Çanakkale’den ‘ders çıkaramama’nın bedeli…

04:0028/03/2026, Cumartesi
G: 28/03/2026, Cumartesi
Ali Saydam

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin dörtte birinin, küresel LNG akışının ise yüzde 20’sinin can damarı. Günlük 20 milyon varili aşan trafiğin yüzde 97’si bugün durmuş vaziyette. Enerji piyasaları alev alev, dünya ekonomisi nefesini tutmuş bekliyor. Kısa fasılalarla, kâh anlaşmanın sağlandığını, kâh da dünyanın en ağır saldırısını devreye sokacağını ilan eden Trump cephesinde ise tanıdık bir güç retoriği sürüyor: “Askerî olarak büyük zarar verdik, istediğimiz her şeyi biz kontrol edeceğiz!” Noema

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin dörtte birinin, küresel LNG akışının ise yüzde 20’sinin can damarı. Günlük 20 milyon varili aşan trafiğin yüzde 97’si bugün durmuş vaziyette. Enerji piyasaları alev alev, dünya ekonomisi nefesini tutmuş bekliyor.

Kısa fasılalarla, kâh anlaşmanın sağlandığını, kâh da dünyanın en ağır saldırısını devreye sokacağını ilan eden Trump cephesinde ise tanıdık bir güç retoriği sürüyor: “Askerî olarak büyük zarar verdik, istediğimiz her şeyi biz kontrol edeceğiz!”

 Noema dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Berggruen Enstitüsü kurucu ortağı, yıllar ötesinden meslektaşımız Nathan Gardels son makalesinde, muhafazakâr tarihçi Niall Ferguson’un “İran savaşı nasıl küresel bir hâl alır?” başlıklı makalesinden alıntılar yaparak savaşı tarihsel açıdan değerlendirmiş...

Gardels’i uzun yıllar öncesinden tanırım… Carlos Fuentes’in “Dünyadaki bütün entelektüellerin buluşup tartıştığı tek merkezdir” dediği NPQ dergisinin, içinde Türk düşünür ve fikir adamlarının da yer aldığı Türkiye baskısını 28 yıl önce birlikte yayınlamaya başlamıştık. Dergi için hayli iddialı sözlerden birini de Ivan Illich söylemişti: “Eğer tartışma ve sağduyuya büyük hizmette bulunan tek bir kurumu önermem gerekseydi, bu NPQ olurdu”…

Böyle bir derginin yaratıcısı olan Gardels, benzer bir yaklaşımla yayınladığı Noema’daki son yazısında “I. Dünya Savaşı’ndan Vietnam, Afganistan ve Irak’tan günümüz İran’ına kadar tarihçiler, silahlı çatışmaların yaratacağı karmaşıklıkları ve beklenmedik sonuçları, savaşları yürüten aşırı özgüvenli liderlerden her zaman daha iyi kavramışlardır” diyerek önemli bir noktaya değinmiş.

Tarihçi Niall Ferguson da savaşa balıklama dalan Washington’daki karar vericilere, uygulamalı tarih derslerini yeniden hatırlatmış. Ferguson bu yaşanan ‘Hürmüz çıkmazı’nı Çanakkale Savaşı’na benzetmiş.

Analizde, Winston Churchill’in emriyle başlayan harekâtın, sadece Osmanlı ile bir savaş olmadığının altı çiziliyor. Çanakkale Boğazı’nın kapatılması; buğdayının yüzde 80’ini, etinin yüzde 40’ını ve şekerinin tamamını ithal eden İngiltere’de gıda kıtlığına ve fahiş fiyatlara yol açmış. Dış kazancının yüzde 85’ini Karadeniz üzerinden yapılan ihracattan sağlayan Rusya da finansal olarak büyük bir darboğaza girmiş.

Yazara göre, Churchill’in Çanakkale Boğazı’nı zorla geçme girişimi ‘İngilizlerin en aşağılayıcı yenilgilerinden biri’ olarak tarihe geçmiş.

“Beklenmedik sonuçlar yasası, hiçbir yerde, kritik ticari dar boğazların savaş zayiatı hâline geldiği anlardaki kadar bağlayıcı değildir” diyen yazar, Gelibolu’dan Hürmüz sorununa ışık tutan altı temel ders çıkarmış:

1. Öngörü Güçlüğü:
Karar vericiler, kararlarının ikinci ve üçüncü derece sonuçlarını görmekte zorlanırlar. Küresel ekonomik sistemin karmaşıklığı, en ufak bir sapmanın doğrusal olmayan kelebek etkileri yaratması demektir.
2. Yapısal Sürtünme:
Stratejik düzeydeki karar alma mekanizması, kurumların öncelikleri ve kişisel hırslar nedeniyle çatışan argümanlar üretir.
3. Siyasi Baskı:
Temsili hükûmetlerde askerî uzmanlık, genellikle iç siyasi hesaplamaların gölgesinde kalır.
4. Müttefikler ve Tarafsızlar:
Karar vericiler, müttefiklerin veya tarafsız hükûmetlerin farklı önceliklerini görmezden gelemezler; aksi hâlde onları hasma dönüştürebilirler.
5. Piyasa Müdahalesi Yanılgısı:
Ekonomik kriz anlarında hükûmetler piyasalara müdahale etmeye yeltenir. Ancak bürokratlar sigorta ve vadeli işlem piyasalarının mekanizmalarını tam anlamadıkları için bu müdahaleler ters teper.
6. Belirsizlik Altında Hız:
Kriz anlarında karar alma temposu yükselir, bu da belirsizlik altında hareket etmenin doğal zorluğunu daha da şiddetlendirir.

Diğer bir yorum da finans dünyasının etkili isimlerinden Ray Dalio’ya ait. Dalio’ya göre İran, Hürmüz’ü bir baskı aracı olarak kullanmaya devam ederse, ABD sadece enerji kriziyle değil, müttefikleri nezdinde muazzam bir güven kaybıyla da yüzleşecek.

Bu durumu 1956 Süveyş Krizi’ne benzeten Dalio, “Britanya Süveyş’te kontrolü kaybettiğinde sadece bir kanalı yitirmemişti. Küresel süper güç olma unvanını ve imparatorluk itibarını da oraya gömmüştü” diyerek uyarıyor…

Bugün Washington’dan yükselen sesler, tarihin tekerrür eden o tanıdık kibrini yansıtıyor gibi. Hürmüz Boğazı sadece petrolün değil; küresel liderlik iddiasının, müttefiklik hukukunun ve büyük devlet olma itibarının test edildiği bir sırat köprüsüne dönüşmüş durumda.

İlişki ve iletişim yönetiminin ilk adımı

Birden İstanbul Erkek Lisesi’ndeki yıllarım gözümün önünde canlanıverdi. Basketbol, voleybol ve futbol takımlarında aldığım hazzın çok daha fazlasını yaşadığım münazara takımımız, en heyecan duyduğumuz rakibimiz İstanbul Kız Lisesi ekipleriyle yaptığımız müsabakalar bir bir geçti gözlerimin önünden…

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı’nın temel misyonlarından biriymiş. Vakıf, “Eğitimde Bir Adım Ötesi” başlığı altında çeşitli faaliyetler düzenliyor. Bunlardan biri de “Türkiye Entelektüel Oyunları”…

Bu kapsamda özellikle lise öğrencilerinin entelektüel donanımlarını artırmayı; analitik düşünme, eleştirel okuma, estetik duyarlılık, kültürel farkındalık ve anlam kurma becerileri gibi alanlarda gelişimlerini desteklemek amacıyla “Türkiye Liseler Arası Müzakere Yarışması” düzenlemişler. Son başvuru tarihi 1 Nisan 2026 imiş. Ayrıntılı bilgi için: www.turkiyeentelektueloyunlari.com

Dale Carnegie’nin ünlü kitabında sözünü ettiği “Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı”na vâkıf olmak için lise düzeyinde yapılacak en hayırlı işlerden biri, hiç şüphesiz münazara teknikleri konusunda gelişmektir.

#Hürmüz
#Politika
#Tarih
#Ali Saydam