ama biz doğru bildiğimiz şeyi yaptık.
O dönem ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Şimdiki Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan cezaevinde girdikten 10-15 gün sonra bizim şirketlerimize baskınlar yaptılar. Bizleri gözaltına aldılar. 1 hafta boyunca Organize Şube'de kaldık, sonra hakim karşısına çıktık. Bütün evraklarımızı didik didik ettiler. Operasyondan, alnımızın akıyla çıktık. Bizi serbest bıraktılar.
2001'de (11 Eylül saldırılarından bir gün sonra) yeniden bir operasyon başlattılar. 11 Eylül birinci, Albayrak ailesine ve Yeni Şafak'a düzenlenen operasyon ikinci gündem oldu. 50-60 çalışanımızı ve kardeşim Mustafa'yı gözaltına aldılar. İşkenceler yaptılar. AK Parti o zaman henüz kurulmamıştı. 10 gün sonra kuruluş toplantıları vardı, o çalışmaları engellemek ve Tayyip Erdoğan'ı suçlayacak bir şey bulmak için bize büyük baskı yaptılar. Gazeteye 20-30 kişilik ekiplerle baskın yaptılar. Kardeşimin çocuklarını evden yoldan toplayıp Emniyet'e götürdüler. 3-4 yaşındaki çocukları rehin alıp bizlere karşı onları kullandılar. 80 yaşındaki babamı ve annemi gece defalarca kaldırıp evi aradılar. Evimize günde 3-5 kere baskın yaptılar. Sırf soy ismi Albayrak olan ama bizimle hiçbir akrabalığı olmayan kişilere işkence yaptıkları bir dönem oldu. Çok şükür bütün bu yıldırma, karalama operasyonlarından alnımızın akıyla çıktık.
Ama bize yapılan bu haksızlık karşısında öyle bir durum oldu ki, sonunda Allah bunların hepsini bertaraf etti. Tasfiye oldular. Bu da milletimizin dualarındandır. Yaptıkları kötülükler yapanların yanında kalmadı. Kalmamıştır. İnsan hiçbir zaman gücüne kuvvetine güvenmemeli.
Yıllar sonra bir gün Esenboğa Havaalanı'nın VIP salonunda şirketlerimize baskınların yapıldığı dönemin başbakanı olan kişiyle karşılaştım. Tek başınaydı. Yanında kimse yoktu. Hala da öyle. Herkese tavsiyem; ayaklarını yere sağlam basmaları, makam mevki geçicidir.'
Nuri, Trabzonspor'a başkan adayı olmak istedi. Bu iş zor bir iş. Hele şu ortamda Trabzon gibi bir yerde bunu yapmak çok zor. Trabzon insanı tez canlıdır, anında başarı bekler. Futbolda başarı zor. Bu yüzden ben çekimserdim. Ailece yaptığımız istişareler sonucunda aday olmasına karar verdik ve başkan seçildi. Başkanlığı bırakması konusunda ise hiçbir zorlama olmadı. Oturduk, birlikte karar verdik. Aday olmamasını kararlaştırdık. Ancak biz elimizden geldiği kadar Trabzon'a yardımcı olacağız. O dönemde başlatılmış bir Trabzonspor tesisleri var. Kanuni altyapısı hazırlandı ancak işler yavaştan yürüyor. Bu projenin başarıyla sonuçlandırılmasını istiyoruz. Hiçbir karşılık beklemeden, tesislerin yapılması ve hizmete sunulması için her türlü katkıyı yapacağız.
En büyük eğlencem yine işimdir. Hafta sonları bile çalışmayı tercih ederim. Dinlenmek için fazla zamanım olmuyor. Tatil için genelde Trabzon'a giderim. Memleketinde insan kendini daha iyi hissediyor.
Bizim ekonomimiz çok güçlü. Krizler ülkemizde kimi çevrelerin beklediği kadar kötü bir etki yaratmadı. Eski dönemler olsaydı altüst olurdu piyasa. Şu anda bir sıkıntı var tabii. Ama ekonomimiz güçlü. Bundan sonra da ekonomiyi bu kriz vurmaz. Bu şekilde geçecek. Ayrıca muhalefet AK Parti'ye çalışıyor. Öyle tahmin ediyorum, olaylar milletimizin lehinde gelişecek. Hem demokrasinin hem de ülkenin önü daha da açılacak. Buna inanıyorum.






