Üç gönül insanı Emre Tombul, Timur Sarıca ve Emre Özbayraktar'dan oluşan Feyz Trio, ticari amaç gütmeksizin müzik yapan bir grup. Grubun felsefesini neyzen Emre Tombul özetliyor: “Mozart ile Dede Efendi arkadaş olsa ortaya acaba nasıl bir şey çıkardı?”
Müzik dünyasında adından söz ettirmeye hazırlanan bir grup Feyz Trio. Henüz albümleri olmasa da yaptıkları işin kalitesi nedeniyle şimdiden popülerlik kervanında yol almaya başlamışlar bile… Feyz Trio gönlü sevgiyle dolu üç genç müzisyen, neyzen Emre Tombul, tanburi Timur Sarıca ve piyanist Emre Özbayraktar'dan oluşuyor. 2006 yılından bu yana birlikte çalışan üçlü, Feyz Trio'nun bir gönül projesi olduğunu ve ticari amaç gütmediklerini söylüyor.
Müzik anlayışlarını 'geçmişin klasik müziği üzerine geleceğin müziğini yapmaya çalışmak' şeklinde açıklayan grup üyeleri, bu zor ve denenmemiş yolda yaptıkları fedakârlığın sonucunu almışlar. Özellikle klasik batı ve klasik Türk müziği üstatlarından çok olumlu tepkiler gelmiş. Feyz Trio, bir yandan da bir albüm hazırlığında. Hatta albümleri hazır. Sadece en ideal olanı yakalamak adına küçük rötuşları devam ediyor. Albümün adı ise şimdiden belli: Feyz Trio. Grup üyelerinin her biri, aileden İstanbullu. Emre Özbayraktar ve Timur Sarıca Yeniköy'lü, Emre Tombul ise Rumeli Hisar'lı… Timur Bey ve Emre Özbayraktar'ın ilkokul öğretmenleri de aynıymış.
Yaptıkları müziğin koyu bir tasavvuf müziği ya da dergah müziği olmadığını, çağdaş anlamda Türk müziği ile batı klasiğini birleştirmek olduğunu belirten genç müzisyenler, tarzları için “Neo Klasik Etnik Müzik”, “Ambians müziği” ya da “Chill out müzik” denebileceğini söylüyor. Sanatı kendileri için yaptıklarını anlatan Feyz Trio üyeleri, bunun sonucu olarak kendilerinin beğendiği bir eseri herkesin beğenebileceğini dile getiriyor. Günümüzde yapılan birçok işin ticari olduğu için kalıcı olmadığını, belli bir süre sonra batmakta olduğunu kaydeden Emre Tombul, şunları söylüyor “Son yıllarda müzikalitenin çok düştü. Artık sadece ticari kaygılarla albüm yapılıyor. Bir çok eski parça modernize adına yeniden düzenlenerek orijinalliği bozuluyor.”
Emre Özbayraktar, istedikleri şeyi başarabilmek adına bugüne kadar çok fedakarlık yaptıklarını vurguluyor. Ailelerin çocukları ile olan ilgisinin önemli olduğunu, çocuklarının yeteneklerine göre yönlendirilmesi gerektiğine işaret eden Özbayraktar, “Ben de çocukken televizyonda gördüğüm için piyano çalmaya merak saldım. En büyük hayalim Freddy Mercury ile birlikte çalmaktı. Ancak ölünce bu fırsatı kaçırsam da bir parçasına cover yaptım ve bunu Freddy Mercury'nin annesine ulaştırdım. Hala mektuplaşmaya devam ediyorum” diyor. Timur Sarıca ise çocukken Ramazan davulcusundan çok etkilenmiş. Davulcunun kendilerini kovalamasına rağmen ısrarla peşinden ayrılmadıklarını anlatan Sarıca, sonunda davulcuyla arkadaş olmuş ve müzisyen olmaya karar vermiş. Sarıca, “Biz dini musiki yapmıyoruz. “Dede efendi ile Mozart arkadaş olsa acaba ortaya nasıl bir şey çıkardı?” sorusuna cevap arıyoruz.“ diyor.
Neyzen Emre Tombul ilkokul 4. Sınıfa giderken televizyonda Cihan Ünal'ı ney üflerken izlediğini ve o andan itibaren vurulduğunu söylüyor. İlkokulu bitirir bitirmez konservatuara giren Tombul, 10 yıl eğitim almış. Okula girdiği yıl ney bölümüne başka öğrenci alınmadığını ifade eden Tombul, derslerin bir sene boyunca özel ders gibi işlendiğini anlatıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Klasik Türk Müziği Bölümü mezunu olan Emre Tombul (Ney) haftanın dört günü İSMEK Mecidiyeköy'de ney dersleri veriyor.






