Sizi yalnız bırakmanın acısı içindeyim

Şamil Kucur
00:008/11/2010, الإثنين
G: 8/11/2010, الإثنين
Yeni Şafak
Sizi yalnız  bırakmanın acısı içindeyim
Sizi yalnız bırakmanın acısı içindeyim

Tıp ve kültür alanında önemli hizmetleri olan ve cenazesi Recep Tayyip Erdoğan tarafından toprağa verilen Prof. Dr. Ayhan Songar, vefatının 13. yılında İstanbul'da anıldı. Kızı Neslihan Songar Tezcan'ın, vefatından kısa bir süre önce yazdığı veda yazısında Songar hocanın “Sizi yalnız bırakmanın acısıdır içimdeki, benim için üzülmeyin” sözlerini duyan dostları gözyaşlarına hakim olamadı.

Psikiyatri dalında dünyanın sayılı isimlerinden olan Prof. Dr. Ayhan Songar, vefatının 13. yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı. Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'ndeki anma programında geniş bir fotoğraf makinesi koleksiyonuna sahip Songar'ın çektiği fotoğraflar, kitapları ve yazılarından oluşan sergiyle başladı. Ayhan Songar'ın çeşitli yönlerinin ele alındığı anma toplantısında çalışma arkadaşları ve dostları, Songar'ın tıp dünyasındaki yeri ve hizmetleri ile birlikte, çok yönlü faaliyet alanlarında vermiş olduğu hizmetler anlatıldı.

ÇOK YÖNLÜ BİLİM ADAMI

Anma programında Ayhan Songar ile gençlik yıllarında tanıştıklarını anlatan Prof. Dr. Süleyman Yalçın, Songar'ın edebiyattan tıpa, musikiden fotoğraf sanatçılığına kadar birçok alanda kendini ispatladığını ifade etti. Songar'ın, Aydınlar Ocağı ve Türk Edebiyatı Vakfı kurucusu olduğunu da hatırlatan Yalçın, ünlü bilim adamının edebiyata büyük katkıları olduğunu kaydetti.

24 SAAT ENERJİK BİR İNSAN

Prof. Dr. Sefa Saygılı ise, Songar'ın cömert, alçak gönüllü, hoş sohbet, hiçbir zaman çalışmaktan kaçmayan, 24 saat enerjik bir insan olduğunu dile getirdi. Saygılı, Songar'ın fikir ve düşünce adamı olduğunu, günlük gazete ve dergilerdeki yazılarıyla ülke gündeminde belirleyici bir ağırlığı bulunduğunu vurguladı. Songar'ın yıllarca Yeşilay başkanlığı yaptığını da söyleyen Saygılı, bilim adamının ömrünü içki ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklarla mücadeleye adadığını ifade etti.

BENİM İÇİN ÜZÜLMEYİN

Toplantıda kızı Neslihan Songar Tezcan, Songar hocanın hastane odasında vefatından çok az önce daktilosu ile fani aleme veda etmeden çok kısa bir süre önce yazdığı ve Türkiye gazetesindeki köşesinde yayımlanan veda mektubunu okudu. Salonda bulunan dostları Songar hocanın sözlerini dinlerken gözyaşlarına hakim olamadı. 'Eşime ve çocuklarıma' başlığını taşıyan veda yazısında Songar Hoca şöyle sesleniyordu sevenlerine:

“Yarın hastaneye gidiyoruz. Öbür gün Hakk nasib ederse cerrahın bıçağı benim yeniden sağlığıma kavuşacağıma vesile olacak. Eğer vadem yetti ise Cenab-ı Hakk'ın huzuruna çıkacağım. Şayet bir emr-i Hakk vakı olursa bilin ki alan da Allah veren de Allah ve kimsenin vadesini bir an bile takdim ve tehire kimsenin gücü yetmez. Benim için üzülmeyin diyeceğim ama elbette üzülmemeniz elden gelmez. Ben sadece sizden ayrılmanın ve sizi yalnız bırakmanın acısını duyuyorum. Onun dışında gönlüm huzurla dolu, mü'min muvahhit bir Müslüman olarak Mevlama kavuşacağım. Orada bizden önce gidenlere anneme, babam, bütün sevgililer beni bekliyor olacak. Birisi: 'Ölüm güzel olmasa hiç Peygamberimiz ölür müydü?!' demiş. İşte ben o güzelliğe kavuşuyorum. Sizden ricam, birbirinize bağlı olmanız, birbiriniz hiç kırmamanız. Hepinizi sevgilerin en büyüğüyle kucaklar, defalarca öperim. 'Her nefis eceli tadacaktır.' Ben mesut ve müsterihim. Allah'a hamd ve sena ederim; beni, Peygamberimizi ümmetinden yarattı ve sizler gibi bir aile nasip etti. Hepinizi o lütuf ve keremi bol olan Cenab-ı Hakk'a emanet ediyorum. Sevgililerim benim.”


MUSIKİ CAMİASI MÜTEŞEKKİR

Prof. Dr. Nevzat Atlığ, tıp adamı olmakla birlikte Türk musıki camiasının Songar hocaya büyük bir müteşekkirlik duyması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş da, sarsılmaz bir iman sahibi olduğunu ifade ettiği Songar'ın vefatından önce kendisini hastanede ziyarete giden dostlarına moral vererek son anlarda bile hamd, şükür ve teslimiyet halinde olduğunu anlattı. Songar'ın çok yönlü kişiliğiyle pek çok öğrenciye yol gösterdiğini ifade eden yazar Mehmet Nuri Yardım ise, "Geçmişte bu çok yönlü kişilere 'hezarfen' denirdi. Yani bin hünerli. Ayhan Songar da hezarfenlerindendir" dedi. Yazar Mustafa Miyasoğlu da Songar'ın gece yarılarına kadar çalışan, okuyan, araştıran ve insanlığa hizmet eden bir münevver olduğunu kaydetti.