Hem çektik hem ağladık

Büşra Sönmezışık
00:0023/11/2013, Cumartesi
G: 22/11/2013, Cuma
Yeni Şafak
Hem çektik hem ağladık
Hem çektik hem ağladık

Yönetmenliğini Tülay Gökçimen''in yaptığı ''Haykırış'' belgeseli, Suriye'de eşleri kayıp, çocukları öldürülmüş on kadının hikayesini anlatıyor. Gökçimen, 'Çekim sırasında birbirimize sarılıp ağladığımız oldu' diyor.

Suriye'deki saldırılarda binlerce masum kadın ve çocuk hayatını kaybetti. Milyonlarca insan savaştan kaçarak komşu ülkelerde yaşam mücadelesi veriyor. Yanıbaşımızda yaşanan bu drama sessiz kalamayan genç yönetmen Tülay Gökçimen, kamerasını aldığı gibi Suriye sınırına gitti ve savaş yüzünden ailesi parçalanan kadınlarla konuştu. Yapımcılığını İnsani Yardım Vakfı (İHH)'nın üstlendiği 'Haykırış' adlı belgesel bu akşam Eminönü Halk Eğitim Merkezi'nde Saat:17.00'da ilk kez seyirciyle buluşacak. Belgeselde sınırda yaşayan 10 kadının 'haykırışları' yer alıyor. Bu kadınların hepsinin eşi savaş sırasında kaybolmuş, onlar hakkında hiç bir bilgiye sahip değiller. Hepsinin en az bir çocuğu saldırıda ölmüş. Ailelerinde mutlaka bir tecavüz mağduru bulunuyor ve bu kadınların gelecekten hiç bir unutları kalmamış. Filmin yönetmeni Tülay Gökçimen, çekim sırasında duygusal anlamda oldukça yıpranmış. Çekim sırasında dinledikleri karşısında zaman zaman gözyaşlarına zor hakim olduklarını anlatan Gökçimen, 'Onların yanında duygularımızı belli etmek istemedik ama öyle anlar oldu ki her şeyi bıraktık birbirimize sarıldık ağladık. Çekerken de kurgularken de çok zorlandık. O konuşmaları tekrar tekrar duymak benim için çok zordu' diyor. Filmi çekmeye karar verme hikayesini ise Gökçimen şöyle anlatıyor: 'Rejime bağlı çeteler bir savaş yöntemi olarak kadınlara tecavüz ediyordu. Çok aşağılık bir durum bu. Hem de çoğu eşlerinin ve çocuklarının gözü önünde. Hayal bile edemeyeceğimiz acıları yaşıyorlar. Bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. Böylece bu belgeselin alt yapısı için çalışmaya başladım. Bir proje hazırladım ve İHH İnsani Yardım Vakfı'na sundum. Onlar da kabul etti ve her türlü desteği verdiler. '

ACIYA SESSİZ KALMAYIN

Belgeseli iki yıldır süren savaşın en ağır bedelini ödeyen kadınlara dikkat çekmek için hazırladığını söyleyen genç yönetmen Tülay Gökçimen, 'Bu kadınlar bütün dünyaya sessizliklerinin hesabını soruyorlar. Onlar daha dün evlerinde oturmuş kahve için, çocuklarını okula gönderen, evlerinde temizlik vs. yapan normal insanlardı. Şimdi içinde bulundukları durum, yaşadıkları kayıplar onları bir felakete sürüklüyor gibi. Suriye'de yaşananları insanlara göstermek, yapabilirlerse insanların onlara yardım etmesini sağlamak gidiş amacımdan biriydi. Bunu da kısmen gerçekleştirdim diyebilirim'diyor.

Annesi öldü o kaldı

Kamera arkasında yaşadıklarını da anlatan Yönetmen Tülay Gökçimen, 'En çarpıcı durum üç aylık bir bebeğin kucağımızda annesiz kalmasıydı. Bab- El Hava'ya misket bombası atılmasından yarım saat sonra biz de bölgeye yakın bir hastaneye gittik. Yaralı annesinin sedyesinde geldi üç aylık Mahmut. Teyzesi de diğer sedyedeydi. Babasından uzun süredir haber alınamıyormuş. Gelmelerinden bir saat sonra annesinin vefat etti. Mahmut kucağımızda kaldı'diyor.