Bünyamin Sürmeli: 'Atmosfer keyifle vakit geçirdiğim bir laboratuvar'

Dilara Polat
00:0029/05/2010, Cumartesi
G: 28/05/2010, Cuma
Yeni Şafak
Bünyamin Sürmeli: 'Atmosfer keyifle vakit geçirdiğ
Bünyamin Sürmeli: 'Atmosfer keyifle vakit geçirdiğ

CNN Türk'ün gülen yüzlü Hava Durumu Editörü Bünyamin Sürmeli havanın kimyasını, yukarıda neler olup bittiğini bilmenin heyecanını yaşamanın ilginç olduğunu söylüyor. Başarısını ve insanlar tarafından sevilmesini tamamen kendi gibi olmasına bağlayan Sürmeli'ye göre ise atmosfer keyifle vakit geçirilebilecek bir laboratuvar

Ana haberden sonra hava durumunu izlemeden kanal değiştirmeyi kimse göze alamaz. Çünkü havanın nasıl olacağı hepimizi ilgilendirir. Kar yağacaksa mahsur kalma ihtimaline göre hazırlanacak, yağmur yağacaksa şemsiye alacak, güneş açacaksa içimizi umutla dolduracak tüyoları duymak isteriz. Hiç dışarı çıkmayacaksak bile biliriz ki “Havalar da bugünlerde…” bir sohbeti başlatan ilk cümledir çoğunlukla. İşte biz de Bünyamin Sürmeli ile tam da öyle, “Havalar da bugünler de...” diye başlayan bir sohbet gerçekleştirdik. Tabii ki onun başarısına yansıyan doğallığını, samimiyetini ve merak edilenleri de sormayı ihmal etmedik. İyi okumalar...

O gökyüzünde olanı biteni hem samimi hem anlaşılır bir dille aktarıyor. 1999 yılının sonlarından beri işi mutfağında öğrenerek devam ettiren CNN Türk Hava Durumu Editörü Bünyamin Sürmeli'den bahsediyorum. Hava durumu sunmayı karizmatik hale getiren Sürmeli'ye bu kadar popüler olacağını düşünüp düşünmediğini sorduğumda, yeni bir renk getirme iddiasında olmadığını, yalnızca kendisi gibi olduğunu söylüyor. Sürmeli, “İnsanlara bir şeyler anlatmayı hep seviyordum. Üniversitede sınavlardan önce arkadaşlarıma bildiklerimi anlatırdım. Yayında da tüm samimiyetimle kendim olarak anlatıyorum. Anlayacağınız böyle bir seyir hep vardı. Televizyonculuk profesyonel bir iş. Ama bence amatör ruhu kaybetmeden televizyondan birilerine dokunmak, onların gözlerinin içine bakmak çok önemli. Bunu doğal bir şekilde, samimiyetinizle yapmazsanız, çabuk ayırt edilir. Bu nedenle başından beri kendim oldum. İşimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım” diyor. Havanın kimyasını, fiziğini bilmenin çok ilginç olduğunu düşünen Sürmeli'ye göre bu mesleği yapabilmek için analitik düşünce, üç boyutlu ve fiziksel düşünceye eğilimli olmak gerekiyor. Çünkü Sürmeli için atmosfer keyifle vakit geçirilebildiği bir laboratuar.


NEDEN HAVALAR BİR ÖYLE BİR BÖYLE?

Bünyamin Sürmeli'ye İstanbul'da sürekli değişen havaları da sorduk. Çoğunlukla sabahları güneşli, akşamları rüzgarlı havalar neredeyse doğudaki iklimin buraya taşındığını düşündürüyor. Sürmeli'ye göre ise aslında bu tam da olması gereken havalar. Bir ara yağışların bollaştığını ama şimdi tekrar normale döndüğünü söyleyen Sürmeli, “Bahar dönemindeki hem yaz hem kış geçişleri atmosferin kimyasını da değiştiriyor. Bu nedenle havalar bir öyle bir böyle. Bu ara geçişler meteorogların da sıkıntı yaşadığı bir dönem. Çünkü tahminleri yakalamak zor. Yani bir tahmin tutmadığı zaman her zaman kabahat meteorologda olmuyor. Bazen model atmosferi birebir yakalayamıyor. Bir bilgisayar oyununu düşünün. Bilgisayar oyunundaki otomobilin gerçekliğiyle gerçek fizik ortamdaki otomobilin nasıl aynı olamazsa modeller de öyle. Onun dışında çok sıradışı şeyleri geride bıraktık diyebiliriz. Yaklaşık 10-15 yıldır baharların etkisi yavaş yavaş azalmaya başladı.

Hepsi bu…”


MERAK EDİLEN BAHAR YORGUNLUĞU

Dışarı çıkmak, gezip tozmak için baharı bekliyoruz ama bu sefer de bir bahar yorgunluğu musallat oluyor hepimize. Canımız hiçbir şey yapmak istemiyor. Bunun nedenini büyük bir merak içerisinde sordum Bünyamin Sürmeli'ye. O da uzun uzun cevapladı. Sürmeli'ye göre “Kış boyunca aynı sistemler içindeyiz. Bahara geçişte ise atmosferin kimyası alışık olduğumuzun dışında bir sisteme geçiyor. Aslında bahar yorgunluğu bu. Mevsim geçişinde hava sistemlerinin farklılaşması. Havada basınç azaldığı zaman vücudumuz dışarıya tepki verir. Düşünün sırtınızda bir odun küfesi ya da bir patates çuvalı taşıyorsunuz. Onu bir anda aldılar diyelim. Ne olur? Yukarıya doğru sıçrarsınız. İşte bunun gibi bir şey. Atmosferde böyle bir basınç düşüklüğü olduğu anda vücudumuz dışarıya bir tepki veriyor ve damarlarda zorlamalar, baş ağrıları, yorgunluk ve isteksizlik oluyor. Osmanlı'da basınç düşüklüğünün olduğu günlerde muhakeme yeteneği zayıflar, doğru kararlar verilemez diye kadılar dava almazlarmış. Ne kadar ilginç değil mi? Bu dönemde hatırlattığımız şey bol su içilmesi ve taze sebze meyve tüketilmesi. Kıyı şeridinde daha fazla vakit geçirmek.”


İlginç anıları var

Çevresindekilerin sürekli hava tahminleri sorduğu Bünyamin Sürmeli, onları sadece ruh haline göre cevaplıyormuş. Çünkü Sürmeli, “Hava durumu günlük takip edilir. Bu nedenle ısrar etseler de uzun vadede tahminler vermemeye çalışıyorum. Çünkü bunu söylemek zor. Üç-beş gün sonrası tahminlerde yanılmalar olabilir” görüşünde. Bunun üzerine havada her an her şeyin değiştiğini de göz önünde bulundurarak Bünyamin Sürmeli'nin ilginç anıları olduğunu tahmin ediyorum. Soruyorum. O da işte böyle doğruluyor: “Evet. Enteresan birçok anım var. Kanalın bin kişinin katılımıyla gerçekleşecek büyük bir organizasyonu olacaktı. Bana sordular. Modellerde pek sapma görmedim, güzel olacak dedim. Ama direkten döndük. Hava kapattı, simsiyah oldu. Tam indirecekti ki Allah yüzüme baktı. Bir keresinde de arkadaşım evlenecekti. Yine modellerde sapma görmedim ve ortalama şeylerle geçiştirdim. Malesef sırılsıklam oldular.”

Hava tahminlerine göre yaşayıp yaşamadığını sorduğumda ise, “Sadece kıyafetlerini belirliyorum. Planlarımı bozmuyorum. Bir yere gideceksem gidiyorum, yağmur yağacaksa ıslanıyorum. Ama planlarını hava durumuna göre şekillendiren çok insan var. Onlar bizim velinimetimiz” diyor.