Yola çıkılan niyetle ulaşılan hedef çok farklı olabiliyor, özellikle baş döndüren bir hızla yetiştirilen TV dizileri söz konusu olduğunda. Zamanla yarışılan bir iş olduğu gerçeğinden hareketle, çoğunlukla yapılan hataların görülmemesi talep edilir gizli bir istekle. Devamlılık hataları söz konusu olduğunda kabul edilebilir bir talep. Ama mantık hataları içeriyorsa; alt metinde verdiği mesajlarla zihinlerde tahribat yapıyorsa; ticari olarak zarar vermemek adına görmemenin ağır sonuçları olabiliyor.
Hızlıca hazırlanan projeler eşliğinde zamana yenilmeden yazılan senaryolarda danışmanlık kadrosunun olmaması ciddi bir handikap. İyi niyetle yola çıkılan projenin hedefine ulaşamadan sapması sıklıkla rastlanılan bir durum.
Arka Sıradakiler; şiddetin içinden gelen gençlerin şiddete yenik düşmelerinin önüne geçmek için; okula yeni bir öğretmen gelir, her şey değişir önermesiyle başlamıştı. Gençlerin en büyük problemi anlaşılamamak, Kemal öğretmenle çözümlenmiş; ama seyredilmek, dikkat çekmek adına şiddet batağına saplanmaktan kurtulamamıştı dizi. Aradan yıllar geçti, yeni hayata başlayan karakterler de oldu pozitif mesajıyla başlayan yeni versiyonu, yeterli ilgiyi görmeyince kalktı yayından. Kemal öğretmenli versiyonuna haftalarca kredi tanınmıştı; güncele parmak basarak Kemal öğretmenin Van depreminde hayatını kaybetmesiyle başlayan yeni versiyonuna aynı kredi tanınmadı. Bu hızlı yayından kalkış dizi tarihinde bir ilke imza attı; farklı bir yapımcı, değişen senaryo grubuyla Arka Sıradakiler''in karakterlerini kiraladı. Kiralama, dört yıldır yaşananları yok ederek; şiddet dolu, liseli gençlerle bağdaşmayan hikayeyi sıfırladı. Yaşananlar Oktay''ın komada gördüğü bir rüyadan ibaretmiş meğer. Dizi başladığı noktaya, lise sıralarına geri döndü. Değişen bir şey olacak mı? Yaşlarına uygun, eğitimlerini önceleyen pozitif mesajlar içerebilecek mi hikaye? Sanmıyorum, arada rastladığım sahnelerin böyle bir vaatle uzaktan yakından alakası yok. Çünkü niyet dediğimiz bir derdin üzerine inşa edilen dizi senaryolarında hedefe ulaşabilmesi için reytingin sıfır etkisinde olması gerekiyor ki maalesef reel durum böyle değil. Ya da niyetinizin hasar almaması için danışmanlarınızın olması gerekiyor. Reyting endişesiyle sapmalar olduğunda, uyarmak olumsuz mesajları bertaraf edebilmek adına.
Danışmanlık başvurulan bir kadro olmadığı gibi, yayınlandıktan sonra uzmanlarca dile getirilen eleştiriler de dikkate alınmıyor. Pis 7''linin ayrımcılık yaptığı eğitim uzmanlarınca dile getirildiğinde; biz dizide ayrımcılık yapmıyoruz diye cevap verdi senarist. Niyet ayrımcılık yapmak değil belki ama ortaya çıkan sonuç sınıf ayrımcılığını körüklediği yönünde. Nitekim Maltepe''de deprem güçlendirme çalışmaları neticesi birkaç yıldır yapılan rutin bir uygulama, Pis 7''li dizisindeki gibi benzetmesiyle haberleşti medyada. Medyanın her zaman başvurduğu, haberi okutmaya yönelik bir benzetme değildi. Bilakis öğrencilerde ve velilerde oluşmuştu bu düşünce.
Bir okulda deprem güçlendirme çalışmaları yapılırken, öğrenciler bir başka okulda misafir ediliyor. Tam gün eğitim yarı zamanlıya dönüşüyor; ev sahibi öğrenciler öğleye kadar eğitim alırken; misafir öğrenciler öğleden sonra gidiyor okula. Yönetimi, öğretmenleri, hatta kıyafetleri ayrı olan iki okulun karışmaması ve eğitim sisteminin kesintisiz yürümesi için yapılan bir uygulama işin aslında. Fakat evsahibi okulun 150 öğrencisi, misafir okulun 1100 öğrencisi olduğu göz önüne alınınca; evsahibi okulun velileri çocuklarının güvenliğinin varoştan gelen öğrenciler nedeniyle tehlikeye girdiğini ifade edince; misafir veliler istenmediklerini düşünüyorlar. Daha önceki yıllarda da yapılmasına rağmen neden bu yıl ortaya çıkıyor bu çekinceler, ayrımcılık iddiası. Dizilerin seyreden üzerinde yaptığı tahribattan dolayı.
Pis 7''li zihinlerde bir dosya açtı; zenginler fakirlerle okul dahi olsa aynı mekanı paylaşmak istemez, onları göndermek için ellerinden geleni yapar. Varoşlarda yaşayan çocuklar ya kan davasından korunmaya çalışıyordur belinde tabancayla; ya babası hapistedir, kısacası asla güvenilmez insanlardır, her türlü tehlike gelebilir onlardan, çocuklarımızı korumak zorundayız. Meslek sahibi kadın karakter boşluğunu özenle dolduran, yoksul çocuklardan nefret eden paragöz okul müdiresini de yabana atmamak lazım.
Başlıklar :

