Yazarlar Neoconlar sonsuz savaşlardan vazgeçmiyorlar

Neoconlar “sonsuz savaşlar”dan vazgeçmiyorlar!

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Joe Biden Yönetimi’nin Amerikan askerlerini Afganistan’dan çekme kararı başta İngiltere ve Almanya olmak üzere ABD’nin kuyruğuna takılan Batılı müttefikleri de hayal kırıklığına uğrattı. Hayal kırıklığının sebeplerinden birisiyse ABD’nin Afganistan’da muharip kuvvetler bulunduran ortaklarıyla istişarelerde bulunmadan çekilmesiydi. ABD “Soğuk Savaş” döneminde Avrupa’nın “Sovyetler Birliği”ne karşı savunulması için birçok ülkede asker bulunduruyor idi. “Soğuk Savaş”ın son bulmasına, Sovyetler Birliği’nin de dağılmasına rağmen bu kuvvetler hâlâ yerlerinde duruyor. ABD’nin Afganistan’dan tek yanlı olarak çekilmesinin Batı Avrupa ülkelerini öz savunmaları için kaygılandırdığını belirtmek gerekiyor.

ABD’nin çekilmesi” Avrupa Birliği”nde “Avrupa Ordusu” kurulmasına ilişkin tartışmaları alevlendirdi. Avrupa’nın savunması için ABD’ye bağımlı olması artık daha fazla sorgulanıyor. Nitekim Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Amerikalılar dahil olmak istemediğinde Avrupa’nın kendi askeri müdahale gücünü oluşturması gerektiğini belirtiyordu. Borrell, ABD’nin Afganistan’dan çekilme kararı ve tahliyeler konusunda Avrupalılara ne düşündüklerini sormadığını da ifade ediyordu

AB ülkelerinin kendi savunmaları için “NATO”daki malî katkılarını artırmalarını isteyen Trump, Avrupa’daki askerleri çekeceği tehdidinde bulunmuştu. Biden ise Trump’ın Avrupa’yı ABD’den uzaklaştıran politikalara son vereceğini ilân etmişti. “Amerika geri döndü” diyen Biden Avrupalı müttefiklerle ilişkiyi yeniden inşâ edeceği vaadinde bulunmuştu. Ancak Biden’ın Afganistan konusunda Trump’ı takip etmesi bir hayli kafa karıştırdı. Yorumcular Avrupalıların Biden’ı Trump’tan nasıl ayırt edeceklerini bilemediklerini ifade ediyorlar.

Öte yandan Avrupa Birliği ülkeleri “Afganistan fiyaskosu”nun sadece bir Amerikan sorunu olmadığını, aynı zamanda Batı dünyasının da başarısızlığa uğradığını itiraf ediyorlar. Nitekim “AB”nin baş diplomatı Joseph Borrell “biz Avrupalılar sorumluluğu paylaşıyoruz. Bunun sadece bir Amerikan savaşı olduğunu düşünemeyiz” diyordu. Borrell Batı dünyasının Afganistan’daki başarısızlığının uluslararası ilişkiler için oyun değiştirici olduğunu belirtiyordu.

‘Küresel Amerika’nın etkili savunucularından ABD eski Dış İşleri Bakanı Henry Kissinger ise Londra merkezli haftalık “Economist” dergisinde yayınladığı makalesinde “Afganistan fiyaskosu”nun ABD’nin müttefikleriyle güven ilişkisini zedelediğine bilhassa dikkat çekiyordu. Kissinger ABD’nin askerî koalisyonun diğer ortaklarıyla istişare etmeden çekilmeye karar vermesinin temel bir endişe kaynağı olduğunu belirtiyordu. Biden yönetimini uyaran Kissinger yazısını “Amerikan aceleciliği müttefikler arasında hayal kırıklığı yaratır, düşmanları cesaretlendirir ve gözlemciler arasında kafa karışıklığı yaratır” diye bitiriyordu.

ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi “Neocon” çevrelerde şok etkisi yaptı. “Neoconlar” ve “Amerikan Askeri Endüstriyel Kompleksi” Biden’ın “sonu gelmez savaşlar”dan vazgeçilmesine ilişkin söyleminin dış politika doktrinine dönüşmesi ihtimalinden kaygılanıyorlar. Zira Biden, “Afganistan ile ilgili bu karar sadece Afganistan ile ilgili değil. Bu, diğer ülkeleri yeniden inşa etmek için büyük askerî operasyonlar çağını sona erdirmekle ilgili” diye konuşmuştu. Bu konuşma “sonsuz savaşlar”dan nemalanan “Askeri-Endüstriyel Kompleksi”ni ve çevresindeki şahinleri gerginleştirdi. Trump’ın Beyaz Saray’dan kovduğu Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Afganistan’daki ABD askerî varlığının ‘Amerika’nın güvenliğ’i için bir sigorta poliçesi olarak görülmesi gerektiğini savunmaya devam ediyor.

Neoconlar Biden’ın eski ABD Başkanlarından Dwight David Eisenhower’ın ayak izinden gideceğinden kuşkulanıyorlar. Eisenhhower 1961’de Başkanlığa veda konuşmasında gelecek yönetimleri savaş odaklı Askeri-Endüstriyel Kompleksi’nin ABD’yi felakete sürükleyecek nitelikte zehirleyici bir rol oynayabileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu. Sonraki yönetimlerse bu uyarıyı dikkate almadılar. 1963’te Vietnam savaşına dahil olan ABD, 1973’te Kuzey Vietnam güçleriyle bir barış anlaşması imzalamak zorunda kaldı. Afganistan ise ABD’nin tarihindeki “en uzun savaş” olarak tarihe geçti.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.