Yazarlar Amerikanın dikişleri patladı

Amerika’nın dikişleri patladı…

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Kanada eski Başbakanlarından Pierre Trudeau Amerika’nın yanı başında yaşamanın bir filin yanında uyumak gibi olduğunu söylemişti. “İnsan her seğirmeden ve homurdanmadan etkilenir” diye de eklemişti. Sadece Kanadalılar değil, Latin Amerika ve dünyanın geri kalanı da Amerika’daki gelişmeleri dikkatle izliyor. Bu hem ABD’nin müttefikleri, hem de hasımları için de geçerli. ABD Dünyanın en büyük silah üreticisi, en büyük silah satıcısı ve birinci ekonomisi. Öte yandan dünyanın birçok bölgesine yayılmış yüzlerce askeri üsse sahip olan Amerika’nın hangi yöne doğru gittiği tabii ki bütün ülkeler için son derece önem arzediyor.

Diğer bir yandan “Soğuk Savaş” döneminden itibaren Avrupa Birliği, Japonya ve Güney Kore başta olmak üzere birçok ülke askeri savunma bağlamında ABD’ye bağımlılılar. “NATO”, Sovyetler Birliği’ne karşı Avrupa’nın savunması için kurulmuştu. 1991’de Sovyetler Birliği resmen dağıldı, ancak NATO varlığını sürdürdü. Önceki ABD Başkanı Donald Trump, NATO’ya malî katkılarını artırmamaları durumunda Amerikan askerlerini Almanya’dan çekeceğini söylemişti. Yerine gelen Joe Biden ise “Amerika geri geldi” diyerek Avrupalı müttefiklerini teskin etmeye çalıştıysa da Trump döneminden kalan güvensizlik tam olarak giderilemedi. Sebebiyse, iki partili mutabakata dayanan Amerikan müesses nizâmının çözülmüş olmasıdır.

Trump 2020’de Başkanlık seçimlerini kaybetti ama 2024’te aday olması halinde tekrar seçilmesi muhtemel görünüyor. Cumhuriyetçi Parti dizginlerini Trump’a ve “Trumpizm”e kaptırmış durumda. Amerikan demokrasisinin geleceğine yönelik belirsizlik Avrupalıları kaygılandırıyor. Üstelik Amerikalılar kendi aralarında şiddetli bir şekilde bölünmüş haldeler. Trump’ın mitingine katılan bir Cumhuriyetçi “Demokrat olmaktansa Rus olmayı tercih ederim” yazan bir tişörtle görüntülenmişti Cumhuriyetçiler ve Demokratlar biribirilerini Amerika’yı cehenneme sürüklemekle itham ediyorlar.. İki taraf da Amerika’nın gitmesi gerektiği yön konusunda zıt istikametlere bakıyorlar. Birinin başarısı, diğerinin yıkımıdır

Amerikan medyasında en fazla konuşulan mevzulardan birisi “iç savaş” korkusu. Kişi başına düşen silah sayısında Amerika dünya birincisi. Ülkede kişilerin sahip olduğu silah miktarı 400 milyon civarında. Son iki yılda 60 milyon silah satıldığı söyleniyor. Silahların büyük çoğunluğu Beyaz Amerikalı ve kırsal Cumhuriyetçilerin elinde toplanıyor. Bu oran silah sahibi Demokrat seçmenlerin yaklaşık üç kat daha fazlasına tekabül ediyor. Aralık ayında “Newsweek” dergisinde David H. Freedman imzasıyla yayınlanan bir yazıda milyonlarca kızgın silahlı Amerikalının Trump 2024’te kaybederse iktidarı ele geçirmeye hazır oldukları belirtiliyordu.

Milyonlarca Amerikalı 6 Ocak 2021’de Amerikan Kongresi’nin Trump yanlısı gruplarca işgal edilmesini bir “prova” olarak görüyor. Anketlere göre 2020 Başkanlık seçimlerini Demokrat aday Joe Biden’ın hileyle kazandığına inanan milyonlarca Amerikalıysa bu işgali haklı buluyor.

ABD’nin bu bölünmüşlüğü kısa vadede ortadan kaldırması son derece zor görünüyor. Savaş sadece siyaset alanında değil, kültür, eğitim ve yargı alanlarında da şiddetli bir şekilde sürdürülüyor. ABD 2022 Kasımındaki ara seçimlere bu iç savaş psikolojiyle girmeye hazırlanıyor. 2022’de Cumhuriyetçilerin Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu ele geçirmeleri muhtemel görünüyor. Demokratlar Amerikan Kongresi’nin iki kanadında da çok dar bir farkla çoğunluğu kontrol ediyorlar. Tahminlere göre Cumhuriyetçiler’in Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğa ulaşmaları kuvvetle muhtemel. Bu çoğunluğun “daha Trumpçı” olması bekleniyor. Trump 2024’te Başkan adayı olur ve kaybederse silahların patlayacağına da inanılıyor. Ana akım Cumhuriyetçilerse Trumpçı kanat karşısında son derece cılız kalıyorlar.

Amerikan siyasetindeki sert değişimler ABD’nin dış politikasını da derinden etkileyecek. ABD Trump’a kadar iki partili mutabakat ile dış politikada işleri götürüyordu. Bu mutabakat çözüldü. Çözülmenin tek sebebi Trump değil elbette. Trumpizm bu çözülmenin bir belirtisi. Özetle söylemek gerekirse Amerikan müesses nizâmının dikişleri patlamış görünüyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.