Bizde döner nasıl her köşe başında satılıyorsa, Filistin yemeği olan Felafel de Amerika ve Avrupa'da öyle satılıyor. Bizim Felafelle tanışıklığımız ise ancak 2006'da Filistin'li Alherbawi ailesinin Felafel House'u açmasıyla oldu.
Amerika ve Avrupa'da neredeyse hamburgerciler gibi zincir restaurantlarda satılan Felafel'in Türkiye macerası 2006'da Filistin'li Alherbawi ailesi ile başlamış. “Felafel” nedir diye sorduğunuzu duyar gibiyim, çünkü ben de sormuştum. Felafel, içinde nohut, sebze ve baharat bulunan ve tüm dünyada çok sevilen bir köfte. Sebebi hem leziz, hem ucuz, hem de çok sağlıklı olması. Sebze içermesi nedeniyle sebze köftesi de denilen Felafel, vejeteryanlara da, kalorisinin azlığı ile kilosuna dikkat edenlere de hitap ediyor. Felafel House'u babasıyla faaliyete geçiren ve işletmesini üstlenen Yusuf Alherbawi, “Felafel yurt dışında aynı buradaki döner gibi. Her köşe başında var” diyor.
Yusuf Alherbawi, babası Katar'da öğretmenlik yaparken doğmuş ve 4 yaşındayken Filistin'e geri dönmüş. Yurt dışı hayalini babası da destekleyince kendini İstanbul'da Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünde okurken bulmuş. Babası da zaman zaman gelip buradan aldığı mutfak eşyalarını Filistin'de satarak ticaret yapıyormuş. Ancak Filistin'deki savaş yavaş yavaş ellerinde sermayeyi tüketmiş. Bunun üzerine yurt dışında bir şeyler yapmaya karar vermişler. İstanbul'da hiç Felafel olmadığını fark ettiklerinde hem şaşırmışlar, hem de tercihlerini bu yönde kullanarak Felafel House'u açmışlar. Çünkü zaten ailede Felafel yapanlar varmış ve tabi ailenin özel bir formülü de. “Biz Felafeli aile olarak yapıyoruz. Dayılarımın Felafel restaurantları var. Annemin dayılarının da Chicago' da restaurantları var.”
Kültürümüz ve damak tadımızın birbirine çok yakın olduğunu söyleyen Yusuf Alherbawi, buna rağmen Felafel'i tanımamamızın sebebini, çok geniş bir mutfağımızın olması ve bu nedenle yeni tadlara pek açık olmamamızla açıklıyor. Felafel'in ana malzemesi nohut. Islatılıp bekletildikten sonra eziliyor ve içine mevsim sebzeleriyle baharatlar katılıyor. Yağda kızartılıyor ama içine hiç yağ çekmiyor. Bu nedenle çok hafif ve az kalorili. Yanında tahinden ve kırmızı biberden yapılan iki sosla servis ediliyor. Lezzetini ben tattım, beğendim, onayladım. Gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum. Felafel House'da Lübnan yemekleri olan Ful, Humus ve Tabbule de bulunuyor. Ful, nohut ve bakla içeren oldukça sağlıklı bir yiyecek. Tabbule ise ağırlıklı olarak maydanozun bulunduğu ve domates, salatalık, taze nane, çok az yeşil soğan, ve bulgurdan oluşan bir salata. Bunların yanı sıra baharatları ve sosları Filistin'den getirilen köfte ve tavuk bulunuyor menüde. Öğrendiğimize göre baharatlar köfte ve tavuğa ayrı bir tad verdiğinden en çok istenenlerden biriymiş.
Felafel hem Türklere hem de turistlere hitap ediyor. Felafel House ilk açıldığında genelde bu tadı bildikleri için turistler rağbet ediyormuş. Şimdi müşterilerin çoğu Türk. Bebek'ten Arnavutköy'den gelenler olduğu gibi, Ankara'dan gelenler de oluyor. Hatta İzmit'ten her hafta sonu Felafel yemeye gelenler var. Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı da mekanın müdavimlerinden. Felafel porsiyon verildiği gibi pide arası, dürüm arası da veriliyor. Felafel Tabağı 4 lira, Felafel, Humus ve salata içeren menü 8,5 lira, Felafel, Ful, salata içeren menü 9,5 lira, Felafel, Humus ve Tabbule içeren menü 10,5 lira. Felafel House Taksim Talimhane'de. Tel: 0 212 253 77 30






