
Hemen baştan belirteyim. Anlatacağım olay yeni değil. Özal"ın öldüğü günün gecesiyle ilgili.
Yoksa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül"ün sağlığı yerinde. Kulağıyla ilgili rahatsızlık ise, zamana bağlı olarak, iyi yönde ilerliyor.
8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal, 17 Nisan 1993 günü vefat etmişti.
O günden bu yana ölümü tartışılıyor.
Tartışmalara son vermesi ve kuşkuları gidermesi amacıyla hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporu ise zihinleri büsbütün karıştırdı.
Özal"ın kalp krizinden öldüğü yönünde açıklamaları da geçersiz kıldı.
Tam bir kaos ortamı oluştu.
Öyle ki, Özal zehirlenerek ölmediğine göre, kalp krizinden öldüğü de söylenemeyeceğine göre, Özal yoksa ölmedi mi şeklinde ironik yorumlar yapıldı.
Bu açıdan Özal"la ilgili olarak hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporu daha büyük önem kazandı.
Raporun ayrıntılarını haber sütunlarımızda göreceksiniz.
Rapordaki teknik ifadeleri anlamaya çalıştım. Bu yüzden birçok uzmanı rahatsız edip, bilgilerinden yararlandım. Ancak haberde tırnak içi ifadelerle, olduğu gibi vermeye çalıştım. Özal"dan alınan doku örneklerinde tespit edilen tarım zehri DDT ve kadmiyum oranlarını, radyolojik zehirlenme ihtimalinin araştırılmasından çıkan sonuçları aynen yansıttım. Tartışmalara kaynaklık etmesi açısından verileri ve ihtisas kurulunun değerlendirmelerini olduğu gibi aktarmaya özen gösterdim.
Bu arada baştaki soruya dönmek ve raporda yer alan ancak haberde yer vermediğim, bir gece öncesine ilişkin bilgileri paylaşmak istiyorum.
16 Nisan gece yarısı Çankaya Köşkü"ne bir kardiyolog çağrılıyor.
Özal"ın özel doktoru Hilmi Özkutlu"nun eşi Prof. Dr. Süheyla Özkutlu apar topar köşke geliyor.
Ancak doktor Turgut Bey için değil, Semra Hanım için geliyor.
16 Nisan gecesi yani Özal"ın ölümünden bir gece önce Semra Hanım aniden rahatsızlanıyor.
Prof. Süheyla Özkutlu, Semra Özal"ı muayene ediyor. Ekosunu çekiyor. Semra Hanım"ın EKG"si normal ama tansiyonu yüksek çıkıyor.
Semra Hanım"ın hastaneye kaldırılmasına gerek duyulmuyor. Belli ki tansiyonunun düşürülmesi sağlandıktan sonra Süheyla Hanım Köşk"ten ayrılıyor.
Peki o sırada Turgut Bey ne yapıyor?
Özal"da herhangi bir rahatsızlık hissediliyor mu?
Bu bölüm raporda ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor.
O sırada Özal"ın odaya girerek ilgilendiği, Semra Hanım"ın muayenesi sırasında 15 dakika yanında kaldığı belirtiliyor.
Peki Kardiyolog Profesör Süheyla Özkutlu o sırada Turgut Bey"de bir anormallik hissediyor mu?
Raporda, "Anormal bir durum hissedilmemiş" deniliyor.
Özal oradan ayrıldıktan sonra ne yapıyor? Yorucu bir geziden gelmiş. Gün boyu temasları olmuş. Başbakan Demirel"i kabul etmiş, Bulgaristan Büyükelçiliği"ndeki bir etkinliğe katılmış. Gecenin ilerleyen bir saatinde ne yapmasını beklersiniz? Duşunu aldıysa istirahate çekilmesi beklenir.
Ama Özal öyle yapmıyor. Bilgisayarın başına geçiyor. Bilgisayarın başında uzun süre çalışıyor. Bilgisayara merakı ile bilinen birisiydi Özal. Gecenin bir saatinde Özal gibi bir şahsiyet bilgisayarın başına geçerse, çok ciddi şeylerle uğraştığı düşünülür. Belki de öyle yapmıştır. Ama Türkiye"de henüz bilgisayarın pek bilinmediği dönemlerde, bilgisayardan iyi anlayanları çağırıp, bilgisayarda oyun oynadığı biliniyor. Belki o sırada bilgisayarda oyun oynuyordu merhum Cumhurbaşkanı.
Gece 03"te kola içiyor.
Bu da yeni bir bilgi. En son Bulgaristan Büyükelçiliği"ndeki bir resepsiyonda içtiği portakal suyundan zehirlendiği iddia edilmişti.
Kolayı kim veriyor, kolaya bir şey katılmış olabilir mi?
Hele hele Semra Hanım"ın koruması ve asistanının bu olaydan sonra Türkiye"yi terkettiği bilgisini de eklerseniz, müthiş bir iddia olmaz mı? Ben şimdi iddia günümde değilim. Rapordaki bulgular haberde.
Gece saat 04"te istirahate çekiliyor.
Sabah 08.30"da kalkıyor. Duş alıyor, tıraş oluyor. Eşinin arkasında kahvaltı masasına giderken düşüyor. Yani spor aletinin üzerinde değil.
O sırada tek bir sağlık görevlisi yok. O yüzden nabız ve tansiyon ölçülemiyor.
İçinde basit bir sedyenin bulunduğu, 1967 model bir araçla hastaneye yetiştirilmeye çalışıyor. GATA hazırlanıyor ama ani bir kararla Hacettepe"ye sapılıyor. Ama Hacettepe Hastanesi Çocuk Acil Servis"e gidiliyor. Rahatsız olduğu bildiriliyor. Cumhurbaşkanı ölüyor, kalp krizi geçirdi şeklinde bir şey iletilmiyor.
Rahatsız olduğu bildiriliyor!
Oradan Büyük Acil"e yönlendiriliyor.
Raporun birkaç yerinde, "Hacettepe Hastanesi"ndeki canlandırma işlemi sırasında" deniliyor. Kalp fonksiyonunun hiç dönmediği, solunum olmadığı belirtiliyor.
Bu, Hacettepe"ye getirildiğinde öldüğü anlamına mı geliyor?
Rapordan bir cümle daha:
"Hacettepe"de yeniden canlandırma sırasında
2 adet kot kırığı dışında dokuların sağlam olduğu."
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.