Küba’nın can damarını Türkiye besliyor

Ahmet Özay
04:0029/05/2026, Cuma
G: 29/05/2026, Cuma
Yeni Şafak
Yaklaşık 3 bin 500 Müslüman'ın yaşadığı Küba’da ilk cami, Türkiye Diyanet Vakfı’nın girişimi ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2014 yılında ülkeyi ziyaretinin ardından 2015’te hizmete girdi.
Yaklaşık 3 bin 500 Müslüman'ın yaşadığı Küba’da ilk cami, Türkiye Diyanet Vakfı’nın girişimi ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2014 yılında ülkeyi ziyaretinin ardından 2015’te hizmete girdi.

Yaptırımlar nedeniyle yenilenemeyen Küba’nın elektrik altyapısına yüzer santrallerle çözüm sağlanıyor. Karadeniz Holding, “powership” diye adlandırılan dünyanın en büyük yüzer enerji filosuna sahip. İlk büyük uluslararası enerji gemisi projeleri 2007 sonrası döneme rastlıyor.

İnsani bir felsefe olarak sosyalizmin her yüzyılda alıcısı vardır. Ütopik sosyalizmin devletleşmesi ve Sovyet eliyle iflası ile Latin Amerika’dan Afrika’ya, Doğu Avrupa’dan Balkanlar’a geniş bir coğrafyada hâlâ insani bir dram yaşanıyor.

Bu süreç, Avrupa’yı da etki altına alarak farklı bir yöne evrilmekte. Avrupa, yitirdiği “ışığı” ülkemizde ararken, Türkiye geliştirdiği sıra dışı çözümlerle enerji krizi yaşayan bölgelere “ışık” götürerek adından sıkça söz ettiriyor.

“Işık Doğu'dan Yükselir” süreci yaşıyoruz. Bu sözü ilk kez Cemil Meriç Hoca’ya asistanlık yaptığım 1993 yılında kendisinden duydum. Kırk yıl öncesine ait bir dilek... Bugün Türkiye, enerji yollarına hükmeden konumuyla, medeniyet söylemi ve özgün yaklaşımıyla ışığın kaynağına dönüşüyor.

HAVANA’DAN SEVGİLERLE

Baturay Özay, ailesi 60 yılı aşkın bir zamandır Almanya’da yaşayan 23 yaşında bir üniversite öğrencisi. İlk kez tek başına deniz aşırı bir ülkeye, Küba’ya gidiyor. Ailesinin aklı çocuklarında. “Küba’da internet var mı, tek başına çocuğa bir şey olursa...” derken ilk haber WhatsApp üzerinden geliyor. Fotoğrafta “Altınbaş” çay paketi ile bir tava balık var. Özay, sağ salim Küba’ya ulaşıyor. Orada Trabzonlu, Rizeli amcaları buluyor. Beraber çay demleyip balık pişiriyorlar. Limanlarda, elektrik santrallerinde çalışan Türkleri görüyor. Baturay, burada kaldığı süre içerisinde adanın yerlisi birçok amca, teyze ve Kübalı genç arkadaşlar ediniyor. Bunların birçoğu kendi iradesi ile İslam’ı seçmiş gençler.

Yaklaşık 11 milyon nüfuslu ada, son yılların en ağır enerji krizlerinden birini yaşıyor. Elektrik fuel oil ve termik santrallerden sağlanıyor. Ülke genelinde uzun süreli elektrik arızaları yaşanıyor. Sorunun temelinde Sovyetler’den kalma altyapının eskimesi, döviz sıkıntısı, yakıt ithalatındaki aksaklıklar var.

Venezuela’ya Amerikan müdahalesinin ardından ülkeye dizel girişi sekteye uğramış. Antonio Guiteras Santrali ülkenin en önemli enerji tesisi. Felton, Renté, Cienfuegos ve Nuevitas santralleri ülkenin elektrik ihtiyacının büyük bölümünü karşılıyor.

ELEKTRİK DARBOĞAZI

Küba’da elektrik genellikle evlerde kullanılıyor. Klima, buzdolabı ve elektrikli pişirme cihazları ülkede yaygınlaşmış durumda. Sanayi ve işletmeler yüzde 30, tarım ve ulaşım altyapısı ise yaklaşık yüzde 10 civarında elektrik tüketiyor. Sıcak bir ülke olan Küba’da elektrik kesintilerinden en çok hastanelerden berberlere, kafelerden turistik tesislere kadar insanların yoğun kullandığı yerler etkileniyor. Şehirlerde insanlar günlerce düzenli su da alamıyor. Amerikan yaptırımları, zaten kısıtlı imkânlara sahip ülkede insanların yaşamını kâbusa çevirmiş.

Küba, 2000 yılında Fidel Castro ile Hugo Chávez arasında yapılan anlaşmalar sonrası huzurlu dönemi geride bırakmış. Venezuela, Küba’ya günde 100 bin varil ham petrol ve fuel oil gönderiyordu. Küba da Venezuela’ya doktor, sağlık personeli, öğretmen ve teknik uzman desteği sağlıyordu. Ancak Trump Amerika’sı iki ülke arasına “kara kedi” gibi girdi, sıradan insanların hayatı zehir oldu.

Çin güneş enerjisi santralleri kurarken, Rusya yakıt yardımı sağlıyor. Türkiye ise “powership” adı verilen “yüzer enerji gemileriyle” Küba elektrik şebekesini ayakta tutuyor.

CASTRO’NUN SARAYINDAKİ TÜRKLER

Türkiye, Küba ile ticari ilişkilerde ilk on ülke sırasında bulunuyor. Son 10 yılda karşılıklı ticaret hacmi 4 kat artmış. Türkiye’den un, yağ, makarna, temizlik ürünleri adaya geliyor. Türkiye ise Küba’dan puro, odun kömürü ve kanser ilaçları alıyor.

Pandemi sürecinden sonra Havana Limanı’na gelen yüzer Türk santralleri şehrin elektrik açığını azaltıyor... Daha gerilere gidelim. İlişkilerin gelişmesinde Almanya merkezli Türk turizm şirketi Öger Tours’un adayı turizme açması büyük rol oynuyor.

Küba Lideri Fidel Castro, Türk gazetecileri davet ediyor. Sarayında ağırlıyor, elleri ile balık pişiriyor. Öger Tur Koordinatörü Hüseyin Baraner, Küba’nın dışa açılmasıyla birlikte Avrupa’dan on binleri bulan kafileleri adaya götürüyor.

Baraner, 1998’lerde temeli atılan Türkiye-Küba ticari ilişkilerini “Küba’nın turizmdeki yükselişi ve bugünkü hüzün” vurgusu ile özetliyor.

Küba’ya yönelik ilgi sürecinin perde arkası isimlerinden biri olan turizmci Baraner, “Castro ile gerçekleştirdiğimiz ikili temaslar, güven ortamının oluşmasına katkı sağladı. Kendisi bu süreçte birçok otelin açılışına destek verdi” sözleri ile dönemi özetliyor.

Karadeniz Holding, 12 ülkede hizmet veren “powership” diye adlandırılan Osman Han, Orhan Han gibi gemileriyle dünyanın en büyük yüzer enerji filosuna sahip.

ŞANS KAPIYI KIRINCA

O dönemden geriye, belgesel niteliğindeki “Şans Kapıyı Kırınca” adlı film kaldı. Öger Tur sahibi Vural Öger’in yapımcılığını üstlendiği Küba-Türkiye ortak yapımı film, 2005’te Havana’da çekildi. Başkan Fidel Castro projeye özel ilgi gösterdi, Ferhan Şensoy, Rasim Öztekin, Zeki Alasya gibi oyunculardan oluşan film ekibini sarayında ağırladı.

Çekimlerde devletin sinema kurumu ICAIC teknik altyapı ve lojistik destek sağladı. Havana sokakları, liman bölgeleri ve tarihi alanlar film sayesinde Türkiye’de milyonlarca izleyiciye ulaştı. Filmin müziklerinde ise Sertab Erener İspanyolca şarkılar seslendirdi. Film, Türkiye-Küba yakınlaşmasının kültürel sembollerinden biri

olarak değerlendirildi. Turizm ile başlayan Türkiye-Küba yakınlaşması sınırlı kalmadı, birçok Kübalı bakan da ülkemizi ziyaret etti.

TÜRKİYE’DEN GELEN IŞIK

Hüseyin Baraner de yıllarca emek verdiği ülkenin bu hâle gelmesinden derin üzüntü duyduğunu ifade ediyor. Buna rağmen, Küba halkına zarar vermeyecek insani çözümler bulunacağına dair umudunu koruyor.

Bu umut, Küba’da “Erol Bey”, “Belgin Sultan” ile yaşıyor. Bu sihirli isimler, ülkeye ışık taşıyan gemiler. Karadaki Küba şebekesine elektrik vererek umut köprüsü oluyorlar.

Havana’daki Regla Limanı başta olmak üzere, Mariel ve Santiago de Cuba çevresinde dönüşümlü olarak devreye alınan Türk gemilerinden elde edilen enerji, Küba’nın toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 15’ini karşılıyor. Uluslararası düzenlemeler kapsamında “Küba halkının temel ihtiyaçlarına doğrudan fayda sağlayan insani projeler” olarak değerlendirilen bu çalışma sayesinde, yaptırımlar nedeniyle yenilenemeyen Küba’nın elektrik altyapısına yüzer santrallerle çözüm sağlanıyor.

Dünyadaki en büyük powership filosuna sahip olan Karadeniz Holding, 1948 yılında kurulmuş. “Karen” şirketi ile Küba’da yaptığı anlaşma gereği gemiyi işletiyor ve elektrik üretim hizmetini satıyor. Dev yüzer termik santraller gibi çalışıyorlar. Elde edilen elektrik, yüksek voltaj trafolarıyla liman üzerinden kara şebekesine aktarılıyor.

Amerikan yönetimi Venezuela kaynaklı petrol sevkiyatını kısıtlıyor. Küba’daki insanların yaşamını zorlaştırıyor. THY de Havana seferlerini askıya almış durumda.

Adaya yapılan uçak seferlerinde yaşanan kısıtlamalar, her yıl Almanya’dan Havana’ya yapılan kurban bağışlarını da olumsuz etkiliyor. Kübalı Müslümanlar, Almanya’dan gelmek isteyen Türklere belirsizlik nedeniyle “gelmemeleri” tavsiyesinde bulunuyor.

ÜLKEMİZİN GURURU

Karadeniz Holding, “powership” diye adlandırılan dünyanın en büyük yüzer enerji filosuna sahip. Şirketin temelleri 1990’lı yıllarda atılmış. İlk büyük uluslararası enerji gemisi projeleri 2007 sonrası döneme rastlıyor.

Türkiye menşeli ve 12 ülkede faaliyet gösteren gemiler, Basra Limanı’nda Irak’a enerji sağlayarak ilk uluslararası deneyime imza atmış. Ardından Lübnan’da iki powership görev yapmış. 2015’te şirketin Gana operasyonları başlıyor ve önce Tema’da ardından da Takoradi’de powership hizmet veriyor. Bugün Senegal, Fildişi Sahilleri, Mozambik, Sierra Leone, Sudan gibi birçok Afrika ülkesinin elektrik üretiminin ardında Karadeniz Holding’e ait powership gemileri yer alıyor.

Küba’da ise Türk enerji gemilerinin sayısı zaman zaman 7’ye ulaştı. Çin, Güney Kore ve bazı Avrupa şirketleri de zaman zaman yüzer enerji projeleri geliştirse de Karadeniz Holding kadar aynı anda farklı coğrafyalarda hizmet veren 40 gemilik bir filo ortaya çıkmadı. Türk şirketi bugün dünyanın en büyük bağımsız yüzer enerji santrali operatörü olarak değerlendiriliyor.

KÜBA’DAN SELAM VAR

Yaşanan süreci Alman vatandaşı üniversite öğrencisi Baturay Özay aracılığıyla Küba’daki “amca” ve teyzelere soruyoruz. Bir esnaf olan amcalardan birinden “Selam yeğenim. Elektrik kesintileri bizi çok etkiliyor. Yemek yapmak, çamaşır yıkamak, banyo yapmak, çalışmak... Her şey elektrikle bağlantılı. Eğer elektrik yoksa para kazanamıyorum. Buzdolabı soğutmadığı için birçok yiyecek bozuluyor. Bazen günde 14 saate kadar elektrik olmuyor” cevabı geliyor.

Baturay’ın Havana’daki turizmci arkadaşı ise “Hayatımı yüzde 95 etkiliyor diyebilirim çünkü internetle çalışıyorum. Birçok kişi kömürle yemek yapıyor. İnsanlar umutlarını kaybetmesin” çağrısını yapıyor.

Tarım alanında çalışan bir başkası ise “Petrol gelmiyor. Emperyalizmin baskısı yüzünden durum böyle. 65 yıldır süren, sürekli sertleşen bir abluka var. Ülkeniz Türkiye’nin yüzer elektrik santralleri var, burada Havana’da iki tane var. Sana ve ailene selamlar, kucak dolusu sevgiler” sözleri ile Türkiye’ye selam gönderiyor.

“Türkiye’nin ışığını” dost ülkelere, kardeş halklara taşıyan gemiler sadece insanlığın önünü aydınlatmıyor. Ameliyat odalarından doğumhanelere kadar çaresizlere çare oluyor. Üstat Cemil Meriç’in 40 yıl önce topluma kazandırdığı “Işık Doğu’dan yükselir” sözünü anlamlandırıyor.

Aklımıza sosyalist Sofya’dan elektrik aldığımız günler geliyor. Sonra, Türk gemilerinin Sovyet sisteminin bir dönem kaleleri olan; dil, din, ırk ayrımı yapmadan Gana, Mozambik ve Küba’ya taşıdığı ışık... Bu ışığı Kübalı görüyor, Türkiye solu 2026 yılında hâlâ göremiyor.

Kübalıyı ışığın Türkiye’den geldiğine inandırabiliyorsunuz ama bizim sol muhalefete Zonguldak’tan ülkeye yayılan doğal gaz ışığını dahi gösteremiyorsunuz.

Bu da Türkiye’nin kaderi diyelim.

#Küba
#Türkiye
#elektrik
#santral
#gemi