Yayla çocukları ne istiyor!

04:0013/04/2022, Çarşamba
G: 13/04/2022, Çarşamba
Ali Kemal Yazıcı

Bir takım şampiyon olurken kızılca kıyamet koparılıp zafer naraları atılırken, bir diğer takımın kaybettiği şampiyonlukta karalar bağlanmaz, ağıtlar yakılmaz diye biliyordum daha yıllar öncesinde.İşte bu nedenledir ki, Trabzonspor’un şampiyon olması sadece bir kitleyi değil: ezilmiş, terk edilmiş ve sevgiye muhtaç kitleleri de mutlu edecek.Sahne Trabzonsporlular’a kaldığı için ezilen, terk edilen ve kahreden diğer takımların gönülleri törpülenmiş taraftarları buraların coşkusuna, mutluluğuna kenarından

Bir takım şampiyon olurken kızılca kıyamet koparılıp zafer naraları atılırken, bir diğer takımın kaybettiği şampiyonlukta karalar bağlanmaz, ağıtlar yakılmaz diye biliyordum daha yıllar öncesinde.

İşte bu nedenledir ki, Trabzonspor’un şampiyon olması sadece bir kitleyi değil: ezilmiş, terk edilmiş ve sevgiye muhtaç kitleleri de mutlu edecek.

Sahne Trabzonsporlular’a kaldığı için ezilen, terk edilen ve kahreden diğer takımların gönülleri törpülenmiş taraftarları buraların coşkusuna, mutluluğuna kenarından bucağından ortak olmaya çalışıyor.

Birilerinin dürbünün tersi ile baktığı memlekette her şey iyi gittiği için iştahı açılırken, biz yine Faroz’un bilmem hangi numaralı damında Trabzonspor’u konuşuyor oluyoruz. Ya da meydan parkında bir çay ocağında hasır sandalyenin ucuna tüneyip geçmişten bugüne Trabzonspor’u kaynatıyoruz.

Diyorum ki; Abdullah Avcı’ya inanıyor musun?

Diyor ki evet…

Diyorum ki: Abdullah Avcı’ya güveniyor musun?

Diyor ki evet…

Diyorum ki; Abdullah Avcı’ya saygı duyuyor musun?

Diyor ki evet…

Peki diyorum. Abdullah Avcı’ya saygı duyuyorsun da verdiği kararlara, kadro seçimine niye saygı duymuyorsun?

Ses yok…

Gaziantep’te ilk kez tanıdığım Osmaniyeli Trabzonspor taraftarı Devrim Tosunoğlu’nun “Trabzon’daki renktaşlarımız altyapıdan gelen futbolculara biraz hoşgörülü olup, onları sevsin” derken gözlerinin dolmasının etkisi ile tribünde maçı izlerken bu naif istek aklımdan hiç çıkmadı.

Bu nedenle tribüne oynamak için taraftarın kızdığı futbolcuyu imha etmeye programlanmış kafanın, Abdullah Avcı’ya karşı hissettiklerinde samimi olduğuna inanmıyorum ya neyse..

****

Aslında bugünü konuşurken kişiler üzerinden ahkam kesenleri komedi dükkanının figüranları olarak tanımlayıp biz kendi gerçeğimize ve geçmişimize dönelim.

Yaşı yetmeyenlerin bir suçu yok.

Asıl konu da burada yatıyor.

Nasıl oluyor da 38 yıldır şampiyonluk kupası kaldırmamış bir takımın artarak devam eden kitlesel sevgi ve tutkusu nasıl oluyor?

Trabzon’u bilmeyen, Trabzonlu olmayanın da gönül verdiği bu takımı ayakta tutan sevginin nedeni neydi?

Öyle ya…

Resmi anlamda kazanılan altıncı şampiyonlukta son maç rakip küme düşen Karagümrük.

Sonuç beş farklı galibiyet ve mutlu son…

Çok da heyecan yok, kronikleşmiş mutlu sonun heyecanı da hak getire.

Nüfus 150 bin, Avni Aker’de beş bin kişi.

Bando, saygı geçişi ve şampiyonluk turu derken genel kanı, ‘yeter artık her sezon şampiyonluk sarmıyor’ muhabbeti üzerinden 38 yıl geçmenin özlemi…

Heyecan doruk noktasında…

Şampiyonluk ne zaman ilan edilecek diye baharla birlikte papatya falı açılıyor memlekette. Herkes Trabzonsporlu ve herkes kendisine vazife çıkartıyor.

Bu şampiyonluk sadece bir futbol takımının üç direk arasına sıkıştırdığı toplardan elde edilen ve savunulan üç direğin öyküsü değil.

Bu şampiyonluk vatan uğruna şehit düşen Trabzonlu Eren Bülbül ile ona gövdesini siper eden Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in hayatının kesiştiği noktadır.

Bu şampiyonluk körpecik yüreğinde Trabzonspor sevgisini yeşerten ve kaybedilen bir maçtan sonra hayatına son veren Mehmet Dalman ile daha çocuk yaştaki Hüsnü Civelek’tir..

Bu şampiyonluk, şampiyonluk yolculuğuna çıkan taraftarların umutla çıktıkları yollarda evlerine ulaşamadan can vermesidir.

Bu şampiyonluk, “Bizi yine şampiyon yapmayacaklar” dedikten sonra kalp krizi geçirerek vefat eden Mustafa Çelik’in yüreğidir.

Trabzonspor, merhum Özkan Sümer’in dediği gibi, ‘Dalgaların sesi, yaylaların sisi, ormanların gizi, kemençenin sözü, yaşlıların öyküsü, gençlerin tutkusu’dur.

Efsane Ahmet Suat Özyazıcı’nın futbol aklına ihtiyaç duyduğumuzda, görevde olsun olmasın, Kemeraltı numara 6 adresinde futbol açlığımızı giderdiğimiz ve “Futbol, sadece ahlaklı insanların başarılı olduğu spor dalıdır” dediği yıllarımızdır.

İşte Trabzonspor bu…

Yayla çocukları bir şey istemiyor…

Yayla çocukları biraz saygı, biraz sevgi ve biraz da hoşgörü istiyor…

İstiyor ama zorlamıyor.

Çünkü yayla çocukları mutlu olmak için yeterli coğrafyaya sahip.

Çünkü yayla çocukları bu ülkeyi her şeyden fazla seviyor.

Çünkü yayla çocukları için ‘vatan’ önce geliyor.

Ve yayla çocukları, artık gönüllerin şampiyonu olmak istemiyor.

O nedenledir ki; Anadolu’nun her tarafında gördüğümüz gibi üç günlük Gaziantep seyahatinde de bir kez daha şahit olduk ki yayla çocuklarının şampiyon olması Türkiye’nin rahatlamasıdır, can alması ve nefesidir…

Ve bu şampiyonluğa herkesin ihtiyacı vardır…

Dip not: Hiçbir şampiyonluk insan canından daha değerli değildir.
#Trabzonspor
#Özkan Sümer
#Abdullah Avcı