Freud olsaydım kendimden kaçardım

Mustafa Aydoğan
00:00, 05/09/2007, ÇarşambaG: Güncelleme: 12:51, 03/10/2007, Çarşamba
Yeni Şafak
Freud olsaydım kendimden kaçardım
Freud olsaydım kendimden kaçardım

Körleşme ve Kitle ve İktidar'ın yazarı Elias Canetti'nin yeni bir kitabı Türkçeye çevrildi: Edebiyatçılar Üzerine. Payel Yayınları'ndan çıkan kitabı Gürsel Aytaç çevirmiş. Canetti, bir Osmanlı yahudisi. 1905'te Bulgaristan'ın Ruscuk kentinde doğmuş. 'Zorunlu göç' vesilesiyle küçük yaşlarından itibaren bir çok ülkeyi gezmiş, oralarda yaşamış. Eserlerini Almanca yazmış. 1981 yılında 76 yaşındayken Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmüş.

Canetti adını dünya edebiyatına mal eden kitap Körleşme'dir. Bu roman yayınlandığında yazarı 26 yaşındadır. Romanın kahramanı Prof Kien, kitaplardan kurulu bir dünyanın adamıdır ve kütüphane raflarının arasında geçen hayatı ona hiç de iyi bir son bahşetmeyecektir. Körleşme, kitap yayınının tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok olacağı bir geleceğe düşülmüş tuhaf ve paradoksal bir dipnottur adeta. Yirminci yüzyılın ciğerlerine önceden üflenmiş son nefes gibi. Körleşme'nin ardından gelen Kitle ve İktidar'a uzun yıllarını vermiş Canetti. Bu kitabı çok önemsemiş. Yıllarca süren incelemelerini iki kapak arasına yerleştirdiğinde 55 yaşındadır. Bu kitapla birlikte Canetti adı tarihin sayfaları arasına bir kez daha not edilmiştir. Edebiyatçılar Üzerine, bir yazarın, bir edebiyatçının kendi benzerleri hakkındaki düşüncelerini merak edenlere zengin açılımlar sağlayacak bir kitap. Yaşadığı çağa sözü olan bir yazarın başka yazarlar hakkındaki düşüncelerinin okunmaya, bilinmeye değer olduğunu, onun kanaatlerinin -bize doğru gelsin ya da gelmesin- ulaşılabilecek kanaat sınırları içinde en çaplısı, en doygunu olduğunu kabul etmek gerekir. Canetti'nin kim olduğu kadar, kimleri nasıl gördüğü de meraka değer bir şeydir.

Hiçbir zeka kendi benzerini tanımakta güçlük çekmez. Kişiliklerin, varoluş biçimlerinin uyumu tatlı bir armoni içinde kendini açığa çıkarır, belirgin kılar. Herkes kendi seviyesindekini açıklık içinde görür. Onu, en kıvamlı noktalarından açımlar ve açıklar. Bir yüksek zekanın kendi benzerlerine ayna olurken açısını konumlandırışındaki müzikal duruş ve uyumluluğun okura kazandıracağı çok şey vardır. Hatanın affedilebilir olduğu tuhaf, garip ve zengin bir açıdır bu. Kitapta yer alan değerlendirmelerin tartışmaya açık tarafı öznel oluşlarıdır. Ama bunun bir önemi olduğunu sanmıyorum. Canetti'nin değerlendirmeler yaparken öznel davranması anlaşılır bir şeydir. Bu tür kitapların en dikkate değer tarafını belki de öznelliğinde aramak gerekir. Başkalarına göre aldığımız konumun ya da onların bize göre aldığı konumun illa da bilimsel bir yanı olması gerekmez. Arı zeka, kendi safiyeti ve dinginliği içinden konuşur. Dünyada kendimizi yerleştirdiğimiz mekan soyut bir mekandır ve ölçülebilir tarafları son derece azdır ya da karmaşıktır. Başkalarını bu karmaşa içinde algılar ve kendi yerlerine oturturuz. Onlara vereceğimiz/verdiğimiz konumun kendi konumumuzla doğrudan bir bağı olduğunu kim inkar edebilir! "Cervantes olmasa, Gogol olmasa, Dostoyevski olmasa, Büchner olmasa ben bir hiçtim: Ateşsiz, köşesiz bir ruh."

Bu ifadeleri sadece bir değerbilirlik olarak görüp geçemeyiz. Daha fazlasıdır. Bu ifadenin özünde, bir 'itiraf'ın ötesine geçen, bir yanıyla aşka benzeyen bir duyuş, bir açımlayış görüyorum ben. Saydığı onca isme rağmen aslında sadece kendisinden bahsediyor Canetti. Zihnimiz, cümle biter bitmez diğer isimlerin hepsini siliyor. Sadece, Canetti'nin bulunduğu yerin fotoğrafı kalıyor gözümüzün önünde. "Bir kaplanın ne olduğunu gerçekten Blake'in şiirini okuduğumdan beri biliyorum."

Bir cümle daha: "Ben Freud olsaydım kendimden kaçardım." Bakılması gerekli olana, ölçülebilir olanı, tanımlanabilir olanı sınırların dışına çıkararak bakıyor. Ölçüsüz ama değerli. Ele avuca gelmez ama okurun zihnini yeknesaklıktan kurtarıcı. Canetti'nin tanımlamalarından yola çıkarak bir yere varmak mümkün değil belki. Ama gidilecek bir çok yerin kavşağında bu tanımlamaların yarattığı imgenin hafifliği, canlılığı, zarafeti ve derinliği duruyor. "Kafka'nın önünde toz toprak içindeyim, Proust beni doyuruyor, Musil benim kafa jimnastiğim."

Bu yaklaşım biçiminin, bu üslubun çerçeveyi kıran hızının, çizgileri belirsizleştiren bulutsuluğunun hoş bir tarafı var. Tanımlamıyor, savuruyor. Kendi varoluşumuza dokunamadığımız gibi başkalarının varoluşuna da dokunamayız. Yokladığımız her gerçeğin altından apansız beliriveren derin boşluğu izaha kalkışmaya gücümüzün yetmediğini kabullenmek gibi bir şeydir bu. Canetti, kendine baktığı aynanın aldatıcı olduğunun farkında. Okurun da bu aldanışa dahil olmasını istiyor. Fotoğrafa bir de negatifinden bakmanın nasıl bir şey olduğunu görmek isteyenler için lazım olan bir aldanışa...

Bir çok yazar, şair, filozof adı geçiyor Edebiyatçılar Üzerine de, ilk çağlardan bugüne kadar; Platon, Ovidius, Dante, Shakespeare, Pascal, Kant, Balzac, Kafka, Joyce... Ama, hepsinin fotoğrafının gerisinde Canetti'yi görüyoruz. Kitap baştan sona kadar Canetti'nin kendisini anlatıyor aslında.

"Octavio Paz'ı....asla bir şair saymadım, ama bir çözümleyici ve bir yergiciydi."

'Güneş Taşı'nı okumuş birinin bu yargıya varmasını anlamakta zorlansak da Canetti'nin açtığı pencerenin, evimizin bir tarafında bulunmasında her zaman yarar var. Başkalarını şekillerden soyutlayarak ve kendi bütünlüğü ve uzaklığı içinde görmenin hafıza ve hakikat arasında bir koridor açacağını ummak yersiz olmasa gerek. Edebiyatçılar Üzerine, -bütün benzerleri gibi- kendi okuruna ulaştığında talihli, her okura ulaştığında talihsiz bir kitaptır.


Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026