Muğla Arefe Orucu İftar Vakti - Muğla Akşam Ezanı Namaz Vakti - Haziran 2023
11:58, 27/06/2023, SalıG: Güncelleme: 11:59, 27/06/2023, Salı
Yeni Şafak

Muğla namaz vakitleri
Arefe orucu Muğla iftar vakti, Muğla akşam ezanı ve namaz vakitleri haberimizde. Kurban bayramı arefesi, 27 Haziran 2023 Salı günüdür. Hicri takvime göre zilhicce ayının 9'uncu gününe denk gelen arefe günü oruç tutmak hadislerde tavsiye edilmiştir. Arefe günü oruç tutacak Müslümanlar için Türkiye'deki illerin imsak ve iftar vakitlerini haberimizde paylaştık. Diyanet İşleri Başkanlığına göre; 2023 kurban bayramı arefe günü Muğla imsak vakti, akşam ezanı saati ve 5 vakit Muğla namaz vakitleri şöyle:
Diyanete verilerine göre Muğla akşam ezanı ve diğer vakti namaz saatleri haberimizde. Arefe günü oruç tutanlar akşam ezanının okunmasıyla iftar yapacaklar. Kurban bayramı arefesi, 27 Haziran 2023 Salı günüdür. Hicri takvime göre zilhicce ayının 9'uncu gününe denk gelen arefe oruç tutmak hadislerde tavsiye edilmiştir. Arefe günü oruç tutan Müslümanlar için
diyanet namaz vakitleri
takvimine göre, Türkiye'deki illerin imsak ve iftar vakitlerini haberimizde paylaştık. 2023 kurban bayramı arefe günü Muğla imsak vakti, akşam ezanı iftar vakti ve 5 vakit Muğla namaz vakitleri vatandaşların gündeminde.Muğla iftar vakti saat kaçta?
27 Haziran Salı Muğla'da imsak vakti saat 3:55’te girdi. Muğla akşam ezanı vakti ise 20:38. Muğla imsak, iftar, sabah ve akşam ezanı vakitlerine ve detaylarına aşağıdaki linki tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Arefe günü nedir?
Arefe (Arife), Kurban bayramının bir gün öncesi olan Zilhicce ayının dokuzuncu günüdür. Haccın iki rüknünden biri olan vakfe bugünde yapılır. Arefe günü Arafat'ta, öğle namazının farzı ile ikindi namazının farzı öğle vaktinde peş peşe kılınır (cem-i takdim).
Arefe günü güneş batınca hacılar Arafat'tan Müzdelife'ye hareket ederler. Arefe günü, Arafat'ta hacılar, vakitlerini dua, namaz, zikir, tesbih, va'z dinleme, Kur'ân okuma vb. ibadetlerle geçirirler.
Peygamberimiz arefe gününün faziletine ilişkin olarak "Arefe gününden daha çok Allah'ın cehennem ateşinden insanları âzat ettiği bir gün yoktur" buyurmuş, yine "Arefe günü tutulan orucun bundan önce ve sonra birer yıllık günahları örteceği Allah'tan umulur" dediği (Müslim, “Sıyâm”, 196-197) nakledilmiştir.
Arefe gününü önemi ve fazileti nelerdir?
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Allâhü Teâlâ nezdinde Arefe gününden daha faziletli hiçbir gün yoktur. Arefe gününde, Allâhü Teâlâ, rahmeti ile dünya semâsına tecellî eder, gökteki meleklere karşı, yer halkı ile iftihar edip şöyle buyurur: ‘Kullarıma bakınız. Azâbımı görmedikleri hâlde uzak yoldan, terli ve toz toprak içerisinde, saçları dağınık bir vaziyette, rahmetimi ümit ederek bana geldiler. Kullarımın Cehennem azâbından kurtulup bağışlanmaları, en çok Arefe gününde olur.”
“Şeytan, Arefe gününden başka hiçbir günde daha zelîl, daha hakîr, daha küçük ve daha öfkeli görülmemiştir. Bunun sebebi, Arefe gününde Allâh’ın rahmetinin inmesi ve Allâh’ın, günahları bağışlamasıdır. Bir de Bedir Muhârebesi’nde böyle görülmüştür. Çünkü Şeytan o zaman, Cebrâîl aleyhisselâm’ı, (düşmana karşı) melekleri saf yaparken görmüştü.”
“Kim ki Arefe gününde Allah’tan, dünya ve âhirete ait bir ihtiyacını isterse, Hazret-i Allah, onu verir.”
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Arefe günü akşamı, ümmeti için dua ettiler. Allâhü Teâlâ, duasını kabul edip, “Zulmederek başkasının hakkını alanlar hariç bütün ümmetin affedildi. Muhakkak ben, mazlûmun hakkını zâlimden alırım.” buyurdu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Yâ Rabbi! Dilersen mazluma Cennet’ini verir, zalimi de mağfiret edersin” diye ilticâ ettiler. Arefe akşamı buna cevap verilmedi. Sabah olunca Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), duasını Müzdelife’de tekrar ettiler. Orada, “İstediğin verildi” buyuruldu.
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tebessüm buyurdular. Onun tebessüm ettiğini gören Hz. Ebûbekir ve Hz. Ömer (r. anhümâ) sebebini suâl ettiler. Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem:
“Allâh’ın düşmanı İblis, duamın kabul edildiğini ve ümmetimin mağfiret olunduğunu öğrenince gayet perişan bir vaziyette yerden toprak alıp başına saçıyordu. Onu böyle görünce, tebessüm ettim.” buyurdular.