
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, dünyaca ünlü tiyatro eserlerini bu yıl 11. kez “Klasikler Haftası” ile Ankara izleyicisiyle buluşturuyor. Hafta kapsamında konuşulacak eserleri, zamanında klasik oyunlarda sahne almış isimlere sorduk. Usta oyuncu Ayla Algan Muhsin Ertuğrul’un Yeşilçam’da ve kendi senaryolarını yazarken klasik tiyatro eserlerinden yararlandığını söyledi.
Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü, 11. Ankara Buluşması “Klasikler Haftası” kapsamında 22 Ocak’a kadar 46 temsili sanatseverlerle buluşturacak. Yarın Ankara Devlet Tiyatrosu’nun saat 18.30’da Oda Tiyatrosu’nda sahneleyeceği “Kontrabas” oyunu haftanın ilk oyunu olacak. Molière’den William Shakespeare’e, Arnold Wesker’den Bertolt Brecht’e kadar dünyaca ünlü yazarların dokuz eseri perdelenecek. Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Diyarbakır, Antalya ve Van Devlet Tiyatroları’nın klasik oyunları, Ankara seyircisinin beğenisine sunulacak. Etkinlik kapsamında bir hafta boyunca konuşulacak olan klasik tiyatro eserlerini nasıl anlamalıyız, oyunlara gitmeden neler yapmalıyız, Türk Tiyatrosu’nda Dünya Klasikleri’nin etkisini usta tiyatro oyuncularına sorduk.

ÇAĞI BİLMEZSEN YAZAR ÖNEMSİZ
Tiyatro ve sinema oyuncusu Ayla Algan, klasik tiyatro eserlerinde yazar ve metnin önemine vurgu yaparak hâlâ oynanmasını eski bir kültür olarak niteliyor. Algan, “Hamlet’i oynarken Orta Çağ’a girmezsen, Jan Dark’ı oynarken o zamanki engizisyonu bilmezsen bugün hiçbir yazar önemli olmaz. Hamlet’te önemli olan metindir, onu ters yüz yapamazsınız. Klasiklerin oynaması eski bir kültürdür. Ama yeni çocuklar kendi kültürünü de yazılmış kültürü de bilmiyor. Ancak komedi, dram ayırıyor. Gidiyor, eğleniyor, çıkıyor” diyor. Algan, bir dönem yerli oyun bulunamadığı için klasiklerden senaryo oluşturulduğunu şöyle anlatıyor: “Muhsin Ertuğrul, klasikleri Yeşilçam’da çok kullandı. O dönem Türk senaryo yazarı yoktu ve tiyatrolar dışarıdan geliyordu. Muhsin Hoca ‘Bayanlar, beyler! Bana bir Türk Tiyatrosu verin’ diyordu. O da Henrik İbsen’den ya da kırsal klasiklerden kendi senaryosunu yazıyordu. Ama bugünün gözüyle eski yapılmaz. Çağdaşlık, şimdiden geriye gitmek, sonra yine şimdiden ileriye yüklendiğin bilgi ve moda olan kültürle gitmektir.”

OYUNLARA OKUYARAK GİDİN
Sinema ve tiyatro oyuncusu, yazarı ve yönetmeni Ali Poyrazoğlu, “Klasikler Haftası”nın dikkatle takip edilmesi gerektiğine dikkat çekerek “Seyircilere tavsiyem, izledikleri ya da izleyecekleri oyunların çevirilerini okuyarak izlerlerse, oyundan zihinsel bir dinginlikle çıkarlar. Çünkü eserin aslını biliyorsun, bugün nasıl yorumlanıyor ona bakıyorsun. Yönettiğim operaya elinde notayla gelen profesyonel seyirciler var. Tiyatroda da böyle seyirciler vardır. İncelerler, okurlar, bilgi sahibi olurlar. İnsanları zenginleştirecek bir hafta olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Poyrazoğlu, ayrıca klasikleşmiş Türk edebi eserlerinin ve DT’nin kuruluşunda sahnelenmiş oyunların Türk yazarlarca yorumlanarak o sahneye adaptasyonunun da önemli olacağına değindi.

ESKİ HER ZAMAN DEĞERLİDİR
Klasiklerin, Türk Klasiklerine ve günümüz tiyatro anlayışına direkt etkisi olduğunu söyleyen tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen, Erhan Yazıcıoğlu bunu şu sözlerle anlattı: “Türk Klasikleri kısır bir döngüde gelişmiştir. Esinlenme ya da alıntı Dünya Klasikleri’ne dayanarak kolay bir yol olmuştur. Dünya Klasikleri’nin sahipleri, hayatın zorlukları içinde hayal güçlerini gerçek yaşamla yoğurmada başarılı olmuşlardır. ‘Eski her zaman değerlidir’ iddiasıyla yola çıkarsak, 100 yıl önceki bakış açısıyla yazılan eserler bugünün izleyicisini, okuyanını, oynayıp yönetenini ortaya çıkartmıştır. Kişisel bakış açısına göre, iyi yada kötü yönde etkilemiştir dünyayı.”







